20 AĞUSTOS 2017 PAZAR

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR... SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Taksim'de spor faciası ve holigan dehşeti
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 7 Nisan 2000 Cuma 

"RÜZGARIN YÖNÜNÜ TAYİN EDEMEYİZ... FAKAT GEMİLERİN SEYRİNİ AYARLAYABİLİRİZ."

Spor gençliktir, güzelliktir. İnsan bedeninin ve ruhunun geliştirilmesidir. Daha sağlıklı düşünebilmek ve hayatı bütün güzellikleri ile yaşayabilmek için insanlar için spor çok önemlidir. Tarihin ilk çağlarından itibaren insanların sporla ilgilenildiği bilinmektedir. Zaman içinde spor kurumsallaşmış, sistemleşmiş, ekonomik ve uluslararası boyutlar kazanmıştır.

Ülkeler arası spor müsabakaları giderek centilmenlik ve spor karşılaşması olmaktan çıkmıştır. Spor karşılaşmaları adeta ülkelerin kıyasıya mücadele ettiği ortamlara dönüşmüştür.

Bugün bütün dünyada kitleleri peşinden sürükleyen en yaygın spor dalı FUTBOL'dur. 1820'de İngiltere'de doğan bu oyun, 1863 te kuralları konularak günümüze kadar geldi. İngiltere Futbol'un beşiği olarak bilinirken, HOLİGAN ismi verilen azgın taraftarları ile bu spora şiddet, saldırı , kan ve vahşeti getiren ülke olarak ta tarihteki yerini aldı.

1970 lerde önce İngiltere içindeki lig maçlarında başlayan HOLİGAN dehşeti giderek İngiliz takımlarının oynadığı dış sahalara taşındı. Geçen 30 yılda yabancı ülkelere maç yapmaya giden İngiliz takımlarının taraftarlarının ; hemen hemen her ülkede müsabaka öncesi ve sonrasında olay çıkartarak ortalığı savaş alanına çevirmesi adeta olağan hale geldi. Uluslararası Futbol yöneticileri tarafından defalarca İngiltereye dış sahalarda maç yapma yasağı getirilirken, pek çok maçta da hükmen yenik olarak ilan edildiler. Medeniyetin ve üzerinde güneş batmayan dev İngiliz Milletler Topluluğunun lideri bir ülkenin temsilcilerine yakışmayan olaylar verilen bütün cezalara rağmen maalesef önlenemedi.

Bu defa da İstanbul Taksim Meydanı kana bulandı. Dün gece LEEDS takımı ile İstanbula gelen Holigan Grubundan iki kişi malesef çıkan kargaşa ortamı sonucunda hayatlarını kaybetmişlerdir. Ayrıca 5 kişide yaralanmıştır.

Gün boyu basın organları olayı enine boyuna dünyaya taşıdı. Olayın ,içeri ve dışarıdaki yansımaları bütün yönleri ile anlatıldı. Sebep ne olursa olsun spora ölüm karıştırmanın affedilir ve bağışlanabilir bir yönü olamaz. Olayın failleri derhal bulunup yargı önüne çıkartılmalı ve en ağır şekilde cezalandırılmalı ve dünya kamuoyu bilgilendirilmelidir...Bu gibi olayların iki ülke arasında misilleme yapılmasına yol açmayacak şekilde tedbirler gecikmeksizin alınmalıdır.

"GALATASARAY'LI HİÇ BİR TARAFTAR LEEDS ŞEHRİNE VE MAÇA GELMESİN" şeklindeki resmi ağızlardan yapılan beyanatlar ise; spor ve spor ahlakı açısından son derece yanlış,sakıncalı ve de tehlikelidir. Bilakis önümüzdeki hafta stadın yarısı Galatasaray seyircilerine tahsis edilerek birkaç kendini bilmezin yarattığı kaos ortamının spor camiasının kurallarını bozamayacağı hususu dünya spor kamuoyuna gösterilmelidir.
 
EĞER BİR ÜLKENİN TARAFTARI BİR DİĞER ÜLKEDE MAÇ İZLEYEMEYECEKSE BU GİBİ DEV ORGANİZASYONLARIN YAPILMASINA LÜZUM YOKTUR. Bu durumda her ülke kendi içinde kalır ki, bu da ekonomik bir devin kendi kendini katletmesi olur.

Burada varsa suçlu; yeterli tedbir alamayan her iki tarafın güvenlik kuvvetleridir. Holigan vahşeti yeni değildir. Bütün dünya bilmektedir. Ayrıca bu gibi olayları yaratanların kimlikleri de İngiliz polisince bilinmektedir. Nitekim bu isimler sonradan bildirilerek sahaya sokulmamaları için İstanbul polisine bildirilmiş ve şahışlar sahaya alınmamıştır. Olayların olabileceği gözönüne alınarak ,maç için gelen bütün İngilizler kontrol ve denetim altında bulundurulur ve bu müessif hadiselerin olması önlenebilirdi. İnşallah bundan sonrası için ders olmuştur.

Vahşeti şiddetle kınıyorum. Hele spora vahşet karıştırmayı kesinlikle affetmiyorum. Fakat milyonlarca insan içinden çıkan birkaç kendini bilmezin sebep olduğu polisiye bir olayın iki ülke ilişkilerini etkileyecek tarzda İngiliz yetkililerince yorumlanmasına da anlam veremiyorum.

Spor bir centilmenlik oyunudur. Nitekim dün gece bu centilmence mücadeleye Ali Sami Yen Stadında birlikte şahit olduk. Yenmek ve yenilmek önemli değildir. Önemli olan centilmence mücadele ederek bu işten haz almak ve neşelenmektir. Spor savaş değildir. Sahalarda savaş alanı değildir. Bugün sen yenersin. Yarın da ben seni yenerim. Yenmek kadar yenilmeninde faydalı tarafları vardır. Yenilgi insanları kamçılar,onları geliştirir. Daha iyiye ve daha güzele gitme arzularını güçlendirir. "Her çıkışın bir inişi vardır" sözü unutulmamalıdır.

Sonuç olarak ;spor adına yapılan vahşeti bir kere daha şiddetle kınıyorum. Bunun sonuncu ve ders alınacak örnek olmasını diliyorum. İngiliz Hükümetine ve kamuoyuna da buradan çağrıda bulummak istiyorum.
 - Lütfen sağduyulu olunuz.
 - Birkaç kendini bilmez insanın yarattığı hadiseleri büyüterek spora leke sürmeyiniz.
 - Ülkenizin kapılarını sonuna kadar Galatasaray taraftarlarına açarak üzerinizdeki HOLİGAN lekesini siliniz.
 - Futbolu siz dünyaya getirdiniz, mezara siz koymayınız.
 - Kazananın Leeds veya Galatasaray değil futbol olmasına katkıda bulununuz. Biz
 Türklerin bu konuda size her türlü desteği vereceğini de unutmayınız.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
7 Nisan 2000 Cuma

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale