22 ŞUBAT 2017 ÇARŞAMBA

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanlarımızı saygıyla selamlıyor ve sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






EĞİTİMİN GÜCÜ
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında kılavuz aramak gaflettir, bilgisizliktir, doğru yoldan sapmaktır. (Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1924)

 12 Aralık 2014 Cuma 

“NE KADAR ÇOK OLURSA KOYUNUN SÜRÜSÜ, YETER İMİŞ ONA KASABIN BİRİSİ”

Bu çok basit ve anlamlı sözün sahibi Osmanlı Kaptan-ı Derya’sı Barbaros Hayrettin Paşa’dır. 1532’de söylenen bu söz eğitimin gücünü tarif etmektedir ve bugün dahi önemini korumaktadır. İşini iyi bilen bir kasap için koyunun sayısı önemli değildir. Kasabın her zaman koyunları alt edecek gücü vardır. Koyunların kasap karşısında yapacakları fazla bir şey yoktur. Yani sırası geldiğinde boynunu uzatmaktan başka çaresi yoktur..

Hikayemiz şöyle;

Barbaros Hayrettin Paşa Cezayir Beylerbeyidir. Anadolu'dan yanında getirdiği On bin kadar Levent (Deniz Askeri) ile bölgeyi yönetmektedir. Paşa adildir ama çok serttir. Araplar Paşadan ve askerlerinden memnun değildir. Ayaklanmak isterler ama bir türlü o gücü ve cesareti bulamazlar. Sonunda Arapların ileri gelenleri toplanırlar ve Türkleri Cezayir'den silah gücü ile atmaya karar verirler. Cenevizli şövalyeler ile anlaşırlar. Şövalyeler yüklü bir para karşılığında Arap gençlerini Osmanlıya karşı savaşmak üzere eğitecektir. Arap kabilelerine haber salınır . Boylu-poslu ve sağlıklı 40000 Arap genci toplanır ve eğitim başlar.

İri yarı Arap gençlerinin eğitimi ilerledikçe kendilerine güveni gelir. Arap ahali bu işten çok memnundur. Barbaros’un Arap askerleri yanında çelimsiz ve zayıf gözüken ve sayıları da az olan leventlerini Cezayir'e geldiklerine bin pişman edeceklerdir.

Barbaros Hayrettin Paşa durumu başından beri takip etmektedir. Arapların eğitimi ile birlikte O’da askerlerini çok ciddi bir eğitim sürecine sokar. Sonunda günü ve zamanı geldiğinde 10.000 levent ile taarruz hazırlıkları yapan 40.000 kişilik Arap Ordusuna saldırır. Çok kanlı bir savaş olur . 6 saat içinde 2000 şehit verilir. Ama 40.000 Arap askerinin tamamı öldürülür. Barbaros’un Cezayir Beylerbeyiliği daha da pekiştirilir.

Barbaros Hayrettin Paşa, Tercüman Gazetesinin 1001 Temel Eser serisi kitapları içinde çıkan Hatıralar kitabında bu saldırıyı kendi özgün ifadesi ile şöyle tarif eder;

Gaziler dalkılıç olup; “Bakındı hele koca tumansız Araplar, Türkler nasıl adamlarmış!” diyerek, Serçe alayına kartal, ekin tarlasına orakçı nasıl girerse Arapların ortasına öyle girip “Ya medet Allah” deyü, öyle bir kılıç oynadılar ki anlatılamaz. Velhasıl; Ne kadar çok olsa koyunun sürüsü, yeter imiş ona kasabın birisi”

Barbaros’un bu sözü eğitimin gücünü vurgulaması açısından önemlidir. İyi eğitilmiş insanın karşısında duracak hiç bir güç yoktur. Şimdi biraz akıl yürütelim ve düşünelim. Bundan 500 yıl önceki eğitim kafası ile 2014 Türkiye'sinin geçen hafta yapılan Eğitim Şurasında alınan kararları kabul eden yönetimin kafasını mukayese edersek acaba ne dememiz gerekiyor..?


Dr. Tahir Tamer Kumkale
12 Aralık 2014 Cuma

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale