29 Nisan 2017 Cumartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Besmele'nin bereketi
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 8 Haziran 2003 Pazar 

İslam’ın temeli Kur’anı Kerim insan yaşamının bütün safhalarında yol gösterici öğütler vermiştir.

Yapılacak ve yapılmayacak hususları mantıki bir sıra içinde açıklamıştır. 1400 yıldır tek bir noktasının yeri değiştirilmeden günümüze kadar gelen bu kutsal kitapta yazılanlar bugünün bilim adamlarını şaşırtmaktadır.

Teknoloji ve bilimdeki başdöndürücü gelişmelerle gerçekleşen çalışmalarla Kur’anda yazılı hususlar bugün teker teker ispatlanmaktadır.

Bunlardan güncel olanlarından biri de; temel besin maddemiz olan ET ile ilgili Kur’an emirlerinin ne kadar doğru olduğu ancak bugünün teknolojisi ile açıklanabilmiş olmasıdır.

Kur’anı Kerim’in Maîde Suresi’nin 3 nü Ayeti Meâlen şöyle demektedir; “Leş, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilenler,--canları çıkmadan önce kesmemişseniz, boğulmuş , bir yerine vurularak öldürülmüş, düşüp yuvarlanmış, başka bir hayvan tarafından süsülmüş, yırtıcı hayvan tarafından yenmiş olanları-- ikili taşlar üzerinde boğazlananlar ile fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı;”

Bakara Suresi’nin 173’ncü Ayeti’de bu konuya açıklık kazandırmıştır. “O, size yalnız leşi, kanı, domuz etini ve üzerinde Allah’ın adından başka bir adın anıldığı şeyi yasakladı. Ama kim onlara mecbur kalırsa –bir arzu ve iştah duymamak ve zaruri ihtiyacının üstüne çıkmamak şartıyla-- günaha girmiş olmaz; çünkü, unutmayın, Allah çok bağışlayıcıdır ,rahmet kaynağıdır.”

Kuran’daki bu kesin ve temel kuralların ışığında iyi bir müslümanın sağlıklı beslenmesinin nasıl olacağı hususunda İLMİHAL kitaplarında çok geniş bilgiler yer almaktadır.

Şimdi İslâmın beslenmeye verdiği önemi bilimsel araştırmalar ile yeni keşfeden bilim adamlarının basında yer alan güncel haberini tekrarlayarak konuyu noktalıyalım. “Besmele ile kesilen hayvan etleri ile besmelesiz kesilen hayvan etleri arasında birçok fark tespit edildi…

Suriye’nin muhtelif üniversitelerinde tıbbın farklı alanlarında uzman 30 profesörden oluşan bir araştırma grubu, Şam’da üç sene süreyle Besmele ile kesilen, hayvan etleriyle Besmelesiz kesilen hayvan etleri arasındaki farkı ortaya koymak üzere laboratuvar ortamında deneysel incelemeler de bulundular. Bilim adamları, hayvan ve kuş kesimi esnasında dinen yerine getirilmesi zaruri olan ‘Bismillâhi Allahü Ekber’ sözünün kesilen etler üzerindeki etkisi, tam mânâsıyla mucize denilebilecek sonuçlarla karşılaştılar.

Grup adına bir açıklama yapan Prof. Dr. Halid Halave, incelemeler esnasında laboratuvar ortamında yapılan deneylerde, besmelesiz kesilen sığır, küçük baş ve kuşların et dokularında pıhtılaşmış kan, çoğalmaya müsait bakteri ve mikroplar tesbit edilirken, Besmele ile kesilen hayvan et dokularında ise kan, mikrop ve bakterilere rastlanmadığını ifade ederek, araştırmanın bu sürpriz sonucu insan sağlığı açısında tıpta bilimsel bir devrim olduğunu belirtti.

Besmeleyle kesilenlerin farkı... Diğer bir araştırmacı Dr. Abdulkadir Dirani, araştırma sonuçlarını şöyle açıkladı; “Kur’ân’da Allah adı zikir edilmeden kesilen hayvan etini yemeyin’ şeklindeki İlâhî emre rağmen ve hayvan kesiminde çekilen Besmele’nin ardındaki hikmeti bilmeyen insanların, hayvan kesiminde besmeleyi ihmal etmeleri, beni bu konuyu bilimsel olarak araştırmaya sevk etti. Besmele ve tekbir ile hayvan kesimi konusunu araştırmaya başlarken ekipteki bir kısım arkadaşlar konuya ilk önceleri soğuk baktılar. Ancak araştırmalar esnasında her safhada çarpıcı sonuçlar ortaya çıkınca ekibin konuya olan merak ve ilgisi arttı. Besmele ve tekbirle kesilen hayvan etlerinde, Besmelesiz kesilen hayvan etlerinin aksine, et dokularında kan ve mikropların bulunmaması Besmelenin bir büyük mucizesi olarak karşımıza çıktı.”

Besmeleli etlerde mikrop yok... Araştırma Grubunun başka bir üyesi, Şam Üni. Eczacılık Fak. Prof Dr. Nebil Şerif de şu açıklamada bulundu; “Besmele ile kesilen kuş, sığır ve küçük baş hayvanların etlerinden ve besmelesiz kesilen aynı hayvanların etlerinden numuneler alarak özel laburatuvarlarda mikroskopik incelemelerini yapmaya koyulduk. Bazı icraatlarla her iki numune etleri kuru bir ortamda 48 saat beklettik, 48 saatlık zamanın sonunda Besmele ile kesilen hayvan etleri numuneleri açık kırmızı gül rengi alırken, besmelesiz kesilen et numuneleri ise, siyaha yakın koyu kırmızı bir renk aldı. Buna ilaveten Besmeleli etlerde her hangi bir mikroba da rastlanmadı. Besmelesiz etlerin teşhisinde ise, sürekli çoğalan büyük ölçüde zararlı mikrop ve bakteriler tesbit edildi. Ayrıca ikincisinin dokularındaki kanlarda iltihaplı akyuvarlar ve alyuvarlar tesbit edilirken birinci grup et dokularında ise, buna benzer herhangi bir tesbit yapılmadı.”

Uyuşturulan hayvanların eti... Araştırmada İslâmî usule göre kesilen hayvanların daha az eziyet çektiği ve etlerinin de daha sağlıklı olduğu belirtilirken, Batıda uyuşturularak öldürülen hayvanların kanı vücutta kaldığı için, bu tür etlerin daha çabuk bozulduğu, bu nedenle etler hemen donduruculara konularak muhafaza edildiği, İslâmî usûle göre kesilen hayvan etlerinin ise hemen kasaba gönderilip akşama kadar bozulmadan durabildiği ifade edildi.”

Günümüz Bilim adamlarını şaşırtan bu araştırma sonuçları aslında Müslümanların 1400 yıldır uyguladıkları temel kurallardır. Şurası muhakkkak ki, 1400 yıl öncesinin bu muhteşem kurallarına şaşıran bilim adamları bundan sonraki bin yıl içinde yeni diye buldukları hususların Kur’anda bütün açıklığı ile yer aldığını görerek yeniden şaşıracaklardır.

İnanarak vecd ile okunan Kur’anı Kerim, her defasında okuyana yeni bir görüş ve bakış açısı vermektedir. Her okunuşta insan beyninde yeni ufuk pencereleri açılmaktadır.

İşte İslam’ın büyük mucizesi de budur.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
8 Haziran 2003 Pazar

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale