27 Mayıs 2017 Cumartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor ve sevgi ile kucaklıyorum....

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






TORBA YASA İLE TÜRKİYE HUKUK DEVLETİ OLMAKTAN ÇIKTI
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

İnsanlar, huzur ile vicdan hürriyeti ile çalışmak ihtiyacındadır. Bu ise toplumu idare eden devlette ve hükümette adaletin mutlak hâkim olmasıyla mümkündür. Bunu temin edecek şey adliyemizdir. Bir memlekette adalet olmazsa, o memlekette anarşi var demektir, orada hükümet yok demektir. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk (1923)

 16 Eylül 2014 Salı 

TC Anayasasının değiştirilemeyen 2 nci Maddesi aynen şöyledir; " Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan
haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

Hukuk devleti demek; bu ülkede herkesin hukuk kuralları içinde hareket etmesi demektir. Oysa Torba Yasa ile yöneticilerin mahkeme kararlarına aykırı davranışlarına yani hukuka aykırı hareketlerine cezai müeyyide uygulanmayacağı esasını getiriliyor. Yani yöneticiler hukuksuz davranmaya teşvik ediliyor.

Peki kendileri hukuka uymayan yöneticiler hukuka uymayan astları hakkında ne yapacaklar?. Doğal olarak onların yaptıklarına göz yumacaklar. İşte bunun adı yönetim değil. Tam bir kaostur. Seçtiği yöneticilerinin hukuka aykırı davranışlarını gören vatandaş kendi hukukunu kendi aramaya veya hak ve hukukunu mafya benzeri örgütler eliyle almaya kalkarsa bu durumda devletin varlığından söz edilemez.

Anayasayı tanımadığı ve dikkate almadığı görülen bu yasa ile Türkiye'de hukuk devleti ortadan kalkmaktadır. Anayasa Mahkemesinin ülke tam bir kaos ortamına dönüşmeden bu yasayı iptal etmesi kaçınılmazdır.
----------------------------------------------------

Prof. Dr. Emre Kongar'ın konuyu özetleyen Cumhuriyet Gazetesindeki yazısını aşağıya aldım. Başka söze gerek olmadığını düşünüyorum..

TORBAYLA BOĞULAN "HUKUK DEVLETİ"

AKP bir Anayasa Darbesi daha yaptı: Anayasanın “idarenin bütün kararlarının yargı denetimine tabi olması” ilkesine açıkça aykırı bir yasa çıkardı.
***
Osmanlı, idam kararlarını, mahkûmu yağlı kementle boğarak infaz ederdi.
Osmanlı’ya özenen AKP iktidarı, “Hukuk Devleti”nin infazını, onu “Torba yasayla” boğarak gerçekleştirdi: Böylece, yargı mekanizması, adalet anlayışı bir kez daha katledildi!
***
Tam bir çorba olan son “Torba yasa”, “ailenin vakfına” bina bağışlanmasını da olanaklı kılan, ihale yasasında yine değişiklikler yapan, şirket kasalarını boşaltan işverenlerin affını öngören sayısız değişiklik içeriyor...
Ayrıca üç önemli madde ile yargı kararlarını, yani doğrudan doğruya yargı erkini, devre dışı bırakıyor.
***
Birinci madde, atamalarla ilgili: İktidarın, müfettişler, kolluk kuvvetleri, bürokrasideki daire başkanları ve üzerindeki makamlara ilişkin yaptığı sürgünlere, atamalara karşı verilen mahkeme kararları iki yıl boyunca uygulanmayabilecek...Ayrıca iki yıl sonra da uygulanmazsa, bunu uygulamayanlar hakkında cezai işlem yapılmayacak!
İkinci madde, yapılan tartışmalı özelleştirmelerle ilgili: Üzerinden 5 yıl geçen özelleştirmelerde yargı kararları uygulanmayacak... Böylece Anayasa Mahkemesi kararıyla tartışmalı hale gelen Seydişehir Eti Alüminyum, Kuşadası Limanı, Çeşme Limanı, SEKA Balıkesir özelleştirmesi ile TÜPRAŞ’ın yüzde 14.76 hissesinin satılmasına karşı, yargının verdiği kararlar devre dışı bırakıldı.
Üçüncü madde internet denetimi hakkında: Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, mahkeme kararı olmadan internet erişimini engelleyebilecek. Böylece tüm internet denetimi doğrudan iktidarın emrine verilmiş oldu.
***
Erdoğan cumhurbaşkanı olur olmaz kabul edilen ve jet hızıyla onaylanan bu yasa, anayasaya açıkça aykırı bir nitelik taşıyor. Ama zaten Erdoğan, daha Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde bile anayasaya aykırı davranmamış mıydı?


Dr. Tahir Tamer Kumkale
16 Eylül 2014 Salı

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale