16 AĞUSTOS 2017 Çarşamba

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR... SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






ASİMETRİK SAVAŞ’IN VAHŞİ YÜZÜNÜ TÜRK HALKI YAŞAYARAK ÖĞRENİYOR..
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Ordu istemeyen ve ordunun yüklediği maddi, manevi fedakârlığı göze aldırmayan bir millet esaret zincirini kendi eliyle boynuna geçirir -Gazi Mustafa Kemâl Atatürk(1930)

 21 Ocak 2017 Cumartesi 

Asimetrik kelimesi birbirine benzemeyen yani simetrik olmayan anlamında kullanılır. Yani, farklı düşünmek, akla gelmeyeni düşünmek, farklı teşkilatlar içinde farklı hareket etmek anlamına gelmektedir.

Bu farklılıktan yola çıkarak günümüzde yaygın olarak kullanılan Asimetrik Savaş'ı şöyle tarif edebiliriz; “Şiddetin ve terörizmin her türlüsünün kullanıldığı gayri nizami harbi, her türlü silah sisteminin kullanılmasını, sivil halkın istismarını, sivil itaatsizliği ve kitlesel göçe zorlamayı içeren ve kişi, örgüt, şebeke v.s. gibi devlet dışı aktörlerin devlet güçlerine karşı yürüttüğü bir mücadele şeklidir.”

Uzun süredir çevremizde ve ülkemizde kuralsız şiddetin acımasızca uygulandığı bir çeşit Asimetrik Savaş sürdürülmektedir. Düzenli orduların ve klasik savaş metotlarının kullanılmadığı bu savaşı yapanların arkasında mutlaka küresel güçler ve küresel sermaye grupları bulunmaktadır. Bu güçler, kendi insanını riske atmadan ve kendi topraklarını savaş alanı yaptırmadan hedef aldığı ülkeleri içeriden fethetme yolunda her zaman büyük başarılar sağlamışlardır.

Büyük Ortadoğu Planının uygulamaya başlamasından sonra artık klasikleşen bu yeni savaş döneminde ülkelerin iç problemleri araştırılarak hasım ülkeyi içten zayıflatıp çökertecek etnik ve dini bölücü akımlar körüklenmiş, ideolojik ayrılıklar birbiri ile çatıştırılarak ülke içinde terör ortamı yaratılmış, meydana çıkan kargaşa ve kaostan milli çıkar elde edilmeye çalışılmıştır.

Bir ülkeye yönelik asimetrik tehdit incelenirken öncelikle bu savaşın arkasındaki gücün ortaya çıkartılması üzerinde durmak gerekir. Günümüzde bazı devletler, hasımlarına karşı tedhiş gruplarını açıkça kullanmayı devlet politikası haline getirmişlerdir. Nitekim bugün fiilen savaştığımız DAEŞ, PYD, YPG, PKK gibi terör örgütleri ile ilgili ortaya çıkan bulgular, bunların başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere çeşitli devletlerden doğrudan destek alındığını göstermektedir.

Bugün ülkemizi kan gölüne çeviren şiddet olayları; sadece bizim değil ,tüm dünya ülkelerinin ortak sorunudur. Ve “Asimetrik Savaş” günümüz insanlığının acilen çözmesi gereken en önemli sorunlarından biri olarak önümüzde durmaktadır…

Savaş, hasım taraflar arasında her alanda sürdürülen devamlı ve hiç bitmeyen bir mücadeledir. Savaşta tarafların hedefi karşı tarafın kazanma azim ve iradesinin kırılmasıdır. Yani psikolojik olarak beyninin teslim alınarak pes ettirilmesidir.

Bugün, tamamına yakını satın alınmış ve yönlendirilmiş basın-yayın organlarında duyup gördüklerimiz erken ilan edilmiş bir zaferin tezahürleridir. Bugünkü sanal durum halkımızı yanıltmamalıdır. Çünkü tüm Türk milletinin beyni asla teslim alınamamıştır..

PKK başta olmak üzere tüm terör örgütlerinin silahları elindedir ve teşkilatı ayaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve toprak bütünlüğüne karşı sürdürülen sıcak savaş kıyasıya devam etmektedir. Bu savaşta teröristler sadece birer küçük muharebeyi kazanmışlardır. Burada yenilmiş olarak görülen taraf Türkiye değil, süreci yönetemeyen AK Parti kadrolarıdır.

Türkiye Cumhuriyetinin milli güç unsurları halen bütün unsurları ile dimdik ayaktadır. Türk milleti tarihte pekçok kez böyle durumlara düşmüştür. Ama yeni ve zinde yöneticilerle eskisinden daha güçlü devletlerle bağımsızlığını 12.000 yıldır sürdüregelmiştir.

Basın yayın organlarında plânlı ve proğramlı olarak Türk Kültürünün, Türk’ün ve Türk Milliyetçiliğinin inkar edildiği, Kürtçülük ve siyasal islamcılığın baştacı edildiği görünüm geçicidir.

Türk milleti bilmelidir ki; Atatürk’ün önderliğinde Ordu-Millet Türklerin 12.000 yıllık köklü Türk kültürü üzerine inşa ettikleri Türkiye Cumhuriyetini tarihten silmeye kimsenin gücü yetmez. Yetmeyecektir.
Çözüm Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinde vardır. Bir kere daha okuyalım ve okutalım..

Sonuç olarak;

Yaşanılan zor günlerin aşılması için önce içeride birlik ve beraberlik sağlanıp tüm milletçe Ordu-Millet vasfını harekete geçirip güç birliği yapılmalıdır.

Fakat bu güç birliği bile kaynağını ve lojistik desteğini uluslararası ortamdan sağlayan terörün üstesinden gelmeye yetmez. Öncelikle sınır komşularımızla doğrudan istişare yapılarak teröre karşı koordineli ve müşterek harekat planlanmalıdır.

Bilahare küresel güçler ile bir araya gelinerek ortak cephe oluşturulmalı ve bu cephede müşterek hareket tarzları ortaya konulmalıdır.

Burada milletin birleştirici gücü iktidar makamıdır.Yönetim 79 milyonun tamamını kapsayacak söylemlere ağırlık vererek tüm vatandaşlarını eşit olarak kucaklamalıdır.

Bu yapıldığı takdirde ben inanıyorum ki ülkemizde yürütülen Asimetrik Savaş, yaz sezonu gelmeden tamamen bitirilecektir.

ALLAH TÜM MİLLETİMİZİN VE FEDAKAR GÜVENLİK GÜÇLERİMİZİN YARDIMCISI OLSUN…


Dr. Tahir Tamer Kumkale
21 Ocak 2017 Cumartesi

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale