23 Nisan 2017 PAZAR

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Türkiye uyanmalı artık!... (Dr. Sadık Özen)
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Türk milliyetçiliği, ilerleme ve gelişme yolunda milletlerarası temas ve münasebetlerde, bütün çağdaş milletlere paralel ve onlarla bir ahenkte yürümekle beraber, Türk içtimai heyetinin hususi seciyelerini ve başlı başına müstakil hüviyetini mahfuz tutmaktır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1930)

 10 Temmuz 2007 Salı 

Dr.Sadık Özen ülkemizin içinde bulunduğu ortamı "TÜRKİYE ARTIK UYANMALI" yazısında en veciz ve amlamlı ifadelerle tarif etmiş, içinde bulunduğumuz tehlikenin büyüklüğünü vurgulayarak Türk aydınına düşen toplumu ve yönetimi uyarma görevini yerine getirmiştir.. Her kelimesine katıldığım bu yazıyı BİLDİRİYORUM okurlarının istifadesine sunuyorum.
Seçimlerde necip milletimizin sağduyusuna olan umudumu muhafaza ediyorum.
Dr.Tahir Tamer Kumkale

Türkiye uyanmalı artık !.. Hem de daha fazla gecikmeden. 22 Temmuz bunun miladı olmalı. Daha fazla geç kalmadan, daha büyük olumsuzluklarla karşılaşmadan, tehlike kapımıza daha fazla yaklaşmadan, iş işten geçmeden uyanmalıyız artık !..
Türk Halkı uyanmalı artık !.. Topraklarımız ve Kurumlarımız daha çok satılmadan. Terör tuzaklarına ve terörist kurşunlarına daha çok hedef olmadan ve daha çok vatan evladımızı şehit vermeden. Daha çok hüsrana uğramadan, daha çok umutsuzluğa kapılmadan ve daha çok kahrolmadan.
Vatandaşlarımız gerçekleri görmeli ve uyanmalı artık. 22 Temmuz 2007; Vatanımıza sahip çıkmanın, Cumhuriyetimizi, Atatürk İlke ve İnkılaplarını korumanın, Ülkemizin bölünmez bütünlüğünün, Ulusumuzun birlik ve beraberliğinin, Egemenliğimizin, Bağımsızlığımızın sembolü ve geleceğimizin teminatı olarak tarihe geçmeli.
Köylümüz / kentlimiz / kasabalımız, çobanımız / çiftçimiz - turizmcimiz, yaşlımız / gencimiz, sanayicimiz / patronumuz / işçimiz ve de boş gezenimiz, esnafımız / tüccarımız, memurumuz / emeklimiz, gazetecimiz / yazarımız / çizerimiz, üniversitelimiz / aydınımız / cahilimiz, müzisyenimiz / sanatçımız / tiyatrocumuz, sunucumuz / yorumcumuz, pilotumuz / hostesimiz, doğulu / batılı / güneyli / Karadenizlimiz, ilim adamımız / politikacımız, adaylarımız / aday olmayanlarımız, muhalifimiz / iktidar yanlımız, sağcı / solcu / tarafsız olanımız; daha fazla zaman kaybetmeden uyanmalıyız artık. Gerçekleri görmenin ve vatanımıza sahip çıkmanın zamanıdır.
Seçim siyaset işidir, ama şu anda siyaset yapmanın zamanı değildir. Emperyalist devletler vatanımızı bölmek için uğraşıyorlar. Haritamızı bile keyiflerine göre çizdiler. Ellerine geçen ilk fırsatta uygulamaya koyacaklar. Buna kayıtsız kalamayız. Etnik kökenlerimiz, dini inançlarımız, siyasi görüşlerimiz ne olursa olsun ve Türkiye Coğrafyası’ndaki yerimiz neresi olursa olsun; birleşmeli ve Ulusal varlığımızı koruyacak güçlü bir iktidarı iş başına getirmeliyiz. Çünkü bu vatan hepimizin.
Sevgili Gençlerimiz; dersleriniz, işiniz / gücünüz / zevkleriniz yanında ülke sorunlarını düşünmeye zaman ayırmalısınız. Çok fazla değil, Avrupa Yakası’nı izlediğiniz kadarı bile yeter bunun için. Büyük Atatürk, Cumhuriyetimizi sizlere emanet etti. Bunun bilincinde olmalısınız. Hiç olmazsa, Gafur’un çizgili pijamasına veya Şakira’ya gösterdiğiniz ilgi kadarını esirgemeyin ülkenizden. Bu yaşımızda bizler, sizin geleceğiniz için çaba gösteriyor ve çırpınıyoruz. Damarlarınızdaki asil kanın gereği olarak sizler de sorumluluklarınızın bilincinde olunuz.

Her gün askerlerimiz şehit olurken, cenaze törenlerinde şehit ailelerinin göz yaşları sel olup akarken ve ulus olarak içimiz kan ağlarken; gençlerimizi sadece zevk ve eğlence içinde görmek içimizi yakıyor. Kurdukları haince tuzakları ve yaptıkları insanlık dışı saldırıları yeterli bulmayanlar, şimdi de en büyük ulusal kaynaklarımızdan olan ormanlarımızı hunharca yakıyor, sevgi ve huzurun sembolü olan yeşili katlediyor ve bizi kuşlarımızın cıvıltısından bile mahrum bırakmaya çalışıyorlar. Bütün bunlara dur diyecek bir yönetime gereksinim var.
Çiftliği ve hayvanları ile birlikte bağrı da yanan sevgili kızımız Tuğba Özay’ın feryatlarına kulak veriniz. Sizleri uyanmaya davet ediyor. Korkmadan, çekinmeden, içindeki yurt sevgisinin gereği olarak, hissettiklerini bütün dünyaya haykırıyor. Onun yaralı kalbinin sesini duyunuz ve ne kadar acı içinde çırpındığını görünüz.
Antalya’nın Pınarlı Beldesi’nin, iktidar partisine mensup genç Belediye Başkanı; Ülkemizin içinde bulunduğu gerçeği ve tehlikeleri görerek partisinden istifa etti ve Cumhuriyetimiz’in simgesi olan partiye girdi. Konuşmalarıyla halkımızı uyarmaya çalışıyor. Bu önemli bir gelişimdir ve devamı gelecektir. Petkim’den sonra satış sırası Sabiha Gökçen Havalimanı’na gelmiştir. Devletinin sahip olduğu varlıkları satarak paraya çeviren bir siyasi yönetim tarzı dünyanın hiçbir yerinde görülmemiştir. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, karşı çıkanlar da adeta birer hain gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Bu tür bir siyasetin, dinle ve imanla da bir ilgisi yoktur. Eğer, Ulusal varlığımızla birlikte bağımsızlığımızı da yitirecek olursak, gün gelir minarelerimizden ezan sesini bile duyamayız.
Bir uyarıda basınımız için. Değerli basınımız, sizler halkımızın gözü kulağı ve sesisiniz. Yayınlarınızda, ülke sorunlarına yeterince yer vermediğiniz için sizleri eleştiriyor ve uyarıyorum. Lütfen, bazı ünlülerin; sevgililerinden, aşklarından, bikinilerinden, donlarından, yatlarından ve katlarından söz ettiğiniz ve onları görüntülediğiniz kadar ülke sorunlarıyla da ilgilenmeye, gerçekleri halkımıza anlatmaya çalışınız. Bu sizin en önde gelen göreviniz olmalıdır. Sizlerin vebali, diğer sıradan vatandaşlarımızınkinden kat kat fazladır. Bunu unutmayınız.
Herkes oyunu istediği partiye kullanmakta serbesttir. Bu konuda herhangi bir telkinatta bulunma hakkımız yok. Yapmak istediğimiz şey, gerçeklerin görülebilmesi için uyarıda bulunabilmektir. 22 Temmuz’da, Cumhuriyetimizin, egemenlik, bağımsızlık ve bütünlüğümüzün korunabilmesi için Cumhuriyetçi ve Milliyetçi Partilere destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Barajı aşamayacak partilere oy vererek, oy kaybına sebebiyet verilmemesini ve bütünlüğün bozulmamasını diliyorum.
En derin sevgi ve saygılarımla… 10/07/2007 Antalya



Dr. Tahir Tamer Kumkale
10 Temmuz 2007 Salı

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale