29 Mayıs 2017 Pazartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor ve sevgi ile kucaklıyorum....

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






ABD'de terör katliamı (2)
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 16 Eylül 2001 Pazar 

Bugün 16 EYLÜL 2001 İnsanlık tarihine kara bir gün olarak geçen kanlı terör baskınının üzerinden tam beş gün geçti. Dünyanın gündemini yine terör oluşturuyor. Enkaz kaldırma çalışmaları devam ederken olayın failleri bulunmaya çalışılıyor.

ABD Başkanı BUSH yaptığı televizyon konuşmasında "faillerin mutlaka bulunacağını, ABD'nin yapanları ve destekleyenleri şiddetle cezalandırarak gücünü göstereceğini" vurgulamıştır.

ABD'nin acısı büyüktür. Kayıpları çoktur. Devlet gururu incinmiştir. ABD halkı şoktadır. Devletine olan sonsuz güvenini büyük ölçüde yitirmiştir. Bunlar önemli gerçeklerdir. Fakat bu gerçekler, ABD gibi bilimsel düşüncenin öncülüğünü yapan bir ülke yönetiminin bu olayın failleri cezalandırmak amacıyla fevri davranışlar içine girmesi için sebep olmamalıdır. Burada sabır, sukünet, sağduyu, aklıselim ve bilimsel çalışma yöntemleri hakim olmalıdır.
 Oysa görünen durum ve gelinen yer öyle görünmemektedir. Gelişmeler özetle şöyle;
 * Kongre Başkana savaş için tam yetki verdi.
 * Savaş için 40 Milyar dolar ödenek tahsis edildi.
 * Nato ülkeleri ABD'nin düşmanlarına savaşta yanlarında olacaklarını bildirdi.
 * Yedekler askere alınmaya başladı. Ordu teyakkuz durumuna geçirildi.
 * Hedef olarak İslami terör örgütleri gösterildi. Arap kökenli Amerikalıların evleri ve işyerlerine saldırılar başladı. Arap kökenliler adeta terörist olarak görülmeye ve sokaklarda uluorta tartaklanmaya başlandı.
 * ABD halkı daha ne olduğunu anlayabilmiş ve şoku tam olarak atlatabilmiş değil.
 * Dökülen kanın yerde kalmasını istemeyen yönetim; halkın güvenini tazeleyebilmek için acele ile bir düşman bulup onu ortadan kaldırmak için kendini sorumlu hissediyor.
 * İslam ülkeleri liderlerinin verdiği dostluk mesajları ve islam ülkelerindeki dini liderlerin aydınlatıcı beyanatları gözardı edilerek adeta dünya hızla Hristiyan- Müslüman kutuplaşmasına sürükleniyor.

Yıllarca terör ile boğuşmuş , terörle mücadelede büyük tecrübeler ve başarılar elde etmiş bir ülkenin aydını olarak ABD'nin duygusal davrandığını ve yanlış yaptığını değerlendiriyorum.

Bilindiği gibi kanın karşılığı kanla alınırsa, doğuracağı sonuçlar bütün insanlık alemini karanlığa ve çıkmaza , dünyayı içinden çıkılamayacak bir kaosa sürükler. ABD Yönetimi'nin aklıselim ile ve çok iyi bir istihbarat ile olayın faillerini ortaya çıkaracağı kesindir. Fakat bunun dünya kamuoyuna açıklanmasının iyi bir yol olmayacağını, tırmanmayı arttıracağını ve dünya barışını tehdit edeceğini değerlendiriyorum.

Terörizme karşı ayni terörist misilleme ile, yani ayni silahla değil diyaloğ içinde diğer ülkelerle işbirliği yaparak çare bulunmalıdır. 11 EYLÜL'de yapılan bu büyük saldırı artık Uluslararası Terörizm alanında yapılmış en son saldırı olarak kalmalıdır. Büyük devlet olan ABD ' düşen en makül ve mantıklı davranış şekli bana göre budur.

O halde terörizmle mücadele için ne yapılmalıdır? Kanatime göre bu dehşetengiz acı olay barışa susayan insanlık tarihi için bir başlangıç olmalıdır. Yıllardır onbinlerce masum insanın canına ve malına kasteden "TERÖR TEHDİDİ"ne bundan sonra bütün ülkelerin katılımı ile çare bulmanın yolları aranmalıdır. Büyük-küçük ayırımı yapmadan bütün ülkeler Birleşmiş Milletlerin kontrol ve koordinatörlüğünde biraraya gelip ULUSLARARASI TERÖRİZM konusunu masaya yatırmalıdır.

Devletlerin bu olayları desteklemelerini önleyecek kesin çözümler bulunmalı ve geçerli yaptırımlar getirilmelidir. Devletler dünyanın neresinde olursa olsun meydana gelecek terör eylemlerine karşı işbirliği ve koordinasyonun sağlanması için yeniden teşkilatlanılmalıdır. Ayrıca terörle mücadelenin en zor fakat en önemli safhası olan teröre çanak tutan ve terör olaylarının oluşmasını hazırlayan ortamı elbirliği ile ortadan kaldırıcı tedbirler geliştirilmeli ve oluşturulan uluslararası organizasyon ile terör başlamadan kaynağında önlenmelidir.

Terörü yapanların kimliği, yeri ve zamanı hakkında önceden bilgi sahibi olunamaması Terör Olayları'nın en büyük özelliğidir. Siz terörist ile normal vatandaşı ayıramadığınız için terörü önlemek zordur. Nitekim dünyanın en büyük gücüne sahip ABD 11 Eylül'de bir kaç militana teslim olmuş ve yüzbinlerce kişilik orduların cephede savaşmalarından daha çok zaiyat vermiştir.

Terörle mücadelede tank, top, uçak, gemi, ve çok iyi savaşan piyade erine ihtiyacı yoktur. Burada ana hedef teröristin değil, terör ortamının ortadan kaldırılmasıdır. Bu büyük mücadele ; iyi bir planlama, geniş ve yaygın istihbarat, teröre destek olan ve onu yaşatan halkın kazanılarak kendi saflarına çekilmesi, teröristle ayni silah ve ayni mekanın kullanılması, uluslararası işbirliği ve koordinasyon, sabır ve zaman gerektirir.
 Dünyanın en eğitimli ve ölmesini bilen disiplinli askerlerine sahip bir milyon kişilik Türk Ordusu bütün tecrübesine rağmen ancak 20 yıl sonra terörü kontrol altına alabildi .Dikkat edilmesini istiyorum. Önledi diyemiyorum. Kontrol altına alabildi diyorum. Çünkü bu kolay bir mücadele değil. İngiltere yüzlerce yıldır IRA karşısında bir adım ilerleme sağlayamadı. Sonunda istediklerini kabul ederek anlaşmak ve onu meşrulaştırmak zorunda kaldı.

Son bir kaç gündür dünya ve Türk Basını, Usame Bin Laden'in bu işi yaptığını ve halen bulunduğu Afganistan'dan operasyonla alınmasını konu ediyor. Başarılı televizyoncularımız ve araştırmacı büyüklerimiz Afganistana nasıl saldırılacağının senaryolarını harita üzerinde kamuoyuna izah ediyorlar. Piyasalar tamamen durmuş ,savaş tamtamlarını dinliyor. Havaalanları çevresinde gazeteciler mevzilenmiş. Herkez başlaması artık an meselesi olan bir savaşın muhtemel ceryan şekli hakkında bildiklerini sıralıyor.

ABD Afganistan'a saldırırsa ne olur? Terörü önler mi? Giden canları geri getirir mi? Bunun cevabı büyük bir hayırdır.

Çünkü Taliban yönetiminin ve Afganistan halkının kaybedecek hiç bir şeyi yoktur. Saldırı sadece ABD'nin düşmanlarını arttırır. Dünyadaki terörü yaygınlaştır ve vüs'atini çoğaltır. Havadan Afganistanı aylarca ve yıllarca bombalayın. Her santimetre karesini 50 cm. çelikle kaplayın. Teröriste hiç bir şey yapamazsınız. Teröristi ancak onun yaşadığı ve barındığı mahalle fiilen giderek göğüs göğüse muharebe ile altedebilirsiniz. Oysa ABD bunun acılarını Vietnam'da gördü. Ruslar birkaç saatte alacaklarını iddia ettikleri Afganistan'dan 10 yıllık bir mücadele sonunda büyük kayıplar vererek ve adeta kaçarak çıktılar.

Oysa şimdilerde Afgan halkının bombaya değil, ekmek, aş ve işe ihtiyacı var. Onlara bombalamak için ayırdığınız 40 milyar dolardan 2 milyarını verin. İddia ediyorum Afgan halkı size ertesi gün kimi istiyorsanız istediğiniz yerde elleri ile teslim edecektir.

Burada en büyük insanlık suçu olduğunu herzaman vurguladığım terörizm ve teröristler cezalandırılmasın demiyorum. Aksine bunun mutlaka cezalandırılması gerektiğini vurgulamak istediğim için aklıselim ve sağduyu ile davranılmasını istiyorum.

Terörizmle mücadeleyi konvansiyonel ve nükleer muharebe koşullarına göre yetiştirilmiş ve teçhiz edilmiş askerlerle yapmaya kalkarsınız, Ordunuzu ve gücünüzü boşu boşuna harcar, yetişmiş insan gücünüzü telef edersiniz. Kendinize ve ordunuza olan güveniniz sarsılır.

Bu harbi ancak düşmanlarınız gibi yaparsanız kazanabilirsiniz. Oda zaman ister. Çok iyi bir gözlem ve eğitim ister. Burada en önemli faktör; terörü doğuran ve teröristi besleyip destekleyen ortamın ortadan kaldırılmasıdır. Bunun tek ve etkili yolu terör ortamını yaratan bölge insanını her alanda destekleyip onların güvenini kazanmak ve ekonomik açıdan bölgeyi güçlendirmektir.

Kanaatime göre ABD Yönetimi; havadan bir yerleri bombalayarak halkının kabaran haklı kinlerini durdurmak için taarruz etmeyi öncelik olarak ele almamalıdır. Öncelikle ele alınacak konu, 11 Eylülde vukubulan vahşeti yaratan sebeplerin incelenmeesi olmalıdır.

Sonuç olarak; ABD halkına yapılan saldırının intikamının alınması için sağduyu ile değil duygusal hareket edildiği açıkça görülmektedir.Terör terörü doğurur. Kan kanı çağırır. Düşmanlıklar çoğalır. Karşılıklı öç alma duygusu insanlık alemini bölünmeye ve bitmek bilmeyen bir kaosa doğru sürükler. Ben buradan başta Bush olmak üzere ABD yönetimini büyük devlete yakışan bir olgunluk ile davranmaya çağırıyorum. Yangına körükle giden Nato liderlerini de itidâle davet ediyorum. Terörden çok çekmiş olan ülkemin tecrübelerinden yararlanmalarını ve bizi dikkate almalarını istiyorum. Allah insanımıza ve bütün insanlığa acısın.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
16 Eylül 2001 Pazar

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale