25 Kasım 2017 Cumartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İ,LE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Eski askerler Silahlı Kuvvetler'in itibarını korumada daha dikkatli olmak zorundadır
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Hususi menfaatlerimizi, umumi menfaatler içinde görmeliyiz. Büyük çarklar durunca küçük çarklar kendiliğinden durur. –Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1924)

 29 Haziran 2006 Perşembe 

Türk Silahlı Kuvvetleri milletimizin gözbebeği, devletimizin bekasının en büyük güvencesidir. Ordu- Millet olmanın getirdiği özellikler binlerce yıldır milletimizin genlerinde yaşamaktadır. Türk milleti satın alınmış ve milli benliğini kaybetmiş bir kaç gafilin dışında ordusuna sahip çıkar. Ordusu hakkında kötü şeyler duymak istemez.
Oysa bölgede menfaati olan küresel güçler kendileri için en büyük engel olarak gördükleri Türk askerini yıpratmak ve halkının gözünden düşürmek için oyun üzerine oyun kurgularlar. Bu durumu iyi bilinmeli, ordumuzun itibarının korunmasında ve önüne çıkarılan engellerin aşılmasında her ferde düşen görevler olduğunun bilinci içinde olunmalıdır.
Bu konuda hassas olması gereken kesim bilhassa ordu mensuplarının kendileridir. Özellikle emekli askerler üniformalarını çıkardıktan sonra eskisinden daha dikkatli olmak zorundadır. Çünkü şimdi halka daha çok yakınlaşmışlardır. Çünkü halkın gözünde askerin emeklisi yoktur. Askerler ölene kadar rütbesi ile anılır. Yaptığı iyi şeyler hep orduya maledilir, yaptığı kötülükler yine orduya maledilir. Yani ordu mensubu üniformalı askerler daima gözetlendiklerinin bilinci ile hareket etmek zorunda olduklarını bilmelidir.
Bunu zaman zaman hatırlatmak zorunda kalıyorum. Çünkü basınımızdan eski askerlerin faaliyetleri ile ilgili haberler hiç eksik olmuyor. Bunlarda genellikle ordunun itibarını düşüren sansasyonel haberler oluyor.
İşte bunlardan biri de adı 11 askerimizin kafasına çuval geçirilmesi olayında Genelkurmay Harekat Başkanı olarak görev yapan ve terfi edemediği için istifa ederek dikkatleri üzerinde toplayan Emekli Korgeneral Köksal Karabay ile ilgilidir.
Köksal Karabay çok yakından tanıdığım, bilgi, beceri ve yeteneklerine şahit olduğum, fevkalade başarılı, temayüz etmiş değerli bir subayımızdır.
Oysa basında ve internet medyasında yer alan haberler “Paşa fena çuvalladı” başlığı ile kendisini yerden yere vurmaktadır. İnternet sitesindeki haberlere yapılan okuyucu yorumları yüzlercedir. Üşenmedim okumaya çalıştım. Acaba bu yorumlar arasında olumlu bir şey bulabilirmiyim diye araştırdım. Ne yazık ki bulamadım. Tamamına yakını kendisini ve kendi şahsında ordu mensuplarını kınamakta ve ayıplamaktadır. Bunu her bakımdan çok üzücü bir gelişme olarak değerlendiyorum.
Akşam Gazetesinde Murat Çölgeçen’nin haberinde özetle şu bilgileri veriliyor;

“ PAŞA FENA ÇUVALLADI;
Irak'a ticaret yapan Türk TIR'ları 2007'den itibaren, Türk ortakları bulunan bir ABD'li güvenlik şirketi tarafından korunacak. ABD Savunma Bakanlığı'na (Pentagon) yakınlığı ile bilinen Black Hawk Security, bu amaçla Habur sınır kapısına yakın bir bölgeye güvenlik üssü inşa ediyor. Üs, 300 dönümlük arazi üzerine yapılacak.
Yasa gereği Türkiye'de kurulan şirkete 'Black Hawk Uluslararası Güvenlik Hizmetleri AŞ' adı verildi. Kurucu ortakları arasında emekli Korgeneral Köksal Karabay, eski Diyarbakır Valisi Ahmet Cemil Serhadlı, eski New York Başkonsolosu Mehmet Nuri Ezen ile Türk-Amerikan İşadamları Derneği'nin eski üyesi Hüseyin Atkın, Aslan Yıldırım, Günay Hakkı Övünç gibi tanınmış isimler var.
ABD'li Black Hawk Security 910 bin YTL'lik 91 bin hisseye sahip olarak en büyük hissedar konumunda. Türk ortaklar arasında en büyük hisse ise Hüseyin Atkın'a ait. Köksal Karabay, Mehmet Nuri Ezen ve Aslan Yıldırım 13 bin YTL'lik 13 biner hisseye sahip durumdalar. Günay Hakkı Övünç'ün hissesi de 6 bin 500.
Habur'a yakın 300 dönümlük araziyi satın alan şirket, arazideki hafriyat çalışmasına iki ay önce başladı. Üs 2007 yılında hizmete açılacak. Bu üssün bir benzeri Zaho’de inşa edilecek.
Şirket şu ana kadar 400 kamyondan oluşan 35 Türk TIR şirketi ile anlaşma imzaladı. 2 yıllığına yapılan anlaşmalarda ücretlendirme risk bölgesine göre değişiyor. Black Hawk güvenlik şirketi, Türkiye'deki diğer güvenlik şirketlerinin tabi olduğu yasalara bağlı olarak çalışacak.”

Haber böyle devam ediyor. Son derece basit, rutin bir haber. Fakat yansıması pek o kadar basit olmamış. Halkımız bu şirketi kuranları başta Köksal Karabay olmak üzere vatan haini ve amerikan düşmanı olarak görmüş. Demekki çuvalla gelen ABD düşmanlığı aradan geçen bunca yıla rağmen unutulmamış. Demek ki Irak’ın Amerikalılar tarafından işgali Türk halkı tarafından henüz kabullenilmemiş. Çok basit bir ticari faaliyet dahi halkın nezdinde bu şekilde güçlü infiale sebep olabiliyorsa, bunu ülkemin sosyologları, psikologları ve özellikle üniversiteleri araştırmalı ve halktaki bu düşmanlığın sebep ve sonuçlarını irdelemelidir.
ABD bizim NATO müttefikimizdir. Aramızda bilhassa güvenlik alanında cok ciddi bir işbirliği vardır. Eğitim sistemimizin tamamı ile silah ve teçhizatımızın büyük kısmı amerikan kaynaklıdır. Halen dünyanın tek hakimi durumundaki bu ülke ile ikili ilişkilerimiz her alanda sürüyor. Buna rağmen yasalar dahilinde her şeyi aleni olarak hukuka uygun bir biçimde yönetilen bir ticari olayda bir emekli korgeneralin ortak olarak isminin geçmesi dahi halkın hassasiyetini göstermesine sebep olabiliyor.
Bu ülkede emekli askerlerin, valilerin ve bürokratların da diğer herkes gibi ticaret yapıp para kazanmaya hakkı vardır. Buna hiç kimsenin engel olması da mümkün değildir. Yasalara uygun hareket edildiği sürece bunun çok doğal bir faaliyet olarak algılanması gerekir.
Ama işin aslı böyle değil. Halkımız askerini kendisi için çok büyük bir yere koyuyor. Askerini tüccar gibi görmek istemiyor. Bunun pek çok örneğini gördük. Devleti dolandırdıkları için pek çoğu adalet önünde hesap veren çoğu bankacı iş adamları emekli orgeneralleri yönetim kurullarında yüksek maaşlarla istihdam etmeği alışkanlık haline getirmişlerdi. Burada askerler çok yara aldılar.
Şimdi işin bir diğer tarafına bakalım. Dünyanın her tarafında emekli askerler başta olmak üzere üst düzey bürokratlar büyük şirketlerde görev alırlar. Bilhassa uluslararası silah şirketleri önemli askerleri ve hatta eski başkanları ve başbakanları ülkeler arası büyük çaplı pazarlama işerinde kullanırlar. Ve bu sistem doğal karşılanır.
Türkiye’de de Türkiye’ye silah ve malzeme satan silah sirketlerinin içinde veya başında bir veya birkaç üst rütbeli asker mevcuttur. Bu işler bütün dünyada normal görülebilir. Aslında çok ta normaldir. O kişiler bilgileri ve tecrübelerini bu satış işlerinde değerlendirirler.
Ama Türkiye’de durum farklıdır. Ülkemizde yasal olarak geçerli olan hususlar sosyo-kültürel açıdan geçerli kabul edilmemektedir.
Köksal Karabay Paşa’nın olayı da bunların tipik örneklerinden biridir. Ben de şahsen üst düzey emekli bir askerin ticari faaliyetler içinde girmesini doğal olarak görmüyorum. Ben değerli komutanlarımızın bilgi ve tecrübeleini kaleme alarak gelecek nesillere aktarmalarının çok daha şık ve ordumuz için yararlı olacağını değerlendiriyorum. Halkımızın da benim gibi düşündüğünü biliyorum.



Dr. Tahir Tamer Kumkale
29 Haziran 2006 Perşembe

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale