28 Mart 2017 Salı

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






TÜSİAD ne diyor?
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 29 Mayıs 2002 Çarşamba 

TUSİAD: TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ

Sayın Başbakanımız hasta. Zaten varlığı ve yokluğu pek belli olmayan Koalisyon Hükümeti ülkede yönetim boşluğu meydana getirince bu boşluğu hemen dolduruyorlar. Bu boşluktan istifade edenlerden biride hiç üzerine vazife olmadığı halde hükümet etmeye çalışan Patronlar Klübü yani TUSİAD.

Paranın verdiği güçle kendisini Türkiye'nin sahibi gören bu müstesna kuruluşumuz verdiği gazete ilanları ve yöneticileri vasıtasıyla yaptıkları televizyon konuşmaları ile Türkiye'nin yönetiminde söz sahibi olduğunu periyodik olarak vurgulamaktadır. Adeta aba altından sopa göstererek yönetim kademelerine " bunları yapmazsanız döverim haaa." demektedir.

Nitekim İstanbul'un Fethi'nin 549ncu yıldönümü olan 29 Mayıs 2002 tarihli gazetelerimizde bu büyük kuruluşun 34 patronunun imzası ile tam sayfa bir MUHTIRA yayınlandı. 65 Milyon insan dayatılan ekonomik kriz sebebiyle açlık ve safalet çekerken, vatandaşlarımız işsizlikten ve parasızlıktan cinnet noktasına gelmiş iken bu bir avuç büyük Türk Düşünürü Türkiye'nin en acil Gündem maddesini;
* ÖLÜM CEZASININ KALDIRILMASI,
* ANADİLDE YAYIN,
* ANADİLİN SERBESTÇE ÖĞRENİMİ, olarak tesbit etmişlerdir.

İnsanın inanası gelmiyor. Bu davranışı akıl, mantık ve iz'an ile açıklamak mümkün değil. Bu Beyefendiler ikamet ettikleri değerleri milyon dolarlarla ölçülen kâşanelerinden Türkiye'yi demek böyle görüyorlar. Beyefendiler, uzun bir süredir helikopter ve özel uçak sahibi olup her türlü geliş ve gidişlerini yüksekten yaptıklarından aşağıdaki manzaradan,yani milletin Hâl'i Pür Melâlinden de bihaberler. Ama cür'ete bakın ki bu 34 sayın büyüğümüz milletimizin bugünü ve geleceği için yapılması gerekenleri yapacak olanlara dikte ettirebiliyorlar.

Bu sayın parasal yönden büyük insanlarımız ne yazık ki 2002 yılı Türkiye'sinin insanlarının belki parasal açıdan zayıf ama, bilim ve teknoloji açısından hiç de fakir olmadığının farkında değiller.

Türkiye'yi Globalleşme adı altında sömürgeleştirmeye çalışan grupların maşası olarak konuştuklarının halk farkında değil sanıyorlar. Ama yanılıyorlar. Bu halk eski cahil ve birilerinin sürü olarak değerlendirdikleri devirleri çoktan aştı. Bugün ülkemizin geleceğini her alanda yönlendirebilecek çok genç, dinamik ama diplomalı, bir kaç lisan bilen müteşebbis bir kitle var.

Bu nesil, sizin biryerlerden emir ve talimat alarak yayınladığınız bildirilerde belirtilen hususlarla hiç ilgilenmiyor. Size rağmen fevkalade zor şartlarda yaşayan bu nesil ülkemizin güçlenmesi için canla başla çalışıyor...

Sizlerin birilerine milli kimlik kazandırarak bu ülkeyi bölmeye çalışmanızı ve bu genç neslin kendi kimliklerini inkar etmelerini sağlayacak bu çabalarınızı da dikkatle izliyor.

Beyler uğraşmayın... Ülkemizi bölemezsiniz... İnsanlarımızı parçalayamazsınız... Anadoluda binlerce yıldır içiçe yaşayarak kemikleşmiş ve yekvücut olmuş bu milleti birbirinden ayıramazsınız...

Sizler iş adamısınız... Bırakın devlet yönetimini devlet adamları yapsın. Bu ülke iyi yönetilemiyebilir. Demokrasilerde bunların yolu açıktır. Halk sandığa gider ve kendisini daha iyi yöneteceğine inandığı kişileri seçer. Buna hiç kimsenin dahli olamaz ve olmamıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti birilerinin veya sizin sandığınız kadar zayıf bir devlet değildir. Binlerce yıllık devlet geleneğine sahiptir. Devletin bütün müesseseleri ayaktadır ve yönetimin kontrolu altındadır. Günümüz yöneticilerinin zayıf olmasının elbetteki milli gücümüze menfi etkileri vardır. Ama bu geleneksel devlet yönetiminde pek okadar dikkate alınacak bir şey değildir. Yapamayanlar gider. Yapabilecekler gelir ve o makamları doldurur. 24 saat sonra devlet çarkı olumlu yönde işlemeye başlar.

Sonuç olarak; herkez kendi evinin önünü süpürürse bütün sokak temiz kalır. Siz anlı-şanlı TUSİAD üyesi kardeşlerimiz, kendi işinizi küçümsemeyin ve lütfen kendi alanınıza dönün. Kendinize eğer İŞADAMI diyorsanız, rolünüzü iş alanında ve işadamı olarak sürdürün. Millet bu ilanların arkasındaki gerçeği görüyor ve sizi desteklemiyor. Bilakis sizi kınıyor. Millet sizden devleti yönetmenizi değil, fabrikalarınızı iyi yöneterek daha fazla iş sahası açmanızı bekliyor. Belki o zaman bu ilanlarınızın daha inandırıcı olacağını değerlendiriyor.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
29 Mayıs 2002 Çarşamba

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale