29 Mart 2017 Çarşamba

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






KÖMÜRDE NELER OLUYOR
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Yeni Türkiye'nin takip edeceği siyaset, belirsiz ve keyfi olamaz. Bizim siyasetimiz, mutlaka milletin kabiliyet ve ihtiyacıyla mütenasip olacaktır.-Gazi Mustafa Kemâl Atatürk-(1923)

 4 Haziran 2014 Çarşamba 

13 Mayıs 2014'te Manisa'nın Soma ilçesindeki kömür madeninde çıkan yangın nedeniyle 301 madencinin ölümüyle sonuçlanan facianın sarsıntıları henüz dinmedi. 301 işçinin yaşamını yitirmesine sebep olan olay, Türkiye Cumhuriyeti tarihine ülkenin en çok can kaybı ile sonuçlanan iş ve madencilik kazası olarak geçti.

Türk milleti Somada vefat eden madencilerin geride bıraktığı aile yakınlarına yardım ve destek için seferber oldu. Başbakan Erdoğan ve hükumet yetkililerine karşı Somalı yurttaşların protestoları ve Başbakanın yakın korumalarının halka karşı sert tutum ve davranışı oldukça eleştiri aldı. İlk günlerin kargaşasının atlatılması ile birlikte savcılık olaya el koydu ve maden sahibi dahil üst düzey yetkililer tutuklandı. Ülkede 3 gün yas ilan edildi. Ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde, kardeş Azerbaycan ve Pakistan'da da yas ilan edildi.

Soma Madenci katliamı ile birlikte maden ocaklarının fiziki güvenlik şartları ile madencilerin yaşam şartları yakın plana alındı.
Şurası bir gerçek ki Soma faciası ülkenin içinde bulunduğu hukuksuzluk ortamının doğal neticesidir. Daha fazla para hırsı, ülkemizde kontrolsuzluk ve denetimsizlik ortamını yaratmıştır. Gelinen nokta madencilik faaliyetleri çerçevesinde devletin iflasının ilan edilmesidir.

Ölen madencilerini sahiplenen Türkiye zor günlerden geçmektedir. Her alanda silkinip kendine gelmesi gerekmektedir. Çünkü gidebileceğimiz başka Türkiye yoktur. Göz göre göre adeta cinayete maruz kalarak hayatlarını kaybeden Madenci evlatlarımızın acısı etrafında birleşip bütünleşmek ve bu büyük acıdan pozitif sonuçlar çıkarmak zorundayız.

İşte bu alanda görev alan Türkiye Maden Mühendisleri Odası Başkanlığı kendisine düşeni yaptı. Ne yapılması gerektiği konusundaki deneyimlerini hazırladığı sonuç raporu ile kamuoyuna aktardı. Bu sözlere mutlaka kulak verilmesi ve bu işin sahiplerinin önerilerinin acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bütün bu önerilere rağmen hâlâ tedbir alınmakta kayıtsız kalınırsa meydana gelecek ölümle sonuçlanan kazaların sorumlusu doğrudan Erdoğan Hükumeti olacaktır.

Şimdi bir fikir vermesi açısından Maden Mühendisleri Odası tarafından hazırlanan Raporun sadece “Öneriler” bölümünü aşağıya aldım.
Her Türk aydınının bu çok haklı önerilerin takipçisi olmasını bekliyorum.
Bunlar yapıldığı takdirde Madencilik alanında artık böyle katliam benzeri kazaların olmayacağına inanıyorum.

Dr. Tahir Tamer Kumkale

http://www.kumkale.net, http://kumkale.wordpress.com
------------------------------
TÜRKİYE 19. KÖMÜR KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ

TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi tarafından 1978 yılından bu tarafa 2 yılda bir düzenlenen Türkiye 19. Kömür Kongresi, 395 delegenin katılımıyla 21-23 Mayıs 2014 tarihleri arasında Zonguldak`ta gerçekleştirilmiştir.

Kongrenin ana temaları bu yıl "Kömür Madenciliğinde Mekanizasyon" ve "Termik Santraller" olarak belirlenmiş olmasına rağmen, programda yapılan değişiklikle Soma`da yaşanan facia ve madenlerde iş güvenliği konusu özel bir sunumla değerlendirilerek kongre süresince her oturum içinde çeşitli yönleriyle ele alınmaya çalışılmıştır.

Kongre süresince, bilimsel kurul tarafından seçilmiş ve bildiriler kitabında da yer almış olan 8 Çağrılı, 3`ü yabancı olmak üzere toplam 43 adet bildiri, 2 farklı salonda gerçekleştirilen teknik oturumlarda sunulmuştur.

ÖNERİLERİMİZ
------------
1. Her ne ad altında olursa olsun taşeron, rödevans, hizmet alımı işlemleri ve özelleştirmeler derhal durdurulmalıdır.

2. Zonguldak ve Soma örneğinde olduğu gibi büyük bir havza geneline yayılmış kömür damarlarının işletilmesinde teknik açıdan "Havza Madenciliği" uygulanmalıdır. Dolayısıyla, kömür havzaları bir bütün olarak değerlendirilmeli, havalandırma, nakliyat, işçi sağlığı ve iş güvenliği yatırımları havza bütünü ele alınarak projelendirilmelidir. Ancak, özelleştirme ve taşeronlaştırmanın ön plana çıktığı günümüz kömür madenciliğinde, Zonguldak ve Soma örneğinde olduğu gibi, büyük kömür havzaları 5-10 yıllık ticari ömrü olan küçük sahalara bölünerek, özelleştirilmektedir. Bu küçük ölçekli sahaları işleten firmalar ilk yatırım maliyeti yüksek projelerden kaçınmakta ya da bu yatırımları karşılayamamakta, işçi sağlığı ve iş güvenliğine yönelik önlemler başta olmak üzere havalandırma, nakliyat vb. önemli konularda eksik yatırımlar yapmaktadırlar. Bunun sonucu olarak da, 13 Mayıs 2014`de yaşadığımız Soma İş Cinayetinde olduğu gibi, telafisi mümkün olmayan durumlar ortaya çıkmaktadır.

3. Madencilik faaliyeti yürüten Kamu Kurumlarında yaşanan teknik eleman ve işçi açığı en kısa zamanda giderilmelidir. Bu Kurumların yönetim kadrolarında yer alan ve yandaşlıktan başka özelliği olmayan politik kadrolar görevden alınarak yerlerine işin gereklerine uygun uzman kişiler atanmalıdır. Bu anlayışla yönetilmeye devam ederse benzer faciaların Kamu Kurumlarında yaşanmaları da kaçınılmaz olacaktır.

4. İş Kanunu, Maden Kanunu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili Yönetmelikler TMMOB ve Odamızın da içinde bulunduğu komisyonlar tarafından yeniden yazılmalıdır.

5. Geçmişte meydana gelmiş tüm kazalar profesyonelce analiz edilmeli ve gerekli dersler çıkarılmalıdır.

6. Tüm kömür sahalarında, kömürün kendiliğinden tutuşabilmeye yatkınlığı saptanmalı ve ülkemiz kömür sahalarının bu özelliklerini yansıtan bir haritası çıkarılmalıdır.

7. Kömür damarı ve çevresinin metan gazı içerikleri belirlenmeli ve metan içeriklerini gösteren haritalar elde edilmelidir. Riskli bölgelerde metan drenajı yapılmalı ve üretime güvenilir koşullar oluşturulduktan sonra başlanmalıdır.

8. İş Güvenliğini piyasalaştıran İş Güvenliği Uzmanlığı ve İşyeri Hekimliği sistemi değiştirilmelidir. İstihdam büroları gibi çalışan OSGB sistemine göre; madenlerde ve diğer çok tehlikeli işlerde kişi başına 12 dakika hizmet verilen ya da 1000 kişiye bir adet daimi İş Güvenliği Uzmanı atanmasını öngören bir sistem iş güvenliği değil, sadece kâğıt üretir. Ücretini işverenden alan, işverenin işçisi konumundaki İş Güvenliği Uzmanları ve İşyeri Hekimlerine dayalı mevcut sistem yeniden gözden geçirilerek radikal önlemler alınmalıdır.

9. Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu mevcut yapısıyla etkin bir denetim yapamamaktadır. Siyasi iktidarın felsefesine sahip bir denetim anlayışı etkin olarak yürütülemez. Siyasi iradeden bağımsız İş Teftiş Sistemi kurularak yeteri sayıda ve yeterli donanıma sahip uzman kadrolar tahsis edilmelidir.

10. Başta "Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi" adıyla anılan ve maden işletmelerine ve hükumetlere önemli sorumluluklar getiren 176 sayılı sözleşme olmak üzere, bekleyen bütün ILO sözleşmeleri geciktirilmeden onaylanmalıdır.

11. Amerikalı bir sigorta müfettişinin 1930`lu yıllarda yapmış olduğu çalışmaya dayanarak iş kazalarının nedenleri %88 tehlikeli davranışlar, %10 tehlikeli durumlar ve %2 de kaçınılmaz olarak açıklanmaktadır. Bu öğretinin, İş Güvenliği sistemimizden çıkarılarak bütün kazaların önlenebilir olduğunu benimseyen ve sıfır kaza hedefini öngören bir Güvenlik Kültürünün oluşturulması için eğitim sistemimiz yeniden yapılandırılmalıdır.

12. Madenlerde ve diğer iş kazalarında yitirdiğimiz tüm şehitlerimiz için 13 Mayıs tarihi anma günü olarak ilan edilmelidir.

13. 22 Mayıs 2014 tarihinde resmi gazete yayınlanan bir düzenleme ile Maden Mühendisleri Odası İdari ve Mali yönden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı`na bağlanmıştır. Soma faciasının üzerinden henüz 10 gün geçmeden ve acılar bu kadar tazeyken bu düzenlemenin yapılması manidardır. Giderek otoriterleşen iktidar bu tür olayların önlenmesi için öneriler üreten ve kamuoyunu bilgilendirerek anayasal görevini yerine getirmeye çalışan Odamızı baskı altında tutmak istemektedir.

Yukarıdaki tespit ve önerilerimizin takipçisi olacağımızı, Odamızı sindirme isteklerine boyun eğmeyeceğimizi, her şart altında halkımızın çıkarları için çalışmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz. (03.06.2014)

TMMOB, Maden Mühendisleri Odası
Zonguldak Şubesi Yönetim Kurulu




Dr. Tahir Tamer Kumkale
4 Haziran 2014 Çarşamba

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale