29 HAZİRAN 2017 Perşembe

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanların Ramazan Bayramını kutluyorum.

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Kapatılan Fazilet Partisi
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 22 Haziran 2001 Cuma 

Cuma müslümanlar için mübarek ve kutsal bir gün. Ne garip tesadüf ki böyle bir günde Türkiye Cumhuriyeti'nin Ana Muhalefet Partisi Anayasa Mahkemesi tarafından dini siyasete alet etmek gerekçesi ile kapatılıyor.

Aslında bu konu üzerinde yazmak istemiyordum, fakat posta kutuma gelen pek çok soru karşısında bu konudaki fikir ve düşüncelerimi açıklamağa mecbur kaldım.

Siyasi Partiler Demokrasilerin temel direğidir. PARTİLER BÜTÜN UNSURLARI İLE DEVLETİN YÖNETİMİNE TALİPTİR. Devlet yönetimi ise çok ciddi, çok karmaşık , üstün bilgi, beceri ve büyük özveri isteyen bir kutsal bir iştir. Gerek muhalefette ve gerekse iktidarda olsun bütün partilerin merkezi ve yerel yönetimlerde önemli işlevleri vardır. Demokrasilerde halkın doğrudan yönetime katılması ancak partiler vasıtası ile olur.İktidar olmak ne kadar önemli ise, onu denetleyen ve her zaman iktidarın alternatifi olduğunu göstermek durumunda bulunan muhalefet partileri de en az iktidar kadar önemlidir.

Demokrasilerde vatandaşlar fikir ve düşüncelerini benimsedikleri partilere üye olarak, fiilen teşkilatlarda görev alarak veya oyları ile partilerini desteklerler. Kapatılan Fazilet Partisinin T.B.M.M.'de yurt sathına yayılmış belediyelerde ve İl Genel Meclislerinde fiilen görev yapan binlerce üyesi vardır. 6 milyondan fazla seçmeni ve en küçük beldede dahi teşkilatı vardır.

Kapatma Kararı ile bu teşkilatların tamamının tüzel kişilikleri ve temsil yetkileri sona ermiştir. Bu işin kanuni yönüdür. Mevcut Anayasa'mız ve buna göre çıkartılan Siyasi Partiler Kanunu'na göre Anayasa Mahkemesi'nin aldığı karar hukuk devletinin ilkelerine tamamen uygundur.

Ortada kanunlarla getirilmiş yasaklar vardır. Yargı buna göre işlevini tamamlamış ve işin hukuki cephesini tamamlamıştır. Konuya hukuki açıdan bakıldığında Fazilet Partisine yapılanlar tamamen yasal ve zorunludur.

Türkçe'de yaygın bir Atasözü vardır. " GÖRÜNEN KÖY KILAVUZ İSTEMEZ". Bu atasözü bu olaya tamamen uymaktadır. Fazilet Partisi'den önce de ayni fikri paylaşan ayni şahışların kurup yönettikleri Refah Partisi, Milli Selâmet Partisi ve Milli Nizam Partisi'de benzer gerekçelerle kapatılmıştı. Yine ayni kişilerin kuracakları diğer partilerin sonlarının da bu anayasa ve bu kanunlar aynen kaldığı sürece ayni olacağı kesindir. Bu konuda hukuku ve hukukçuları suçlamak yanlıştır. Onlar kendilerine verilen yargı görevini tam olarak yerine getirmişlerdir.

İşin siyasi ve sosyal cephesi ve de demokratik kurallar cephesinden görünen yanı ise Türkiyede siyasetin bulunduğu yeri ve ulaştığı seviyeyi göstermesi açısından son derece düşündürücü ve üzücüdür.

Fikir ve düşünceyi yasaklarla önlemek tarihin hiç bir devrinde ve hiçbir rejimde mümkün olmamıştır. Benimsemediğiniz fikirleri ancak daha üstün fikirle önleyebilirsiniz. Bu ise zorlu ve uzun bir çalışmayı gerektirir. Ciddi bir eğitim sürecini gerekli kılar. Fazilet Partisi'ni kapattık.Tabelasını indirdik. Peki bu partiye gönül vermiş ve inanmış vatandaşlarımızın partileri ile ilgili fikir ve düşüncelerini değiştirebildikmi ? Tabiiki hayır.

PEKİ NE OLDU ŞİMDİ? GERÇEK ŞU Kİ; ŞİMDİ FAZİLET PARTİLİ VATANDAŞLARIMIZI BİRBİRİNE DAHA FAZLA KENETLEDİK VE ONLARI ESKİSİNDEN DAHA GÜÇLÜ HALE GETİRDİK.ONLARI BİRBİRİNE DAHA FAZLA BAĞLADIK. ARALERINDA MEVCUT OLAN A NLAŞMAZLIKLARI KALDIRARAK ONLARI BÜTÜNLEDİK.SAFLARINI SIKLAŞTIRDIK... Yani cezalandırmak yerine, eskisinden daha güçlü ve kuvvetli gelmeleri için kendilerine imkan hazırladık.

Fikir ve düşünceler ne kadar kötü ve kabul edilemeyecek kadar aşırı olurlarsa olsunlar; bu fikirler demokrasi ortamında ve yasal zeminlerde açıkça ifade edilebilme ve tartışma imkanına sahip olmalıdır. Fikirleri ve bu fikri savunanları yasaklarsanız, bu fikir sahiplerini kontrol ve denetleyemeyeceğiniz gizli ve örtülü ortamlara itersiniz. Bu şekilde dialog ve hoşgörü ile tartışma imkanı ortadan kalkacağından FİKİRLERİN KABA KUVVETLE, YANİ ANARŞİ VE TERÖRLE KABUL ETTİRİLMESİNE ORTAM HAZIRLANIR. Oysa Türkiye; kısa Cumhuriyet tarihinde bu durumdan en fazla zarar görmüş ülkelerden biridir. Ülkemizin yakın tarihimizde karşıt görüşlü kişi ve kuruluşların vahşice birbirlerini kırdığı kanlı bir arenaya döndürüldüğünü bizim nesillerimiz bire bir yaşayarak öğrenmiştir. Türkiye'nin böyle günlere bir daha dönmeye asla tahammülü yoktur.Olmamalıdır.

Gerek parlamento içinde ve gerekse dışındaki parti yetkilileri bu karardan dolayı çok üzüldüklerini belirtiyorlar. Gerçi ağızlarından çıkanlara kendileride inanmıyorlar ama. Belki halkı gene kandırırız diyorlar.

Hayır beyler. Bu durumun gerçek müsebbibi, sahibi ve varsa suçlusu sizlersiniz. SİZİN GÖREVİNİZ YASA YAPMAKTIR. Yaptığınız yasaları uygulayan hakimlere kızmaya sizin hiç hakkınız yoktur.

Eğer siz isteseydiniz. Hiç bir makam ve hiç bir şahış demokrasinin temel direği olan partilere dokunamazdı. Ama siz fikire karşı fikirle mücadeleden kaçarak, yani yasakları kullanarak işin kolayına gittiğinizi sanıyorsunuz. Fakat bilin ki; bu durumda mağdur olan sadece kapatılan partiler ve onun yandaşları değildir.

Mağdur olacak ve bu işten zararlı çıkacak sizlersiniz. Neden mi? Düşünürseniz nedenini kendiniz bulursunuz.

Görevini yasaların verdiği yetkiyi kullanarak Fazilet Partisi'ni kapatmak suretiyle yerine getiren Anayasa Mahkemesi'nin bu kararının SİYASİ HAYATIMIZDA BİR DÖNÜM NOKTASI OLMASINI VE ÜLKEMİZ İÇİN HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLİYORUM.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
22 Haziran 2001 Cuma

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale