22 Kasım 2017 Çarşamba

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İ,LE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİ 79 YAŞINDA
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız bu kafidir. (Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1929)

 9 Kasım 2017 Perşembe 

Türkiye Cumhuriyeti Devletini kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 79 uncu yıldönümü olan 10 Kasım 2017 ayni zamanda Atatürkçü Düşünce Sisteminin doğuşunun 79 uncu yılını temsil etmektedir...

79 yıl sonra Türk Milleti olarak Atatürk’ü daha iyi anlıyoruz ve O’nun ilke ve inkılaplarını daha kapsamlı şekilde kavrıyoruz.

79 yıldır küresel güçlerin destek ve yönlendirmeleri ile aşağılanıp, saldırılarla itibarsızlaştırılmak istenen Atatürk’ün milletimize aşıladığı manevi ve moral güç ile düşmanlarımızın çabaları daima başarısızlıkla sonuçlanmıştır.

Atatürk’e saldırılar çoğaldıkça O şimdi gönüllerde daha fazla yer tutmakta ve toplumda sönmeye yüz tutan sevgisi hızla çoğalmaktadır. Atatürk sevgisinin Türk toplumunda ulaştığı seviye , Türkiye üzerinde çıkarı olan küresel güçler ve onların yerli işbirlikçileri için çok ciddi uyarılar taşımaktadır.

Bu topraklardan ve Türk milletinin beyninden Atatürk sevgisinin asla çıkarılamayacağını düşmanlarımız bir kere daha görmüşlerdir. Bugün Atatürk ve Atatürkçü Düşünce Sistemi; heykelleri, resimleri ve yazıları ile değil, ama kalplerde yer tutmuş tam bağımsızlık kavramı ile inadına güçlenmiş ve devleşmiştir.
Atatürk sevgisi ile güçlenen ve eserlerini sahiplenerek yumruklaşan Türk milletinin önünde hiç bir gücün durması mümkün değildir.

10 Kasım 2017 Türk milletinin şahlanışa geçtiği ve Atatürkçü Düşünce Sistemi etrafında yeniden birleştiği bir kutlu gündür..

Atatürk; tarihten silinmek istenen Türk ismini yeniden dünya tarihine kazımıştır. Bugün bağrından çıktığı Türk milleti ile birlikte tüm insanlık alemi O’nun fikir ve düşünceleri ile yaşantılarına yön vermektedir. İnanıyorum ki bu durum dünya durdukça devam edecektir.

Atatürk sevgisini Türk milletinin beyinlerinden kazımak asla mümkün değildir. Çünkü O, Türk ve dünya tarihi içinde yeri hiçbir zaman doldurulamayacak müstesna bir kişidir. Tarihi işlevi sona ermiş Osmanlı İmparatorluğunun öz cevherinden Türk milli şuurunu uyandırarak yepyeni bir devlet oluşturmuştur. Öldü denilen Türk milletini yeniden dünyanın saygın bir toplumu haline getirmiştir.

79 yıl sonra Atatürkçü Düşünce Sistemi bütün unsurları ile Türk toplumunun yaşantısına yön vermektedir. Çünkü, Türk milletinin % 92’sinin oyları ile kabul edilen 1982 Anayasası Atatürkçü Düşünce temeli üzerine oturtulmuştur. Geçen 35 yıl zarfında her tarafı yeniden düzenlenen bu anayasanın dokunulmayan tek yönü bu ülkenin Atatürkçü Düşünce Sistemi ile yönetilmesini emreden madddeleridir..

Tüm engellere rağmen Türk milleti Ata’nın ilkeleri ışığında O’nun gösterdiği hedeflere ilerleme gayreti içindedir. Günümüzün çağdaş kitle iletişim araçlarının sağladığı imkanlardan yararlanan Atatürkçü Düşünce; sınırlarımız dışına taşarak evrenselleşmiş ve her alanda insanlık alemine ışık tutmaya başlamıştır.

Atatürk ile birlikte geçen asra damgasını vuran Hitler, Musolini, Stalin, Lenin, Mao Che Tung, Tito gibi liderler fikirleri, eserleri ve heykelleri ile birlikte tarihin derinliklerinde yerini almışlardır. Bugün yaşayan ve tarihe damgasını vuran tek lider Mustafa Kemâl Atatürk’tür. O’nu bugün yaşatan ve yarınlarda da yaşatacak olan husus; TUTARLI, DENGELİ ve ayni zamanda UYGULANABİLİR bir düşünce sistemine sahip bulunmasıdır.

Günlük yaşantımızda çok sık kullanılan “Atatürkçülük” ve “Atatürkçü Düşünce”kavramları Anayasamızın fikri özünü teşkil etmesinin yanında; toplum hayatımızı yönlendiren önemli yasalarda belirleyici, yönlendirici ve yol gösterici nitelikleriyle kullanılarak kurumsallaşmıştır. Bu yüzden Atatürkçü kavramları günlük hayatımızdan çıkarma çabaları beyhude ve boş bir uğraştır. Çünkü 79 yıldan beri kullanılarak kökleşmiş değer yargılarını silmek kolay değildir.

“Atatürkçü Düşünce”kavramı ile; Atatürk’ün kaynağını ve gücünü Türk milletinden, O’nun binlerce yıllık tarihi geçmişinden ve üstün kültüründen aldığı; günümüz şartlarına, akla, mantığa, Türk milletinin ihtiyaçlarına, arzu ve isteklerine, kabiliyet ve becerilerine, çağdaş bilim ve teknolojinin gereklerine uygun şekilde geliştirdiği; Türk insanının ve Türk toplumunun davranış ve faaliyetlerinin Türk milli hedefleri doğrultusunda yönlendirilip yönetilmesi için ortaya koyduğu düşünce ve görüşlerin tümü akla gelmektedir.

Atatürkçü Düşünce’yi bir bütün olarak kendisine hayat tarzı seçmiş ve uygulamakta olan kişiye “Atatürkçü”, Atatürkçülerin topluca ve bir bütünlük içinde davranış ve eylemlerini ise “Atatürkçülük” olarak tanımlamaktayız.

Atatürkçü Düşünce’nin en tipik özelliği bugüne kadar kitleleri yönlendiren düşünce sistemlerinin dışında tamamen Türklüğe has milli bir karakter taşımasıdır.
Atatürkçü Düşünce; Türk toplumunu her alanda güçlendirmeyi hedef almasına rağmen Evren-Dünya-İnsan ve Toplum hakkında ortaya koyduğu fikirleri ve özellikle “Millet Egemenliği”, ”Milli Hakimiyet” ve “Tam Bağımsızlık” gibi kavramları ile artık Türklere has bir sistem olmaktan çıkmıştır. Evrensel boyutlara ulaşarak dünya milletlerinin ortak malı olmuştur.

Cumhuriyet yönetimleri Atatürkçülük yolunda mutlaka gerçekleştirilmesi gereken faaliyetleri yürütecek olan kurum ve kuruluşları Anayasa ve yasalarla kurarak Atatürkçülüğü hukuk koruması altına almıştır.

Anayasamızın 134 üncü maddesine göre 11.8.1983 gün ve 2876 Sayılı Kanun ile faaliyete geçen Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesindeki Atatürk Araştırma Merkezi’nin yasal görevleri incelendiğinde, Atatürkçülük faaliyetinin yurt çapında bütün kurum ve kuruluşlarımızın birbiriyle koordineli olarak nasıl yürütülebileceği hususunun detaylı olarak belirtildiği görülecektir.

Sonuç olarak;

10 Kasım 2017’de ülkemiz küresel güçlerin çok amaçlı ve çok yönlü baskı ve saldırıları ile karşı karşıya bulunmaktadır. İçinde bulunduğumuz hassas coğrafyada ayakta kalarak genç Türkiye cumhuriyetini sonsuza dek korumak, kollamak ve yaşatmakla yükümlü olan Türk milletinin yükü oldukça ağırdır.
İşte bu yüzden; ülkesini ve milletini seven her Türk mutlaka Atatürkçü olmalıdır. Her Türk, Atatürk’ü ve Atatürkçü Düşünce’yi anlamak, yaşamak ve yaşatmak için çaba harcamalıdır.

Çünkü milletimiz, Atatürk’ü tanıdıkça doğrudan kendini tanıyacaktır. Geleceğine ait güveni artacaktır. Yarınlara daha iyimser gözle bakacaktır.

Ölümünün 79 ncı yılında Türk milleti’ne ölümsüz eseri Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni armağan eden Gazi Mustafa Kemâl Atatürk’ün aziz hatırasını saygı ile anıyorum.

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi içinde verdiği talimatı kavramış, eserlerini sonsuza kadar yaşatacak iyi yetişmiş Atatürkçü nesillerimizin sayılarının ve bilinç düzeylerinin her geçen gün arttığını görüyor ve bununla gurur duyuyorum.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
9 Kasım 2017 Perşembe

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale