20 ŞUBAT 2017 PAZARTESİ

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net



Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Kızıl Elma Koalisyonu'nu desteklemeliyiz
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 3 Eylül 2003 Çarşamba 

SAĞCI-SOLCU İTTİFAKI ÜLKEMİZİN KAZANIMIDIR... KORUYALIM VE SAHİP ÇIKALIM...

Türkiye’de güzel şeyler de oluyor. Yıllarca birbiri ile ülkenin her noktasında kıyasıya savaş veren iki grup bugün ortak hedefte bir araya gelebiliyor. Birbirlerine karşı acımasızca saldıran zıt fikirler bugün ortak hedeflerin elde edilmesinde ülke menfaatleri için bir noktada odaklanabiliyor.

Ben basınımızın KIZIL ELMA adını verdiği SAĞCI-SOLCU birlikteliğini çok gecikmiş fakat çok yararlı bir hareket olarak değerlendiriyorum.

Yıllarca bu ülkenin insanlarını kutuplara ayırarak birbirine kırdıran dış mihraklı zihniyetin köşe başlarını tutmuş kalemşörleri bu yakınlaşmadan hiç de memnun olmadılar. Çünkü kavganın taraftarı olmanın verdiği rant ellerinden alınıyordu. Ve onlar daha önce bu kavganın bir tarafında saf tutarak ülkenin bölünüp parçalanmasını hedefleyen hareketleri alkışlamışlardı. Bunlar Kızıl Elmayı anlayamadılar. Veya anlamak istemediler. Doğal olarak yadırgadılar. Ve bu birlikteliğin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını büyük bir ileri görüşlülükle köşelerinden halkımıza duyurdular.

Her ne olursa olsun karşıt fikirleri bir araya getiren ve onları ayni alanda ortak eylem yapmaya zorlayan sebep neydi. Nasıl oldu da ayrı fikirlerin ve kültürlerin sahipleri ayni çatı altında bir ortak hedefin elde edilmesi için güçlerini birleştirdiler?

İşte bu işin en can alıcı noktası burası... Ülkenin bugün bulunduğu ortamın olumsuzluğu ve çözümsüzlüğü bu iki uç grubu bir araya getirdi. Bu hareket, ülkeyi sömürgeleştirmenin eşiğine getiren bir iktidara karşı bir baş kaldırışın sonucudur. Bin yıllık komşumuz Irak’ta işgal kuvveti olarak zor günler geçiren ve köşeye sıkışan Amerikan Conileri’ nin yerine Irak’a Türk Askeri göndermeye çalışan iktidara karşı bir çıkış, bir ortak tavırdır.

Biraz detaya inelim. Tepebaşı’nda eski TÜYAP binası önünde toplanan gruplar, "Ya İstiklal Ya Ölüm" ve "Türk Askeri Coni'ye Kalkan Olamaz" sloganları attılar. İP Öncü Gençlik İstanbul Şube Başkanı Mehmet Perinçek, "ABD'nin Irak'ı işgal edip Ortadoğu'ya abandığını, esas hedefinin ise Türkiye olduğunu” savundu ve “Hükümet 'in ABD'nin çıkarlarıyla ortak hareket ettiğini” ileri sürerek, “yaptıkları bu etkinliğin ise bazı kesimler tarafından provokasyon olarak nitelendirildiğini” söyledi. Perinçek, “Türk Bayrağı altında birleşerek provokasyon olur mu? Türk Bayrağı altında birlik, milli uyanış olur” şeklinde konuştu.

Toplanan Grupların diğer uçtaki bölümümün temsilcisi Ülkü Ocakları Genel Başkanı Atilla Kaya da “Bu etkinliğin tarihi bir olay olduğunu” anlattı. Kaya, etkinliği, “Cumhuriyeti sömürgeleştirmek isteyenlere”, “Sevr'i dayatmak isteyenlere” ve nihayet “Kuzey Irak'ta Türkmenlere karşı girişilen katliama sessiz kalanlara karşı meydanların boş olmadığını göstermek için gerçekleştirdiklerini” söyledi. Hareketteki ortak paydalarının, “Bağımsızlık karakterimdir” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün zihniyeti olduğunu ifade eden Kaya, “bundan sonra da geniş katılımlarla beraber olacaklarını” anlattı.

Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanı Levent Temiz’ de, Atatürk'ün Gençliğe Hitabesini okudu. Temiz, konuşmaların ardından Mehmet Perinçek'in elini tutarak, “Bundan sonra da, sağ-sol demeden Türk Gençliğinin vatanın bağımsızlığı için bir araya geleceğini” söyledi. Levent Temiz, etkinliğin sonunda katılımcılara “ Bağımsız Türkiye mücadelesini sonuna kadar sürdüreceklerine” dair yemin ettirdi.

Dün birbirine silah sıkan ellerin birbirlerine kenetlenmeleri bu ülke insanının ulaştığı fikri gelişmişlik seviyesini göstermektedir. Ülkemiz için önemli bir kazanımdır.

Bu birlikteliğin birilerini rahatsız etmesi doğaldı. Nitekim Aydın Doğan Grubu gazetelerde “Taksim' de yapılması planlanan miting” hakkında bir seri yazılar yazıldı. Bu yazılarda özetle ; polis uyarıldı ve bu mitingin mutlaka önüne geçilmesi çağrıları yer aldı.

“Fethullah Grubunun Zaman Gazetesi, miting ile ilgili kendi yorumunu bir üst düzey emniyet yetkilisinin ağzından dile getirdi. “Bugüne kadar yan yana gelmemiş bu grupların bir eylemde birleşmesi oldukça dikkat çekici. Farklı zamanlarda aynı konular üzerinde eylem yapan bu grupların nasıl bir araya geldikleri kaygı verici bir gelişme olarak görülüyor. İzin verilmediği halde gösteri yapılmaya kalkışılırsa yasalar çerçevesinde, polis zor kullanma yetkisi kullanılacak.”

‘Ya İstiklal, Ya Ölüm’ sloganıyla yapılacak eyleme gençlik örgütlerinin yanı sıra İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu, İstanbul Barosu, Atatürkçü Düşünce Dernekleri, 68’liler Vakfı, çeşitli üniversitelerin öğrenci dernekleri, KKTC ve Rauf Denktaş’ı Destekleme Girişimi, Sivil Toplum Kuruluşları Birliği, Cumhuriyet Kadınları Derneği, Ulusal Sanayici ve İşadamları Derneği ve Cumhuriyet Kadınları Derneği gibi değişik kesimlerin katılacağı da bildirilmiştir.

Türkiye’de güzel şeylerde oluyor derken kastettiğim husus; Türk insanının farklı görüşlerde de olsa bir araya gelebilecek olgunlukta olduğunun ispat edilmiş olmasıdır. Bu milletimizin gücüdür. Bu girişim engellenmemelidir. Bilakis desteklenmelidir. Bu gruplar bir birleriyle çatışmaya değil, birlikte ülke çıkarları doğrultusunda güçlerini birleştirmeye zorlanmalıdır. Bazı densiz ve dengesiz kişilerin yaptığı gibi, bu birliktelik kınanmamalı ve hor görülmemelidir. “Bunlar hiç bir araya gelmedi ki, bunlar hep birbirleri ile kavga etti. Göreceksiniz yine kavga edecekler” ön yaklaşımı ile işin baştan baltalanmasına imkân verilmemelidir. Aksine, bu insanların bir araya gelerek ortak tavır sergilemelerini engelleyen kişi ve kuruluşlar engellenmelidir. Gruplar arasında başlayan diyalog ortamı teşvik edilmelidir.

Sonuç olarak; Kızıl Elma olarak nitelendirilen SAĞCI-SOLCU grupların ittifakı, yani ortak bir fikir etrafında tek bir yumruk olabilmeleri ülkemiz için önemli bir gelişmedir. Devamı mutlaka getirilmeli ve varsa bu birlikteliğin önündeki engeller devletin bütün imkanları kullanılarak kaldırılmalıdır.

Sözün kısası. Bu yeni sese kulak verilmeli ve söylediklerine saygı duyulmalıdır.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
3 Eylül 2003 Çarşamba

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale