29 Mart 2017 Çarşamba

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Doğu Perinçek ve Talat Paşa komitesinin şanlı Lozan seferi
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Dünyanın bize hürmet göstermesini istiyorsak, evvela bizim kendi benliğimize ve milliyetimize bu hürmeti hissen, fikren, fiilen, bütün iş ve hareketlerimizle gösterelim; bilelim ki milli benliğini bulmayan milletler başka milletlerin avıdır. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk (1923)

 2 Şubat 2007 Cuma 

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluş belgesi olan Lozan Antlaşmasının imzalandığı 24 Temmuz 1923 tarihinden 84 yıl sonra bugün Lozan'da yeniden tarih yazılıyor. Türkiye'de Ermeni Soykırımı yapılmadığını haykıran İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve dava arkadaşları bir avuç vatansever Türkiye'ye saldırı açan küresel güçlere karşı tarihi bir hukuk mücadelesi veriyor.
Talat Paşa'yı vuran katilleri affeden Alman mahkemelerinin bir benzeri bugün Lozan'da sergileniyor. Doğu Perinçek ve Talat Paşa Komitesi üyesi aydınlarımız dünyanın gözleri önünde hukuk savaşı veriyorlar.
Türkiye'ye ve Türklüğe hakaret eden Orhan Pamuk'un yargılanmasında dünyayı ayağa kaldıran ve batı basınını İstanbul'daki mahkeme kapısına yığan beyni satın alınmış AB yalakası sözde aydınlarımızın Türkiye'nin bu haklı davasından haberleri yok herhalde? Şimdi hepsi bir köşeye sinmiş Lozan'da Türklere verilecek cezayı havai fişeklerle kutlamak için hazırlık yapıyorlar. Bir avuç inanmış Türk aydını da tamamen kendi girişimleri ile Lozan'da milli değerlerimizi ve hukukumuzu yedi düvele karşı başarıyla savunuyorlar.
Bu günlerin bir benzerini Mart 1985 yılında Paris-Orly Havaalanı baskını davasına müdahil olan bir avuç vatansever Türk bilim adamının verdiği hukuk mücadelesinde görmüştük..
Acı ama ülkemizin gerçekleri bunlar...
Ben bugün Bildiri-Yorum köşesini bu mahkeme ile ilgili izlenimlerini Lozan'dan anlatan değerli kardeşim Atakan Mert'in sözlerine ayırdım. Milletimiz doğruları birinci elden bilsin ve anlasın istedim.
Bu vesile ile Sayın Doğu Perinçek ve Talat Paşa Komitesindeki dava arkadaşlarını tebrik ediyor. Başarıları için dua ediyorum. Milletimin bu bir avuç duyarlı insanın hizmetlerini takdirle karşılayacağına inanıyorum.
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Gönderen: Atakan Mert
Tarih : 07 Mart 2007 18:18
Konu : Lozan da Bugün
Değerli Dostlar,

Pazartesi gününden beri biraz kırgın ve üzgünüm. Biraz dediğime bakmayın esasında epey kızgınım. Gerçek dostlar acı da söyler!
Lozan'da Türkiye'nin, geçmişi ve geleceği ile ilgili hayati bir duruşma var. Perşembe günü bitecek ve her gün ciddi tartışmaların/çatışmaların yapıldığı bu duruşma ilgili ne mümtaz(!) medyamızda ne de internet dünyasında ciddi bir takip ve bilgilendirmeye rastlamıyorum. Hadi malum kesimden vazgeçelim ama ya konuşmaya gelince mangalda kül bırakmayan milliyetçilerimiz ve ulusalcılarımız neredeler? Şimdi sizlere oradan bilgiler aktaracağım.
Medeni(!) batının medeni mahkemelerinden kısa bir görünüm;

- Mahkeme salonuna davalı Doğu Perinçek'in avukatları alınmıyor,
- Mahkeme sabahtan akşama kadar 11 saat sürüyor. Kısa bir yemek molası dışında içeri giriş çıkışlar yasaklanıyor,
- Yanlarına su şişesi almaları bile yasaklananların su veya tuvalet ihtiyacı için dışarı çıktıklarında bir daha içeri alınmıyor,
- İçeri alınmayanlar dışarıda soğukta bekletiliyor ve bir oturma salonu bile açılmıyor,
- Davaya isteyen İsviçre Ermenileri müdahil olarak katılabiliyor ama davalı tarafın katılımına ciddi kısıtlama getiriliyor,
- Müdahil tarafın avukatları ve şahitleri Fransızca konuşunca davalılara tercümesi yapılıp cevap vermeleri engelleniyor,
- Müdahil tarafın avukatları ve şahitleri uzun uzun konuşabiliyor ancak davacı tarafının sözleri sık sık kesilip konuşturulmuyor,
- Mahkemede hâkim öyle bir hava estiriyor ki Ermeniler gülüyor ama Türk tarafı ciddiyetini ve vakur duruşunu kaybetmemeye çalışıyor,

Şimdi de mahkeme sonrası bazı katılımcılarla yapılan röportajlardan kısa pasajlar;

1) Davada şahit olarak dinlenen ABD'den Prof. Dr. Mc. Charty'den notlar;
- Hakimin soruları ve soru sorma şekli ilginçti. İşçi Partisine ve Talat Paşa Komitesine üye misiniz veya onlardan para alıyor musunuz? Diye sordu. Hayır, hem hiç birine üye değilim hem de para almadım dedim,
- Bu konuları nerden biliyorsunuz dedi. Ben tarihçiyim ve bilim adamıyım dolayısıyla bu konuyu her yönüyle bu nedenle inceledim dedim,
- Fakat İngiliz tarihçi A. J. Toynbee dediklerinizin tersini yazmış dedi. Evet, o da bir tarihçidir ancak o kitabı İngiliz propaganda bakanlığı için hazırlamıştır dedim,
- Kısaca şunu söyleyebilirim ki oradakiler ''Ermeni Soykırımı olmamıştır'' şeklinde bir karar çıkmasından çok korkuyorlar. Bence aksi çıkarsa bu davayı insan hakları mahkemesine götürmek lazım.

2) Doğu Perinçek'in avukatı İstanbul Barosu'ndan Ali Osman Özdilek;
- Genel izlenim odur ki bu mahkeme tarafsız ve adil bir mahkeme değildir. Birçok usul hatası yapmıştır. Konuyu bu açıdan da araştırıyoruz. Elde edeceğimiz bulgulara göre bir üst mahkemeye gidebiliriz,
- Hakim Doğu beye yeterince söz hakkı vermemiş, konuyu kişiselliliğe dönüştürmek istemiş ancak Doğu bey buna izin vermeyerek adeta onlara bir tarih dersi vermiştir. Doğu Bey Talat Paşa'ya atfedilen telgrafın nasıl uydurulduğunu ve Rus arşivlerinden örnekler verdikçe bazı dinleyicilerin ifadeleri değişmeye başlamıştır.

3) Avukat Ceyhan Mumcu;
- Burada eski Lozan görüşmelerinin yapıldığı günlerde olduğu gibi çok hararetli günler yaşıyoruz,
- Mahkemede önümüze getirilen aleyhimize iddiaların bir kısmının altında Sabancı Üniversitesi öğretim üyelerinin ve Türk Eğitim Sendikalarının imzalarının bulunması ne kadar vahim bir durumdur,
- Bence tüm engellemelere ve kısıtlamalara rağmen çok başarılı bir konumdayız,
- Neler olduğunu siz zaten anlatıyorsunuz ancak ben buradan beni çok üzen tespitlerimi duyurmak istiyorum; Burada bu günlerde ağırlıklı olarak Cumhuriyet Okurları, ADD Türkiye üyeleri, tüm ulusal duruşa sahip partilerin yöneticileri ve tabii Türk medyası olmalıydı.
- Buradan ADD Merkezine de bir çağrıda bulunmak istiyorum. Nerdesiniz? Onlara ADD Avrupa derneklerinin bir örnek olmasını diliyorum.

- EVET, BEN DE AYNI SORUYU DÜNYADAKİ TÜM DUYARLI TÜRKLERE SORUYORUM, NERDESİNİZ !!!

- TURKIYE TARIHINI YENIDEN YAZMAYA BASLADI!
Daha fazla uzatmamın bir anlamı yok. Her şey apaçık ortada...
Saygı ve sevgiler,
Atakan Mert



Dr. Tahir Tamer Kumkale
2 Şubat 2007 Cuma

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale