29 Mart 2017 Çarşamba

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Oyakbank Fransızlara satılacak mı?
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Biz Türkler yüz sene evveline kadar her şeyi kendi çekicimizle, kendi örsümüz üzerinde vücuda getirir, kendi çarşımızda kendi elimiz ile satardık. İşte bunun için büyük bir millettik. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk (1923)

 6 Aralık 2006 Çarşamba 

Üyelerini Silahlı Kuvvetler mensuplarının oluşturduğu Ordu Yardımlaşma Kurumu her alandaki güçlü iştirakleriyle Türk ekonomisi için örnek bir kuruluştur. 1961 yılında askerlere maddi yönden katkıda bulunmak ve gelirlerine destek olmak amacıyla ordu mensuplarının maaşlarından her ay kesilen % 10 aidat ile kurulan OYAK; kâr gayesi gütmeyen, kazancını tamamen yardıma endeksli olarak arttıran bir kuruluştur.
Kurulduğu yıllarda üye aidatlarına dayanılarak üyelere yapılan yardım ve destek faaliyetleri, sayıları giderek artan ciddi yatırımlarla çapını ve sahasını arttırmıştır. Bugün OYAK; İnşaattan -Otomotive, Taşımacılıktan -Bankacılığa, Çimento'dan - Sigortacılığa kadar her alanda faaliyet gösteren bir dev endüstri halini almıştır.
OYAK'ın başarısındaki sır, bütün üyelerinin kurumun gerçek sahipleri olmalarında yatar. Mesleğe girişi müteakip doğal olarak kuruma üye olan ordu mensupları, "Emeklilik Sistemi" uygulaması ile ölünceye kadar kurum üyeliklerine devam edebilmekte, kurumun sağladığı yıllık kârdan kurumdaki hissesi kadar nema almakta ve kurumun pek çok hizmetinden yararlanmaktadır. Bu uygulama kurumu sahiplenmenin ve onu devamlı denetim altında tutmanın yolunu açmaktadır.
Kurumu tamamen konusunun uzmanı profesyonel idareciler yönetir, fakat kurumun gelişmesine yönelik bütün faaliyetlere bizzat üyeler karar verir. Üyeler, bu haklarını kendi aralarından seçilen her rütbe ve sınıftan temsilcinin oluşturduğu 75 kişilik Temsilciler Kurulu ile kullanır. Yani bu kurumun gerçek sahibi ve yöneticisi tamamen askerlerdir.
Türk insanının askerlere bakış açısı çok olumludur. Ordu-Millet karakteri binlerce yıldır değişmemiştir. Askerler konu edildiğinde halkımızda güven ve itimat duygusu ön plana çıkmaktadır. Bu güven duygusu askerlerin ülkemizin bütününü ilgilendiren milli meselelerde çok hassas ve titizlikle davranmalarını zorunlu kılmaktadır.
Bu kadar genel bilgiden sonra başlık konumuza dönelim..
Fransa'nın Ermeni soykırımı ile ilgili olarak çıkardığı "Soykırım olmamıştır diyenlere hapis cezası" öngören yasa, halkımızın bu ülkeye bakış açısını tamamen olumsuz olarak etkilemiştir. Milletçe Fransa ve Fransızlar suçlu ve güvenilmez kabul edilmiştir.
Hâlbuki OYAK, Fransa ile çok ciddi yatırım birlikteliği içindedir. OYAK kuruluşlarının pek çoğunda Fransız sermayesi ve ortaklığı mevcuttur. Bu husus halk nezdinde soru işaretleri yaratmaktadır. Fransa ile ilgili en sorunlu sahalardan biri OYAK şirketlerinden OYAK SİGORTA'nın Fransız AXA şirketi ile olan ortaklığıdır. Diğeri ise OYAKBANK'ın tamamının Fransızlara satılması ile ilgili haberleridir.
Bu iki konu OYAK yönetiminin başını ağrıtacak ve bu müessesenin 45 yıllık başarılı geçmişine gölge düşürecek sürecek kadar önemlidir. Günümüzde bilgi noksanlığı yüzünden halkımızın askerlerine olan güveni ciddi ölçüde sorgulanmaktadır.
Kamuoyuna yansıyan bilgiler çerçevesinde AXA-OYAK konusunu biraz açalım.
Fransız AXA Sigorta Şirketi 1999'da OYAK Sigorta şirketi ile %50 ortaklığa girmiştir. Tamamen ticari amaçlarla gerçekleştirilen bir ortaklık olmasına rağmen AXA'nın geçmişindeki faaliyetler açısından bu birliktelik kabul edilebilecek gibi değildir.
Fransız AXA Sigorta Şirketi Ekim 2005'te kendilerine sözde "Ermeni soykırımı mazlumlarının torunları" gibi isimler koyan 5000 küsur kişiye tazminat ödemeye karar vermiştir. Bu kararı, hisselerini devraldığı Fransız UAP Sigorta Şirketinin 1922'de tek başına ve hiçbir kanuni veya somut delile dayandırılmadan yaptığı "Soykırımı tanıma" kararına dayandırarak almış ve uygulamaya koymuştur. Bunu yaparken de 1999'dan beri ortağı olduğu Türk OYAK'a danışmak veya onu tam olarak aydınlatmak yoluna gitmemiştir.
Anlayabildiğimiz kadarıyla olayların gelişmesi şu şekildedir; AXA Sigorta ve Ticaret Şirketi 1996 yılında eski bir Fransız sigorta şirketi olan UAP şirketinden yaşam poliçeleri satın alır. UAP şirketi ise 1922'de kendilerinin şirket olarak, Ermenilerin "soykırımına uğradıklarını" kabul ettiğini ilan etmiş ve bunu bir yazı ile Fransız dışişlerine bildirmiş bir şirkettir. 74 yıl sonra hisselerin AXA' ya devrinde satış poliçeleri arasında OYAK ile %50 ortaklığı bulunan AXA bu poliçeleri de satın almıştır. Yani, dolaylı olarak AXA; UAP'nin Ermeni soykırımını kabul etme kararını üstlenmiştir.
2003 yılında Ermenilerin yoğun olduğu Kaliforniya'da bazı sözde soykırım varisleri Fransız AXA şirketini mahkemeye vermişlerdir. Ermenilerin varisleri 1918-1922 tarihli UAP poliçelerine dayanarak büyük maddi tazminatlar talep etmişlerdir. AXA şirketi Amerika'daki işlerine zarar gelmemesi için bu kişilere toplam 14,4 milyon Avro ödemeyi kabul etmiştir. Bu karar Le Monde Gazetesinin 25 Ekim 2005' tarihli nüshasında teferruatlı olarak yer almıştır. Gazete 14,4 milyon Avronun ödeneceğini bildirmektedir.
AXA'nın bu işi bilmeden yaptığı düşünülemez.. Bunun arkasında derin ilişkilerin ve kirli oyunların olduğu izlenimi vardır. Neden bugüne kadar Diaspora Ermenilerine en fazla desteği veren Fransa ve AXA ve neden en güvenilir kuruluşumuz OYAK ile Türkiye, hayali soykırım konusunda emrivaki ile karşı karşıya bırakılmaktadır?

İşin püf noktası işte buradadır ve şimdi OYAK Yönetiminin bu duruma açıklık kazandırması gerekmektedir.
- AXA ile OYAK ortak olduklarına göre bu mali portre Türk ortağa yani bana nasıl yansıyacaktır?
- OYAK dolayısı ile Türk halkı ve hükümeti 83 yıl önce Fransa'daki bir şirketin tek taraflı olarak aldığı bu karardan nasıl etkilenecektir? İşte soru budur ve Türk kamuoyu bu sorunun cevabını beklemektedir.

Gelelim OYAKBANK' ın tamamının Fransızlara satılmasına ilişkin gazete haberlerine;
" Oyakbank'a Fransız talip: Fransa'da yayımlanan Les Echos Gazetesi, Fransız Bankası Credit Agricole'ün Oyakbank'ın yüzde 100 hissesini satın almak için teklif getirdiğini yazdı. Reuters'ın görüştüğü Oyak yetkilileri konuya ilişkin olarak yorum yapmadılar. Paris'te Credit Agricole yetkililerinden de açıklama almak mümkün olmadı.
Gazetenin bugünkü haberine göre Credit Agricole, Oyakbank için İngiliz Standard Chartered bankasıyla rekabet edecek. Sonucun gelecek hafta açıklanması bekleniyor.
Oyak geçen hafta yaptığı açıklamada, uzun vadeli bir ortaklık ihtimali olursa, borsada işlem görmeyen Oyakbank'ın yüzde 50 hissesini muhafaza edebileceğini ancak küçük bir hisse kalması durumunda, hisselerin tümünü satabileceklerini bildirmişti.
Oyak Genel Müdür Yardımcısı ve Oyakbank Yönetim Kurulu Üyesi Ergün Okur, Oyakbank'ın satılması sürecinin yüzde 50 ihtimalle devam ettiği söyledi. Erdemir'in yılın ilk dokuz ayına ait mali sonuçlarının açıklandığı toplantıda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Okur, Oyakbank'ta görüşmelerin devam ettiğini bildirdi. Fransız Credit Agricole ile görüşmelerin Fransız Meclisi'nden geçen Ermeni Soykırımı Yasası'ndan etkilenmediğini belirten Okur, "Satmama tercihimizi her zaman kullanabiliriz" dedi"

Tek şubeli Türk Boston Bank'ın OYAKBANK'a dönüşmesinde 1990-1993 yılları arasındaki OYAK Genel Kurulu üyeliğim süresinde ciddi bir mücadele veren bir kişiyim. Bugün gelinen noktada Türkiyenin bu en saygın ve en güçlü bankasının tamamının özellikle Fransızlara satılması gibi bir duruma düşürülmesine benim gibi pek çok emekli subayın anlam veremediği biliyorum. Bu haberlerin en az bizim kadar halkımızı da çok rahatsız ettiğinin de bilinmesini istiyorum.
Henüz OYAK ile ortak olan AXA'nın "Ermeni Soykırımı" adına tazminat ödemesinin yarattığı şoku atlatmadan OYAKBANK'ın tamamının Fransızlara satışı haberleri ile yeniden kazıklanmış olma duygusunu yaşıyoruz.
Halkımız OYAK'ı en güvendiği kurum olan askerlerin yönettiğini biliyor ve bu iki olayın mantıki bir açıklamasını bekliyor.. Bunu öğrenmeye hakkı olduğunu düşünüyor..
Bugün Türkiye çok yönlü, çok maksatlı küresel bir saldırı ile karşı karşıyadır. Burada çözüm öncelikle OYAK yöneticilerine düşmektedir. Bununla da kalınmamalı, devletin bütün yönetim kademelerinde üzerinde Fransa ile ilişkiler üzerinde dikkatle durulmalı ve karşı karşıya kalınabilecek tuzaklara karşı hazırlıklı olunmalıdır.
Ayrıca bir bütün olarak milletçe tepkimizi göstermemiz gerekmektedir. Sorunun daha da çatallaşmadan biran önce çözülmesine ve kamuoyunun birinci elden doğru bilgilerle aydınlatılmasına acilen ihtiyaç vardır..
OYAK yönetiminin halkı acilen bilgilendirmesini kaçınılmaz olarak görüyor ve kendilerini uyarıyorum.




Dr. Tahir Tamer Kumkale
6 Aralık 2006 Çarşamba

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale