23 Mayıs 2017 Salı

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor ve sevgi ile kucaklıyorum....

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Soykırım gerçeği
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 7 Nisan 2002 Pazar 

İsrail'in Filistin'de 10 gündür acımasız bir şekilde yaptığı hareketin adı dünya literatüründe SOYKIRIM olarak geçmektedir. Yapılanları başka bir şekilde tarif ederseniz tarih önünde büyük bir hataya düşersiniz. Bir devlet tankıyla, topuyla, savaş uçakları ve helikopterleriyle bir diğer devletin topraklarını işgal ediyor. Hiç bir ayırım yapmadan vuruyor, yakıyor, yıkıyor, öldürüyor, esir alıyor ve insanları sonu bilinmeyen bir âkıbete götürüyor.

Bu olaylar, eğer iki ülke mevcut anlaşmazlıklarını siyaseten çözemeyip birbirine resmen savaş açmış ise ve bu iki ülkenin de birbiri benzeri orduları varsa doğal karşılanabilir. Fakat burada bir tarafta teknolojinin bütün imkanları ile donanmış güçlü bir ordu var, diğer tarafta ise silahsız ve korunmasız halk var. İşte bu durumda yapılan hareketi başka bir şekilde değerlendirmek mümkün değildir. Bu olay tipik bir SOYKIRIM'dır. Ayni zamanda tipik bir DEVLET TERÖRİZMİ'dir.

Tarihin verdiği derse bakın ki, bu devlet terörünü İkinci Dünya Harbi sırasında tarihin gördüğü en büyük devlet terörüne maruz kalan YAHUDİ milleti gerçekleştiriyor. Sanki kendisine yapılanların acısını çıkartıyor.

Nitekim tecrübeli Başbakanımız Sayın Bülent ECEVİT kendi partisinin grup toplantısında bu konuyu açıklıkla ve büyük bir cesaretle dile getirmiş ve "BÖLGEDE İSRAİL'İN YAPTIĞI HAREKET SOYKIRIMDIR." diyerek ceryan eden olayları özetlemiştir. Sayın Başbakanımız işin doğrusunu yapmıştır. 40 yıldan fazla devlet yönetiminde görev almış bir başbakandan daha başka bir değerlendirme beklenemezdi. Halkımızın hissiyatına da bu şekilde tercüman olmuştur.

SOYKIRIM, çok dikkatli kullanılması gereken bir kelimedir. Bilindiği gibi Birinci Cihan Harbi esnasında Osmanlı Devleti'nin Ermenilere Soykırım yaptığı iddiaları halen dünya gündeminde yer almaktadır. Yalan-yanlış bilgilerle, olmayan şeyler olmuş gibi gösterilerek Osmanlı'nın hesabı bizden sorulmaktadır. Yıllardır ayni çatı altında birlikte müttefik olarak görev yaptığımız ülkeler dahi, işin aslını ve esasını araştırmadan art niyetli kişi ve kuruluşların maksatlı ifadelerine kanıp Parlementolar düzeyinde kararlar çıkartarak ülkemizi haksız yere suçlamaktadırlar. Bu konuda dünyada en fazla mağdur edilen bir ülkeyiz.

Ermeni Soykırım'ı iddiaları çok temelsiz, tutarsız ve geçersizdir. Olmayan şeyler oldu gibi gösterilerek milletimiz ve devletimiz suçlanmaktadır. Oysa günümüzdeki FİLİSTİN SOYKIRIMI, açıkça bütün dünyanın gözleri önünde yapılmaktadır. Saklanacak ve gizlenecek hiç bir yönü yoktur. Çünkü bunu yapanlar saklama ve gizleme ihtiyacı dahi duymamaktadır. Tarihçilerin kullanabilecekleri binlerce yazılı, sesli ve görüntülü doküman gelişmiş kitle iletişim vasıtaları ile dünyaya yayılmıştır. Saklayamazsınız , çünkü olayın boyutları saklanacak seviyeyi çoktan aşmıştır.

Soykırım gerçeği apaçık ortada iken ve milletinin hissiyatına tercüman olarak bu olayı dile getiren Sayın Başbakanımızı kutlamak için yazı yazmaya hazırlanırken, sayın başbakanımızın ben " BEN ASLINDA BUNLARI DEMEK İSTEMEDİM, BİRİLERİNİ ÜZMEK İSTEMEZDİM, SÖZLERİM YANLIŞ ANLAŞILDI" şeklindeki ifadeleri ile milletimiz şaşkına dönmüştür...

Aslında bu tarz konuşmalar Sayın Ecevit'in son yıllarda çok sık yaptığı uygulamalardan olmasına rağmen biz millet olarak "İŞTE TÜRK BAŞBAKANINA YAKIŞAN SÖZLER" diyerek sevinmiştik. Boşuna sevinmişiz. Sözlerinin üzerinden birkaç saat geçmeden "bir yerlerden aldığı uyarıyla sözlerini değiştirmesi" hususunun devlet adamlığı etiğine uygun düşmediğini değerlendiriyorum.

Sayın Ecevit, "sözlerimi geri aldım" dese de, "yanlış söylemişim" dese de sebepleri ne olursa olsun Filistinde yapılanları, yani yaşanan somut gerçekleri saklamak artık mümkün değildir. Bugün Filistin'de ceryan eden olaylar gerçek bir soykırımdır. 21 nci Asrın tarihine sürülen kötü bir lekedir. Geçmişte Yahudi milletine Almanlar tarafından yapılan soykırım ne kadar kötü ise, bugün Filistin halkına yapılan da okadar kötüdür.

Almanya'nın Yahudi'lere yaptığı zulüm ve işkence 50 yıldır dünya kamuoyuna her fırsatta ve bütün kitle iletişim araçlarını seferber ederek ulaştırılmıştır. İnsanlık o günleri ve yapanları nefretle ve lanetle anmaktadır. 2002 Nisanında Filistin halkına yapılanlarda anında dünya kamuoyuna ulaştırılmıştır. Adına ne derseniz deyin, yapılan SOYKIRIM'ı gizlemek asla mümkün değildir.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
7 Nisan 2002 Pazar

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale