20 AĞUSTOS 2017 PAZAR

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR... SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Lojmanları hemen satalım mı?
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 25 Kasım 2002 Pazartesi 

19 Kasım sabahı Başbakanlık ve bakanlıklarda yapılan mutat devir teslim törenleri ile 58 inci Cumhuriyet Hükümeti fiilen göreve başladı. Bakanlarımızın Ak Parti Acil Eylem Planı’na göre yapıp yapamadıklarını millet adına takip ve kontrol etmek ve uyarı vazifemizi yerine getirmek gibi önemli bir işlevimiz var.

Yapılan her iyi hareketi alkışlayacağız. Yapanları tebrik edip kutlayacağız. Fakat ülke ve millet yararına görmediğimiz her davranışın ve yanlışlığın şiddetle karşısında olacağız. Düzeltilene kadar konuyu gündemde tutmaya devam edeceğiz.

Her yeni başlangıç yeni bir atılımdır. Beraberinde bir hareket ve gelişmeyi getirir. Bu çok doğaldır. Yeni yönetimlerin en kalıcı ve ciddi projelerini görevlerine yeni başladıkları dönemlerde gerçekleştirdikleri istatistik olarak saptanmıştır. Bu bakımdan yeni bakanlarımız ilk bilgilendirme brifinglerini aldıktan ve konulara vakıf olduktan sonra süratle icraatlarına başlayacaklar ve bunları halkımıza duyurmak ve ne kadar başarılı olduklarını göstermek isteyeceklerdir.

Çankaya Oran bölgesinde bulunan Milletvekili Lojmanlarının kullanılmaması ve satılması konusunun yeni hükümetin öncelikli görevleri arasında olduğu görülmektedir. Nitekim Genel Başkan Erdoğan bu konuda kesin tavrını ortaya koymuş ve Ak Partili Milletvekillerine lojmanları kullanmayın direktifini vermiştir.

Bu husus milletvekillerinin halkın içinden geldikleri, halktan kopmamaları ve onların yaşadığı ortam ve şartları takip etmelerini sağladığı için ilk bakışta güzel bir düşünce olarak görülmektedir. Bazı yazarların “ aslında bunlar lojmanları satarak başörtülü görüntülerini saklamak istemektedir” şeklindeki tavırlarını yakışık almayan bir davranış olarak değerlendiriyorum.

Cumhuriyet tarihimiz incelendiğinde Milletvekilleri lojmanlarının mazisinin en fazla 15 yıl olduğu görülecektir. Daha önce bütün milletvekilleri zaten halkın içinde idiler. Diğer kurum ve kuruluşlara örnek teşkil etmesi bakımından milletvekillerinin bu özverilerini alkışlamamız gerekiyor.

Sayın vekillerimiz bu lojmanlarla sadece Ankara’da ev arama zahmetinden kurtulmalarının yanı sıra güvenli bir yaşam ve her türlü ihtiyaçlarının el altında bulunduğu sosyal imkanlara da elveda diyecekler. Kazanılan bir hakkın kaybı kolay değil. Ama ok yaydan çıktı. Mecburen uyulacak.

Şimdi LOJMAN konusunun bütün kamu yönetimini ilgilendiren önemli yanına değinmek istiyorum. Milletvekili lojmanlarının satılması işlemi ile sıranın diğer kuruluşların lojmanlarının satılmasına geleceği açıkça görülmektedir. İşte burada fevri olarak değil, çok dikkatli ve hesaplı davranmak lazımdır. Çünkü kaş yapalım derken göz çıkartılabilir. Devlet yapısı bundan yara alabilir.

Lojmanlar; devlet yönetimlerinde önemli görevlerdeki devamlılığın, güvenli ve huzurlu bir hizmetin sürdürülmesi için, yani ihtiyaçtan doğmuştur. Bütün ülkelerde vardır ve lüzumludur. Lojmanlar bedava değildir. Bu zaten işletme kurallarına da aykırıdır. Eğer mevcut lojmanlar devlete yük getiriyorsa bunun suçu işletme kaidelerini yeterince uygulamayan yöneticilerdedir. Bu yüzden mevcut lojmanlar satılmadan önce çok iyi etüt edilmelidir.

Bilindiği gibi lojmanlar bütün kamu çalışanları için haktır. Verilen kontenjan dahilinde sırası gelene lojman tahsis edilir. Ayni bölgede Lojmanda bir defada devamlı oturma süresi ise beş yıldır.

Evli olarak geçirdiğim 24 yıllık devlet memuriyetimde on ayrı yerde tam on sekiz tane ev değiştirdim. 10 yıl dışarıda kirada oturdum. 14 yılını devletin tahsis ettiği lojmanlarda geçirdim. Makam ve memuriyetim yükseldikçe aldığım sorumluluğa uygun olarak 8 yıl hiç sıra beklemeden makam tahsisli lojmanlarda oturdum. Bu bakımdan konuyu derinliğine değerlendirme hakkım olduğunu biliyorum.

Emekli olduktan sonra yaptığım özeleştiri sonucunca, lojmanlarda oturduğum son 14 yılımın halktan tamamen kopuk tel örgüler ve kapalı kapılar ardında kendi yarattığımız başka bir dünyada yaşadığımızı hissettim. İçinde yaşadığımız topluma yabancı kaldığımı fark ettim. Oysa kirada otururken halkla bir arada yaşıyor ve onlarla yakın dostluklar kurabiliyordum.

Peki bunun çaresi lojmanları tamamen satıp, memurlarımıza makam ve mevkilerine uygun kira parası vermek midir? Bu şekilde onlarda kendilerine yakışır yerlerde otururlar. Ayrıca lojmanların satışından doğacak parayı da ekonomiye kazandırırız . Hem de devlet olarak işletmecilikten ve işletme masrafından kurtuluruz.

Peki bütün bunlar sorunun çözümüne yeter mi? Bana göre bu da çözüm değildir. Devlet kira yardımı konusunu daha önce denemiştir. Halen memurlarımız 1990 yılında başlatılan ve 200.000 - 400.000 - 600.000 TL. gibi günümüz şartlarına göre komik kalan bir kira yardımını yapmaya devam etmektedir. Bu meblağ o tarihlerde nerede ise lojman kiralarından fazla idi .Pek çok kişi bu yardımı almak için kaldığı lojmanları boşaltmıştı. Şimdi bu para hiç değişmedi. Yani değerini kaybetti. Fakat bu önemli yardıma rağmen devlet memurlarının ev sorununu halledemedi.

Dikkatle incelendiği takdirde lojman sayısının büyük şehirlerde değil, Anadolu’nun köy ve mezralarına kadar uzanan geniş bir kırsal kesimde bir bölümde yoğunlaştığı görülür. Devlet dağ başına en ücra noktalara kadar Sağlık Ocağı, Okul ve Karakol inşa etmiştir. Ve ayni binaların bir bölümünü lojman olarak tanzim etmiştir. Hizmeti vatandaşının ayağına götürürken oraya atayacağı memurunun da hayatının devamını sağlayacak asgari iyileştirmeyi yapmıştır.

Silahlı kuvvetlerimiz, Jandarma ve Polis Teşkilatımız hudutlardan başlayarak ülkemizin her karış toprağına yayılmışlardır. Bunların görev üstlendikleri bölgelerin büyük bir kısmında kiralık ev yoktur. Askerlerimiz bundan 30 yıl öncesine kadar ailelerini tayin oldukları bu yerlere götürmezlerdi. Götürmek zorunda kalanlar ise altı toprak üstü toprak damlarda otururlardı. Evet halk ile birlikte kaynaşmış olarak yaşarlar, iyiyi ve kötüyü birlikte paylaşırlardı. Ama o zaman ülkemizde anarşi ve terör vahşeti yoktu.

1969 yılından itibaren başlayan anarşi ve tedhiş olayları devlet tesislerini ve yöneticilerini hedef aldı. Başbakanlarımız, üst düzey generallerimiz, bakanlarımız, milletvekillerimiz, profesörlerimiz, sendika yöneticilerimiz birbiri peşi sıra anarşi ve terör hedefi olarak seçilip şehit edilince hem kişilerin ve hem de devlet tesislerinin güvenliği birinci öncelikle gündeme geldi. Kamu kurum ve Kuruluşlarına ait bütün tesisler ile bütün çalışanların güvenliği ön plana çıktı. Tesisler öncelikle koruma altına alındı. Kalın duvarlar, tel örgüler çekildi. Nöbetçi kulübeleri, aydınlatma ve kamera sistemleri geliştirildi. Kapılarda giriş ve çıkışlar çok ciddi bir şekilde denetlenmeye başladı. Bu güvenlik ihtiyacı nihayet dün kaldırılan Başbakanlık Sokağının emniyet altına alınmasına kadar uzandı. Üst düzey yönetimini,yani valisini, kaymakamını, emniyet müdürünü, garnizon komutanlarını, hakimlerini, savcılarını, memurlarını, öğretmenlerini, polislerini, askerlerini korumak ihtiyacı lojman yapımını hızlandırdı. İşte bu arada milletvekilleri de tarihinde ilk defa şimdi terk edecekleri lojmanlarına kavuştular.

Güvenlik sağlamanın yanı sıra lojmanların bir diğer önemli özelliği de hizmetin 24 saat devamlılık istediği durumlarda ve acil hallerde ilgili personelin süratle görevleri başına sevk edilmesinin sağlanmasıdır. İçeriden ve dışarıdan bir tehdit vukuunda veya bir tabii afet dolayıyla, yahut birdenbire gelişen toplumsal bir olay karşısında derhal tedbir almak gerekir. Bu durumlarda için kilit personelin en kısa sürede görevleri başında bulunması hayati önemi haizdir. İşte bu bakımdan görev yerleri yakınına inşa edilen lojmanlar önemlidir. Askerlerimiz, polislerimiz, doktor ve sağlık personelimiz, adli görevlilerimiz bunlara misal olarak verilebilir.

Yani konu bir kalemde çizilecek kadar basit değildir. Üzerinde dikkatle düşünülmeli ve her birim teker teker incelenmelidir. Eğer ihtiyaç dışında lüks ve israfa kaçan bir durum tesbit edildiğinde derhal gereken tedbirler alınmalıdır.

Lojmanlarla birlikte hemen hemen bütün devlet kurumlarının sahip olduğu yaz kampları ve dinlenme tesisleri gibi deniz kıyılarına yayılmış tesisler de titizlikle gözden geçirilmelidir. Buraların turizm açısından nasıl değerleneceği konusu ayrıntıları ile incelenmelidir.

Devlet önemli görevde bulunan sivil ve asker yöneticileri için gerek hizmette iken ve gerekse emekliliklerini müteakip güvenli bir yaşam sürmelerini temin için “KORUMA HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ” hazırlamıştır. Bu yönetmeliğe göre önemli devlet hizmetinde bulunan kişiler Re’ sen koruma altına alınmaktadır. Bunlar Cumhurbaşkanları, başbakanlar, meclis başkanları, yüksek yargı organı başkanları, emniyet müdürleri, orgeneraller v.s gibi üst düzey yöneticilerdir. Bunun dışındakilere aldığı tehdidin kapsamına göre puanlama yapılarak tedricen arttırılan bir koruma uygulanmaktadır. Bu uygulamalar arasında; güvenli bölgelerde oluşturulan lojman tahsisleri, kapısının önünde 24 saat güvenlik görevlisi, güvenli araç ve yol koruması tesisi gibi ayrıcalıklar vardır.

Bu koruma sistemi PKK terörünün artmasını müteakip yoğunluk kazanmıştır. Başlangıçta çok dağınık bölgelerdeki ikamet yerlerinde yapılan bu korumalar çok fazla araç ve personel gerektirdiğinden ve yeterli kontrol sağlanamadığından korumalı bölgelerde yapılan çok katlı lojmanlarda korunma sağlanması uygulamasına geçilmiştir. Yönetmeliğe uygun olarak yapılan bu koruma uygulaması oldukça pahalıdır. Fakat anarşi ve terör eylemleri devam ettiği sürece uygulamanın devamı kaçınılmaz olarak görülmektedir.

Sonuç olarak ;

1. Lojman uygulamasının güvenlik ve hizmetin devamlılığı açısından önemli bir işlevi bulunmaktadır. Kiralık ev bulma imkanı bulunan büyük şehirlerimizde kamu kurumlarına yakın bölgelerdeki üst düzey yöneticiler ve kritik hizmetler yapan ve süratle görev başına sevk edilmesi gereken asgari personeli kapsayacak bir sayının dışındakilerin satışının yapılmasında bir mahzur görülmemektedir. Fakat bu şehirlerimizdeki ulaşım problemleri ve hayat pahalılığı göz önünde bulundurularak, mevki ve makamına göre yeterli bir kira yardımı yapılabilir. Bekar personele ise emsalinin yarısı kadar bir yardım uygun olabilir.

2. Küçük yerleşim birimlerinde, yani mahallinden ev kiralama imkanı bulunmayan yerler ile halâ ciddi güvenlik sorunları bulunan bölgelerde mevcut uygulama devam ettirilmelidir.

3. Lojman sisteminin bedava evde oturmak gibi bir lüks olmadığı bilinci ile mutlaka işletme kurallarına uygun olarak çalıştırılması gerekmektedir. Gerek kira ve gerekse diğer masraflar için bütçeye kesinlikle ek bir yük getirmeyecek bir düzenleme içine girilmelidir.

4. Yapılan inceleme ile ihtiyaç fazlası lojmanlar rayiç bedellerine uygun olarak derhal elden çıkartılmalıdır. Nitekim geçen dönem kapatılan bölge başkanlıkları, faaliyeti durdurulan ve özelleştirilen kamu kurum ve kuruluşları, yer değiştiren ve lağvedilen askeri birliklerden boşalan bütün kamu binaları satılmalıdır.
5. İhtiyaç ne şekilde belirirse belirsin yeni lojman binası inşa edilmemelidir. Eğer çok ihtiyaç varsa. O bölgede personelin toplu olarak oturabileceği binalar tesbit edilmeli ve bunlar bütünü ile kiralanmak suretiyle personelin hizmetine sunulmalıdır.

6. Üniversitelerimiz dahil bütün kamu kurum ve kuruluşlarının sahillerimizi dolduran kamp ve benzeri isimlerle faaliyet gösteren dinlenme tesisleri iyice tetkik edilerek, eğer zorunlu değilse elden çıkartılarak çok büyük bir gelecek vadeden turizm sektörüne kazandırılmalıdır.

7. Devlet Koruma Hizmetleri Yönetmeliği’ne uygun olarak yapılan koruma hizmetlerinin anarşi ve terör faaliyetlerinin önlenmesi ile birlikte kapsamının daraltılacağına ve sonunda kaldırılacağına inanıyorum. Fakat geçen dönemdeki koalisyon hükümetlerinin keyfi tutum ve davranışları bilindiğinden bu uygulamanın bir kere daha gözden geçirilerek varsa yönetmelik dışı uygulamaların iptalinin yararlı olacağını düşünüyorum.

Ben lojman uygulaması ile gerçekten büyük bir özveri gösteren sayın milletvekillerini bu örnek davranışlarından dolayı kutluyorum. Halktan gelen biri olarak, ve yine halkın içinde kalarak halk için hizmetlerini daha iyi yürüteceklerine inanıyorum.

Yöneticilerimizin personelin kazanılmış haklarından olduğu için son derece hassas olan LOJMANLAR konusunda titiz ve duyarlı olmasını diliyorum.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
25 Kasım 2002 Pazartesi

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale