24 EYLÜL 2017 PAZAR

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Anayasa değişikliğine yaklaşımı ile CHP artık Atatürk'ün partisi olduğunu iddia etmemelidir...
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Bizim telâkkimize göre, siyasi kuvvet, milli irade ve egemenlik, milletin bütün halinde müşterek şahsiyetine aittir, birdir. Taksim edilemez, ayrılamaz ve başkasına bırakılamaz. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk (1930)

 24 Eylül 2007 Pazartesi 

AKP’nin yapması gereken pek çok acil iş dururken vatandaşların %92 sinin kabul ettiği 1982 Anayasasını yeni baştan yazmaya başladı. Bu şekilde devletin temelini sarsacak ve kurulu düzeni altüst edecek sivil anayasa çalışmaları gündemi kilitledi.

Bilen bilmeyen, gerekli gereksiz fikir beyan ediyor. Oysa ortada Prof.Ergun Özbudun ekibinin hazırladığı taslak metinden başka AKP tarafından benimsenmiş kesinleşmiş ve tartışmaya açılmış tam bir anayasa metni yok. Bilgiler gazete köşelerine yansıyan AKP yönetiminin üst kademe yöneticilerinin verdiği bölük pörçük haber kırıntıları etrafında kalıyor ve dolayısıyla tartışmalar da bilimsellikten uzaklaşıyor.

Kendi iç meselelerini çözme çabası içinde olduğundan anayasa çalışmalarında sessiz kalan CHP nihayet ortaya çıktı. Genel Başkan Deniz Baykal Kanal D’de M.Ali Birand ile yaptığı konuşmada AKP’yi şiddetle eleştidi.
Baykal özetle şunları söylüyordu;

* Bu getirilen taslak Atatürk adını ve Atatürk düşüncesini tasfiye etmeyi amaçlayan bir taslaktır. Yani Atatürk'e sırtını dönen bir anayasa vardır. Bu anayasa laikliğin içini boşaltan bir anayasadır.

* Taslakta 44. madde, "Türkiye'nin eğitim dilini Türkçe dışında dillere açan bir madde olarak düzenlenmişir. Bu bizim ancak Sevr'den sonra Lozan'da elde ettiğimiz ulusal bütünlüğümüzü 84 yıl sonra bir anayasayla geri vermemiz sonucunu doğuracaktır

* Anayasa, ancak bir kurucu meclis eliyle yenilenebilir. Hükümet'in yapması gereken ise "anayasayı yenileme, eski anayasayı iptal etme iddiasından vazgeçerek, değiştirmek istedikleri noktalardaki taleplerini açıkça ortaya koymak ve o konularda bir değişiklik arayışına girmek olmalıdır.

Bize göre CHP lideri Baykal bu sözlerinde samimi ve inandırıcı değildir. Çünkü Anayasa konusunda CHP ile AKP’nin fikirleri birbirinin aynisidir. Ayrıca bu fikirler CHP’nin konuya daha önceki yaklaşımı ile tamamen zıttır.

AKP hükümeti bu defa Sayın Baykal’ı önemli bir noktasından yakalamıştır. CHP'nin 3 Mart 1993’te Deniz Baykal imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunduğu anayasa değişiklik teklifini raftan indiren AK Parti, CHP'nin o dönemdeki değişiklik önerilerinin tamamına hazırladığı anayasa taslağında yer vermiştir. Böylece değişikliklere CHP’nin karşı çıkması halinde "Bu değişiklikleri biz sizin teklifinizden esinlenerek hazırladık" yanıtı verilecektir.

Basına yansıyan kısmı ile CHP’nin Anayasa değişiklik önerilerinin bazıları şunlardır.

- 1982 Anayasası temel anlayışı, dili ve yazılışı bakımından tümüyle yeniden yazılmalıdır.

- 1982 Anayasası'nın temel özelliğini oluşturan 12 Eylül anlayışı tümüyle terk edilmelidir. En belirgin düzenleme olan 'Başlangıç' anayasadan çıkarılmalıdır. Geçici 15. madde ve 134. madde çıkarılmalıdır. YÖK kaldırılmalıdır ve 130-131nci maddeler değiştirilmelidir.

- Birey-devlet ilişkisinde denge sağlanırken bireyin haklarını daraltan ve özünü zedeleyecek sınırlamalara yer verilmemelidir.

- Yürütme erkinin bir parçası olan cumhurbaşkanlığı ile ilgili düzenlemeler parlamenter sistemi zedelemekte ve bozmaktadır. Görev ve yetkileri bu anlayışla saptanmalıdır..

- “Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve inkılâplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla; Atatürk’ün manevî himayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde, Başbakanlığa bağlı; Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezinden oluşan, kamu tüzelkişiliğine sahip “Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu kurulur”şeklindeki yer alan 134 üncü madde kaldırılmalıdır.

Görüldüğü gibi CHP verdiği önerge ile Anayasadan Atatürk’ü ve Atatürkçü düşünceyi tamamen silmektedir. Sadece 134 üncü maddenin kaldırılması teklifi ile Atatürkçü Düşünceyi bilimsel olarak ortaya çıkartacak ve yine bilimsel metodlarla uygulama alanına sokmakla görevlendirilen Atatürk Araştırma Merkezini de otomatik olarak kalkması talep edilmekte, bu fikri ülkeden silmek isteyen küresel güçlere çanak tutulmakta ve yol gösterilmektedir. Dolayısı ile ABD, AB ve IMF’ye tam teslimiyet politikası uygulayan AKP, CHP’nin bu taslağını aynen sahiplenmiştir.

Bu tutum ve davranış her fırsatta Atatürk’ün partisi olduklarını, O’nun altı ilkesini amblemlerinde taşıdıklarını belirten ve Atatürk’ün mirası ile ayakta duran Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumuyla organik bağları olan CHP’ye bu tutum ve davranış yakışmamıştır.

Siz hem ben Atatürk’ün partisiyim diyeceksiniz. Sonra da Atatürkçülüğün tamamen silinmesine çanak tutacak uygulamalar yapılmasını resmen isteyeceksiniz. İşte burada sorgulamamız gereken husus budur.

Ülkemizde CHP başta olmak üzere siyasi partiler Atatürk’ü sahiplenirler. Sadece kendilerinin gerçek Atatürkçüler olduğunu ve bu parti üyelerinden başkalarının Atatürkçü olamayacağını vurgulayarak bir nevi Atatürk’ü kullanarak bölücülüğe hizmet ederler. Aslında bu çok yanlıştır. Atatürk milletin tümünün benimsediği milli liderdir. Atatürk milli birlik ve beraberliğimizin sembollerinden biridir. Atatürk gibi O’nun eserleride tüm milletin ortak değerleridir. Atatürk ilkeleri de bu eserlerin başında gelmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin başlangıcından itibaren yönetiminde hakim olan esas unsur altı ana maddede sıralanan Atatürk İlkeleri’dir. Bugün CHP’nin amblemindeki altı ok ile ifade edilen bu ilkeler başta Kemal Atatürk olmak üzere yeni Türk devletini kuranlar tarafından benimsenmiş ve bu ilkelerin gerçekleşmesi için büyük çaba harcanmıştır.

Atatürk İlkeleri; Türk toplumunun ihtiyaçlarından doğmuştur. Bunların Anayasa maddesi haline getirilerek toplum hayatında zorunlu kılınmasında ve toplumun bütün kesimlerince benimsenmesinde herhangi bir özenti veya taklitçilik mevcut değildir. Bu ilkeler sadece kavram olarak kalmamıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından hem sözle ve hem de uygulama ile belirgin hale getirildiğinden değişmeden günümüze kadar geçerliliğini muhafaza ederek gelmiştir.

Atatürk İlkeleri bütün bir milletin ortak değerleridir. Bu ilkeleri Atatürk’ün kurduğu parti olan CHP’ne maletmek kanatime göre son derece yanlış bir değerlendirmedir. Çünkü, Eylül 2007 CHP’si ile Atatürk’ün CHP’sinin birbirleri ile isim benzerliğinden ve Atatürk İlkelerini simgeleyen altı oku ortak kullanmak dışında benzerlikleri kalmamıştır.

Deniz Baykal'lı CHP, Atatürk'ün kurduğu CHP değildir. Atatürk'ün Cumhuriyet Halk Partisi 9 Eylül 1923'te Halk Fıkrası adı ile kurulmuştur. Halk Fıkrası; Kurtuluş Savaşını başlatarak sonuçlandıran siyasal örgüt olan " Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti"nin partileşmesi ile meydana çıkmıştır..

Atatürk’ün 8 Nisan 1923'te yayınladığı "Dokuz Umde Beyannamesi "nde; “T.B.M.M. çoğunluğunu bir amaç çerçevesinde toplamak ve ülkeyi milli egemenliğe dayalı siyasi bir yapıya kavuşturmak için Sivas Kongresi esnasında kurulan Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti'nin siyasi partiye dönüştürüleceği”açıklanmıştır. Daha sonra Halk Fırkası adını alacak partinin ilkeleri ise bir seçim bildirgesi ile ortaya konulmuştur. "Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, halkın kendi kendisini yöneteceği ve TBMM'nin milletin tek ve gerçek temsilcisi olduğu " Bildirge'de özetle vurgulanmıştır.

Atatürk’ün CHP’si önce Mustafa Kemal Atatürk ve sonra da İsmet İnönü liderliğinde ülkeyi muhalefetsiz olarak tam 27 yıl yönetmiştir. 12 Eylül 1980'de Askeri Yönetimi diğer partilerle birlikte 16 Ekim 1981'de Atatürk'ün CHP'sini de kapattı. Partinin mal varlığı hazineye devredildi. Haziran 1992'de askeri yönetimler zamanında kapatılmış bulunan partilerin açılabileceğine izin veren yasanın çıkması üzerine CHP yeniden eski adına ve mal varlığına kavuştu.

Şimdi Deniz Baykal liderliğindeki yeni CHP’nin yeni anayasadan Atatürk’ün çıkartılması için yasa değişikliği teklifi verdiğini üzülerek öğreniyoruz.

Bu davranışın CHP imajıyla örtüşmediğini, gerçek CHP anlayışının bu olmadığını söylemek istiyorum. Ama görünen köy kılavuz istemiyor.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
24 Eylül 2007 Pazartesi

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale