27 HAZİRAN 2017 Salı

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanların Ramazan Bayramını kutluyorum.

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Devlet hastanelerinin yüz akı İstinye Devlet Hastanesi
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 6 Mayıs 2003 Salı 

"HALK İÇİNDE MUTEBER BİR NESNE YOK DEVLET GİBİ, OLMAYA DEVLET CİHANDA BİR NEFES SIHHAT GİBİ."

Kanuni Sultan Süleyman’a ait olduğu bilinen bu sözler Allah’ın yarattığı en güzel varlık olan insan için sağlığın önemini çok güzel izah ediyor. Dünyada elde edilen bütün nimetler ve güzellikler sağlığın insana verdiklerinden daha değerli değildir.

İnsanoğlunun bu dünyada elde edebileceği en büyük zenginlik; köşkler, yalılar , özel şoförlü arabalar ve bankadaki paralarla değil ancak, sağlıklı ve sıhhatli sürdürülen bir yaşam ile mukayese edilebilir. Yani bir insanın ulaşabileceği en yüksek mevkii, sağlıklı bir beyne ve bu beyinin komuta edebileceği sağlıklı bir vücuda sahip olmaktır.

İnsan elindeki bu en kıymetli hazinenin değerini maalesef yeteri kadar bilmiyor. Ve eşsiz serveti hovardaca harcamaktan geri kalmıyor. Oysa bitmeyecek gibi görünen bu hazine çok çabuk tükeniyor ve hiç beklemediğimiz bir anda ve yerde bizi ortada bırakabiliyor.

Sağlıklı bir beyin sağlıklı vücutlarda hayat bulur ve yeşerir. Sağlıklı beyinlerin sayıca fazla olduğu toplumlar diğer toplumlara hükmederler. Onları yönetir ve yönlendiridirler. Bunun bilincinde olan devletler, halkının sağlığını ve sıhhatini her şeyin üzerinde tutar ve bunun için her türlü tedbiri alırlar. Kendisinin ve yakın aile fertlerinin sağlığının güvencede olduğunu bilen insanlar daha mutlu olurlar . Mutlu insanlar daha başarılı olurlar ve daha çok üreterek toplumlarını çağın ötesine taşırlar.

Bütün bunlar sağlığın; vatandaşlarının mutlu ve refah içinde yaşaması için devletin temel ve öncelikli görevleri arasında olmasını zorunlu kılmaktadır.

Sağlık sistemi bir bütündür. Hastalığı önleyici tedbirlerin yaygınlaştırılması, yuttaşların tamamının bir sağlık kuruluşu çatısı altında güvenceye kavuşturulması, periyodik sağlık kontrollarının yapılması, hastaların en kısa zamanda ve en yakın sağlık kuruluşlarına sevk edilmesi, Acil İlk Yardım ünitelerinde 24 saat sürekli ve yeterli sağlık hizmeti verilmesi, hashaneye yatırma- teşhis- tedavi- rehabilitasyon- hastalık sonrası sürekli bakım ve kontrol sağlanması, ilaç temini, eczane ve hastanelerin koordine içinde çalışması, milli ilaç sanayiinin kurulması ve ihtiyaca cevap verecek şekilde üretimin sağlanması, doktorlar başta olmak üzere her türlü sağlık personelinin yetiştirilmesi için okul ve eğitim merkezlerinin açılması, bunların modern çağın gereklerine uygun olarak donatılması, yeteri kadar ve bütün ülkeyi kapsayacak şekilde ihtisas hastanelerinin açılması, herkese bir aile doktoru temin ederek bütün vatandaşların yaşamları boyunca sağlıklı olmalarının takip ve kontrolu gibi ilk anda akla gelen hususlar sağlık hizmetlerinin bir elden ve ancak devletin kontrol ve denetimi altında yürütülmesi ile başarılı olabilir.

İnsanoğlu rütbe ve makamı ile maddi durumu ne olursa olsun sağlık sorunları açısından eşittir. Yara herkesde yaradır. Acı herkeste eşittir. Bu bakımdan acı ve ıstırap çeken insanlar bu en zayıf ve kendilerini güçsüz hissettlikleri esnada sağlık personelinden güleryüz, ihtimam, hoşgörü ve yeterli ilgi beklerler. Bu insan olmanın verdiği en doğal hakkımızdır.

İşte bunu sağlamak, ve vatandaşlarını fakir- zengin- SSK’lı- Bağkur’lu veya yeşil kartlı diyerek ayırım yapmadan eşit sağlık hizmeti vermek devletin temel işlevi olmuştur. Binlerce yıllık devlet kurma geleneğine sahip olan milletimiz Cumhuriyet yönetiminde sağlık hizmetleri açısından ne yazık ki başarısız olmuştur. Vatandaşlarımız hastane kapılarında sürünmektense paralarına kıyıp her mahallede market gibi açılan Özel Sağlık kuruluşlarından yardım umar hale gelmiştir.

Bu devletin ayıbıdır. Kanaatimce her şey özelleştirilebilir. Ama sağlık hizmetleri özelleştirilmemelidir. Sağlık Hizmeti her zaman devletin temel işlevi olmaya devam etmelidir. Aslında ülkemizde sağlık hizmetlilerini en iyi şekilde yetiştirecek eğitimve öğretim kurumlarımız, yeterli sayıda doktorlarımız ve yetişmiş sağlık personelimiz vardır. Ayrıca yeteri kadar ve hatta yeterinden de fazla sayıda hastanemiz vardır. Fakat ayrı kurumların elinde dağınık çalışılmaktadır. İşte misali;İzmir Göztepe’de iki adet 600 Yataklı Askeri Hastane ile bir Devlet hastanesi bir kilometrekarelik saha içinde hizmet vermektedir. Her üçünde de kapasitelerinin çok altında hizmet üretilmektedir. Oysa güçleri bir hastane çatısı altında birleştirilse şimdikinin bir kaç katı daha iyi ve rantabl hizmet verilebilecektir.

AKP’nin Sağlık Bakanı Sayın Recep Akdağ göreve geldiğinden itibaren sağlık sistemimizde reform yapacağını ve iyileştirme çalışmalarının hızla devam ettiğini söylüyor. İnşallah dediği gibi olur ve milletin yüzü güler.

Gelelim başlıktaki “İstinye Devlet Hastanesi” konusuna; Sistem ne kadar bozuk olursa olsun hastanelerdeki yöneticilerin ehil olmaları halinde sistem daima ayakta tutulabiliyor. Bütün imkansızlıklara rağmen iyi yöneticiler müesseselerini örnek bir hale getirebiliyorlar. İşte İstinye Devlet Hastanesi’de bu örnek kuruluşlardan biri.

29 Nisan sabahı erken saatlerde eşim birdenbire midesinden gelen acı ile kıvranmaya başlayınca kendisini en yakınımızda bulunan İstinye Devlet Hastanesi Acil Servisine zor yetiştirdim. Bu dışarıdan ilk bakışta küçük ve gösterişsiz görülen hastanede; Acil Servis’teki ilk müdahaleden itibaren, uzman doktorun muayenesi, hastaneye yatış ve hastanedeki bakım ve kontrol safhasındaki hizmetlerin, beş yıldızlı özel hastanelerden eksiğinin olmadığını ve hatta fazlasının olduğunu gördüm. Hastanın sağlık personelinden ilk anda beklediği şey; yakın ilgi, güleryüz ve sunulan sağlık hizmetinin hastaya vereceği güven duygusudur. İşte bu hastanede bunların hepsi vardı. Ve biz bunları yaşayarak gördük.

Bir devlet hastanesinde böyle bir manzara ile karşılaşacağımı söyleselerdi, buna inanmazdım. Ama gerçek böyle. İstenirse oluyormuş demek ki. Bu gelişmişlik düzeyinde Hastane Baştabibi başta olmak üzere bütün hastane çalışanlarının birlikte ve takım ruhu ile çalışmasının etkisi olduğu muhakkak. Onun için isim vererek teşekkür etmek istemiyorum. Fakat böyle örnek bir hastane yaratan bütün görevlileri teker teker ve tebrik etmek istiyorum. Reform çalışmalarını başlattığını bildiren Sağlık Bakanı Sayın Prof.Dr Recep Akdağ’a eğer fırsat bulursa bu küçük hastaneye uğramasını, reformlarına başlamadan önce yapılmasını istediği hususlarda pek çok güzel örneği burada göreceğini bilmesini istiyorum.

Allah Hastane kapılarına hiç kimseyi muhtaç etmesin. Eğer edecekse de İstinye Devlet Hastanesi gibi bir devlet kuruluşuna muhtaç etsin. Bu hastane çalışanlarını tekrar kutluyorum, teşekkür ediyorum ve örnek çalışmalarının devamını diliyorum.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
6 Mayıs 2003 Salı

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale