26 Şubat 2017 Pazar

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Ordu-Millet Türkler
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 26 Şubat 2002 Salı 

Bilindiği gibi askerlik mesleği devletin ve milletin bekasını sağlayan,kendine has özellikleri bulunan, zor, meşâkkatli, şahsi ferâgat ve fedakarlık isteyen, kompleks, geniş bilgi ve beceriyi gerektiren kutsal bir meslektir. Türk Milleti; tarihin bilinen ilk devirlerinden itibaren kendisini koruyan ordularına ve askerliğe büyük önem vermişler ve günlük yaşamlarının her safhasında askeri karakterli bir millet olmanın en güzel örneklerini meydana getirmişlerdir.

Tarihte yer alan bütün Türk devletlerinde ordunun ve askerlik mesleğinin ayrı bir yeri ve değeri bulunmaktadır. Tarih sahnesine çıktığı ilk günden itibaren başlamak üzere Türk Ordusu, Türk Milletinin yaşantısında daima ön planda olmuş ve ağır mesuliyetler yüklenerek devlet hayatının vazgeçilmez temel unsurunu teşkil etmişlerdir .Türklerin binlerce yıldan beri taşıdıkları ORDU-MİLLET olma vasfı onun askeri kültürünün zenginliğinin ve gücünün en veciz ifadesidir.

Türklerde milli karakter haline gelen ve çok kıymetli bir miras olarak babadan oğula intikal edip günümüze kadar ulaşan büyüğe saygı ve itaat duygusu, bir ruh ve davranış biçimi olarak "ÜSTE SAYGI" şeklinde ordu içinde gelişmiştir. Üste ve amirlere mutlak itaat ve sonsuz güven askerlik mesleğinin temel taşı niteliğini haizdir.

Türk ordularının en büyük gücünü ve moral kaynağını oluşturan disiplinli bir ordu olma vasfı bütün dünyaca bilinmektedir.Türk Askeri denilince akla hemen disiplinli bir ordu gelir. Doğal olarak disiplin ancak iyi bir eğitim ile kazanılır ve yine eğitim ile muhafaza edilir. Türk askeri bu disiplini korku ile değil, vicdanından gelen sese uyarak geliştirir ve pekiştirir. Türk askerinin eğitim anlayışı da çok hassas ve duyarlıdır. Ondaki inanç ve ruh halinin, vatan sevgisinin, kendisine emanet edilen vatan topraklarının korunması idealine daha iyi hizmet edebilme aşkının bir belirtisidir.

Uzman asker kişilerin üzerinde anlaştıkları ortak görüş; bilinen ve geliştirilen en büyük ve en tehlikeli silahın " ÖLÜMÜ GÖZE ALMIŞ İNSAN " olduğudur. Ancak bu insan ; hayatından bezdiği veya deli olduğu için ölüme giden insan değildir. O insan; atalarından ve ailesinden aldığı tarihi ve köklü Türk kültür değerlerinin ordu saflarında üstün bir eğitim anlayışıyla pekiştirilmesi sonucunda gözünü kırpmadan ölüme koşan Türk askerinde şekillenmiştir. Bu köklü ve değişmeyen kültür değerleri Türk insanını bizzat en tesirli silah haline getirmektedir.

Daha çok küçük yaşlardan itibaren bütün Türk erkeklerine "Ordu saflarında ölünce askerin en büyük rütbesi olan ŞEHİTLİK mertebesine erişeceği, eğer sağ kalırsa toplumdaki diğer en değerli mevki olan GAZİLİK mertebesine ulaşılacağı, bunun için bu ocağa gönderildiği" hususu aileleri tarafından aşılanmaktadır. Bir başka deyişle beyinleri yıkanmaktadır. Alınan köklü islâm kültürü ve terbiyesi ile de bu mevhum zihinlerde iyice yer etmektedir. İşte bundan dolayıdır ki; o basit, sakin, gösterişsiz ve son derece mütevazi görünüşlü, saf ve temiz Türk askeri; muharebede bir yıldırım, bir kasırga gibi coşmakta, gözünü dahi kırpmadan üzerine atıldığı düşmanlarının korkulu rüyası olmaktadır. Bu değişmez karakter, bu üstün nitelik Türk askerine atalarından kalan en büyük mirastır. Kuşaklar boyu nesilden nesile aktarılarak günümüze taşınmıştır.

Şehitlerimizin yüreği acı ile burkulan anne ve babalarının kendisinden beklenen vekar ve gurur içinde " VATAN SAĞOLSUN, BU VATAN UĞRUNA BİN MEHMET FEDA OLSUN " diyerek, toplum içindeki yerlerini yüceltmelerinin bir başka örneğine dünyada rastlamak mümkün değildir. İşte Türk askerini ölümsüzleştiren bu duygu Türk Toplumunu diğerlerinden ayıran eşsiz bir değer yargısıdır.

Çanakkale'yi yaratan Türk Askeri; yani yaygın ismi ile Mehmetçiği ; Türk milletinin herhangi bir ferdinden ayırmak mümkün değildir. Hele bu evlâtlarımızı diğer orduların askerleri ile karşılaştırmak ve onlara benzetmek çok yanlıştır. O’ şahsında bağrından çıktığı 12.000 yıllık geçmişe sahip Türk’ün genel karakterini taşır, onu en iyi temsil eden bir sembol kişilik olarak tarihteki yerini alır.

Türk askerinin üstün vasıflarına tarihin bütün safhalarında defalarca rastlamak mümkündür. Bu vasıflar onda yerleşmiş ve vazgeçilmez bir davranış biçimi olmuştur. İşte bu vasıfları ile dünyanın en modern silahlarına sahip değil, ama en muharip ve en güçlü ordusunun yaratılmasına temel etken olmuştur.

Türk Askeri; Türk Mehmetçiği ;

- Üstüne ve amirine mutlak itatat eder, onları sayar ,inanır ve güvenir.
- Cesaretli, atılgan, dinamik, kahraman, azimkar ve sebatkardır.
- Açlığa, susuzluğa, uykusuzluğa, yorgunluğa, sıcağa ve soğuğa, yağmura, çamura ve kara karşı son derece dayanıklıdır. Her iklim, arazi ve koşullar içinde daima galip gelme azmi ile savaşır
- Kesinlikle korkutulamaz ve sindirilemez.
- Esir edilemez. Esir olmaktansa ölmeyi tercih eder.
- Dinine, örfüne , gelenek ve göreneklerine sıkı sıkıya bağlıdır.
- Üstün tevâzu sahibi ve alçak gönüllüdür.
- Ettiği yemine sonuna kadar sadıktır.
- Atalarının milyonlarca şehit kanı dökerek kendisine emanet ettiği vatan topraklarını korumak için kanını dökmeye, canını vermeye daima hazırdır.
- Hakkını, hukukunu ve yerini bilir.
- Kendisine verilebilecek en büyük rütbenin şehitlik ve gazilik olduğu bilincine erişmiştir.
- Her türlü yeniliğe açıktır. Geleneksel sistemi içerisinde onu kendisine kolaylıkla adapte eder, bünyesine uydurur ve kullanır.

Ciltlere sığmayacak kadar zengin binlerce yıllık askeri kültürümüzü ve o’nun temsilcileri Mehmetçikleri birkaç cümle ile tanımlamak hem zordur ve hemde ona karşı yapılmış en büyük haksızlıktır. O’nu anlatmaya ve tasvir etmeye bir ömür yetmez. Bununla beraber Mehmetçiğin temel vasıflarını yukarıdaki gibi birkaç cümle içinde tasvir ederek o’nun milletinin gönlündeki yerine ve tanımına yardımcı olmak istedim.

Bize bu ülkeyi veren,özgür yaşamamazı sağlayan kahraman askerlerimizi ve Şanlı Mehmetçikleri saygıyla anıyorum. Şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.

PKK Terör Örgütüne sahip çıkarak bu caniler çetesini siyasallaştırma çalışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde aziz milletimize Türk Milleti'nin gerçek gücü olan MEHMETÇİK ismi ile taçlandırılmış Türk Askeri'ni hatırlatmayı uygun buldum...


Dr. Tahir Tamer Kumkale
26 Şubat 2002 Salı

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale