27 Mart 2017 Pazartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Doğalgaz kazığı
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 16 Ocak 2002 Çarşamba 

Medeniyetin vazgeçilmez unsuru olan ve giderek bütün yurtta kullanılmaya başlanan doğalgaz'daki rahat ve güzel günler bitti. Bu teknoloji harikası gaz, insanlarımızın 21nci asra uygun rahat bir yaşam sürmesi için devletimizce desteklenen ve kullanımı teşvik edilen DOĞALGAZ şimdi artık DOĞAL FELAKET halini aldı...

Devletin sahibi olduğu BOTAŞ tarafından üretilen (veyahut ithal edilen), belediyelerimiz tarafından tesisatı ve dağıtımı yapılan doğalgaz; kalorifer sistemleriyle ısınmada, mutfak ve banyolarda yaygın olarak kullanılıyor.

Başkent Ankara'nın 1980'li yıllarını yaşayan bizim nesiller bu şehrimizdeki soba borularından tüten dumanların insan hayatını ne derece ciddi boyutlarda etkilediğini bilirler. Sağlığımızı menfi olarak etkileyen bu dumandan kurtulmak için; hava sirkilasyonu sağlamak amacıyla dağların içinden geniş tünel ve geçitler açılmasından, havayı savuracak ve dağıtacak dev vantilatörlerin kurulmasından ve nihayet başkentin başka şehirlere taşınmasına kadar çözümler üretildi. Sonunda medeni dünyanın en gelişmiş ve en ucuz enerji kaynağı olan doğalgazın gelmesi ile başkentimiz Türkiye'nin en kirli havalı şehri olma vasfını mucizevi bir şekilde terkederek ülkemizin en temiz havalı şehri haline getirildi.

İnsanlarımız medenidir. Bütün yenilik ve güzellikleri çabucak benimser ve yaygın şekilde kullanırlar. Nitekim Doğalgaz'da devletimizin büyük teşvikiyle kısa sürede başta büyük şehirlerimiz olmak üzere kısa sürede ülkemize girmiş ve yurt çapında yaygınlaşmaya başlamıştır.

Geçen seneye kadar son derece makul oranda giden doğalgaz fiatları bu yıl inanılmaz ölçüde zamlanmıştır. Biran önce doğalgaz kolaylığına erişebilmek için büyük bir mücadele veren vatandaşlarımız yanında bu gaz ile çalışan işletmelerimiz ve kamu kuruluşlarımız altından kalkamayacağı fahiş faturalarla adeta şaşkına dönmüştür.

Halkın haklı ve büyük tepkisi üzerine İçişleri Bakanımız Sayın R.Kazım Yücelen ile Büyükşehir Belediye Başkanları'nın medya önünde ceryan eden " sen haklısın-hayır ben haklıyım" tartışmaları; doğalgaz satış fiatlarna yapılan sembolik bir indirim ile şimdilik durulmuş gibi görülmektedir. Fakat bu mesele durulacak ve bu kafayla ve de bu yaklaşımla sonuca bağlanacak gibi değildir.
 - Doğalgaz Türkiye'ye gelmiştir.
 - Ülkemizde geniş bir kullanım alanı bulmuştur.
 - Elektrik üretimimizin takriben üçte biri doğalgaz kullanılarak elde edilmektedir.
 - Pek çok sanayi tesisimiz üretimlerinde doğalgazı kullanmaktadır.
 - Büyük şehirlerimiz başta olmak üzere ev hanımları mutfaklarında doğalgazla yemek yapmaktadır.
 - Banyolarımızda da doğalgaz kullanmakta ve kalorifer tesisatlarımız büyük ölçüde doğalgazla çalışmaktadır.
 - Doğalgaz geldi diye adeta asırlarca süren kömür üretimine dayalı ısınma ve enerji elde etme sistemleri sökülmüş veya atıl halde tutulduğundan kullanılamaz hale gelmiştir.
 - Pek çok şehrimiz doğalgaz gelebilmesi için büyük bir alt yapı harcaması yapmıştır. Bu çalışmalar hızla devam etmektedir.

Şimdi meselenin önemli bir boyutuna göz atalım; Son günlerde televizyonlarımızda yapılan doğalgaz tartışmalarını ve ilgili kuruluşların yetkili beyinlerinin konuya ilişkin görüş ve düşüncelerini duyunca insanlarımızın bu derece aldatılmış ve kandırılmış olabileceğine aklımız almıyor.

Bir hafta önce MESAJ TV'nin canlı yayınında ASAM Üyesi( Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi) Sayın Prof.Dr.Anıl ÇEÇEN ile Enerji Uzmanı SayınTufan ERDOĞAN'ın verdiği bilgiler devletçe ve milletçe içine düşürüldüğümüz durumu bütün çıplaklığıı ile gözler önüne sermiştir..

Son olarak Türkiye'nin meselelerine doğru ve özlü çözümler üreten ciddi bir yayın organımız olan FLASH TELEVİZYONU'nda 13 Ocak 2002'de Sayın Ferhan ŞAYLIMAN yönetimindeki FLASH GÜNDEM Proğramında Doğalgaz'da dahil olmak üzere TÜRKİYE'NİN ENERJİ POLİTİKALARI uzmanlar tarafından bütün çıplaklığı ile ortaya konuldu.

Devletimiz ve milletimizin bekâsını çok yakından ilgilendiren önemli konuları çekinmeden gündeme getiren her iki yayın kuruluşunun yöneticilerini yaptıkları bu hizmetten dolayı kutluyorum. Rating uğruna bir yığın şaklabanlığı proğram diye bu millete yutturmaya kalkan ve bu konularda halka doğruları iletmeyen diğer basın-yayın organlarınmızı da kınıyorum.

Flash Gündem Proğramı'nın Konuşmacıları ;TBMM Enerji Komisyonu Üyesi Sayın Ramazan TOPRAK, Enerji Uzmanı Sayın Tufan ERDOĞAN ile Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Sayın Ali YiĞİT idi. Ayrıca kamuoyunun yakından tanıdığı pek çok bilimadamı ve yönetici canlı yayına telefon ile katıldılar.

Anlatılanlar eğer doğru ise; (ben doğruluğuna yürekten inanıyorum) Nerede bu Türkiye'nin Cumhuriyet Savcıları. Daha ne bekliyorsunuz. Buyrun size mükemmel bir suç duyurusu. Çağırın TV Yöneticilerini. Alın proğramın bantlarını. Dinleyin sizde bu milletin tümünün dinlediklerini. Eğer yanlış söylüyorlarsa, yanlış söyleyenlerin cezalarını verin. Yok eğer gerçekleri söylüyorlarsa, bizi bu hallere düşürenlerden lütfen bizim adımıza hesap sorun. Biliyoruz ki zararın neresinden dönülürse kârdır.

Sayın Tufan ERDOĞAN adeta haykırarak ve üzülerek açıklıyor. Birimi 1.8 Amerikan Dolarına maledilen Doğalgazı biz neden ve hangi hakla 125 Dolara satın alıyoruz. Yüzde yüz kârla satılsa 3.8 Dolar, yüzde bin kârla satılsa 38 Dolar eder. Bu nasıl hesap? Bu ne kadar ölçüsüz ve insafsızca soygun?.

Siz ey yetkili ve etkili yöneticilerimiz kimden yanasınız? Eğer ekonomisi güç durumda olan RUS halkını kalkındırmak gibi insani amaçlarla böyle yapıyorsanız, o zaman size diyecek bir şeyimiz yok. Ama Türk Halkı; Rus'ları kalkındırmak, veya birilerini birdenbire altından kalkamayacağı bir hızla zengin etme lüksüne sahip değildir.

Ayrıca yeni çıkan Doğalgaz Kanunu yürürlüğe girdiği andan itibaren kanun hükümlerini yerine getirmek üzere BOTAŞ ve BELEDİYELER devreden çıkacaktır. Bunların görevleri yedi ayrı uluslararası kuruluş tarafından yürütülecektir. Uluslararası tahkim kurallarına bağlı olarak çalışacak olan 7 adet kuruluşun belirleyeceği fiatların şimdikinin enaz yedi katı bir seviyeye ulaşacağını uzmanlarımız belki sesimizi duyan olur diye bağıra bağıra dile getirdiler.

Allah işte o zaman bu millete acısın. Çünkü uzmanlarımız; "Bu günleri mumla arayacağız." demeyi de ihmâl etmediler.

Doğalgazda oynanan oyunların bir benzerinin yine yeni çıkartılan Elektrik Enerjisi Kanunu ile aynen oynandığını Elektrik Mühendisleri odası Başkanı Sayın Ali YİĞİT dile getirdi. İnsan duydukça ürperiyor. Bir yönetimin ve bu yönetimin belkemiğini teşkil eden yüce Meclisin nasıl böyle bir yanlışlığa alet olduğuna inanmak istemiyor.

Sonuç olarak; Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti geleceğini, özgürlük ve bağımsızlığını çok yakından ilgilendiren önemli bir tehlike ile karşıkarşıyadır. Bu millet elinden alınmak istenen bağımsızlık ve özgürlüğünü kazanmak için içinden bir Mustafa Kemal Atatürk çıkarttı. Milyonlarca şehit verdi. Acı ve yokluk çekti. Ata'sının gösterdiği çağdaşlaşma yolunda çok önemli adımlar attı. O'nu tekrar geçen yüzyılın başındaki yaşam şartlarına geri döndürmeye hiç kimsenin hakkı yoktur.

Uzmanların söylediklerinin doğru olmadığını, konuyu abarttıklarını ve yanlış değerlendirdiklerini isbat edecek yetkili arıyorum.
Bu söylenenlere inanmak istemiyorum. Bu derece gaflet ve delâlet içinde olunamaz diyorum. İnşallah yanılmışlardır.  Eğer söyledikleri doğru ise, aziz milletimize şimdiden "geçmiş olsun" diyorum.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
16 Ocak 2002 Çarşamba

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale