27 TEMMUZ 2017 PERŞEMBE

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR... SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Türkçe dünya dili olma yolunda hızla ilerliyor
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk Dili, dillerin en zenginlerindendir; yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk Milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk (1930)

 4 Haziran 2006 Pazar 

Gazi, “Cumhuriyetin temeli kültürdür” sözü ile; Türkiye Cumhuriyeti Devletini 12000 yıllık köklü Türk Kültür hazinesi üzerine inşa ettiğini vurgulamıştır. Çünkü Gazi bilmektedir ki Türk Kültürü; Türk milletinin ve bu milletin meydana getirdiği devletin kimlik belgesidir.
Kültürümüz; binlerce öğenin binlerce yıl ayni şekilde yapılmasından oluşmuş kalıcı, vazgeçilemez ve kısa sürede değiştirilemez karakter özelliğimizdir.
Kültür; milli dildir, şiirdir, edebiyattır, romandır, kıyafettir, yemektir, ailedir, tutum ve davranıştır, oturma biçimidir, giyinme biçimidir, müziktir, sazdır, sözdür, gelenektir, örftür, büyük ve küçük karşısındaki özgün davranıştır, duadır, ölüye ve diriye saygıdır, evlilik törenidir, nişan âdetidir, birlikte yaşama biçimidir v.s.
Kültür; milletimizin özüdür. Kültür bir kaç yılda değil, en az bin yılda oluşur. Bin yıl ayni yemeği ayni şekilde yapan insanlar sonunda bu yemeğin kendilerine ait olduğunu ispat ederek onu kendi malı yapar. Yani Türk yemeği olarak anılması için biber dolması’nın bin yıl ayni şekilde yapılması ve nesilden nesle günümüze ayni tarzda ulaşması gerekir.
Türk Kültürü Türklerin en büyük milli güç kaynağıdır. Bu üstün kültür binlerce yıldır çevre kültürlerden etkilenmiş ama bozulmamıştır. Aksine çevre kültürleri ezmiş ve kendisine tabii kılarken yeni kazanımlarla zenginleşmiştir.
Bugün bu coğrafyada güçlü bir Türkiye istemeyen küresel güçlerin en büyük hedefi bizi biz yapan kültürümüzün yozlaştırıp bozmaktır. Bu şekilde milli değerlerimiz ve milli gücümüzü zayıflatıp bizi kendilerine muhtaç bir hale getirmektir.
Bunun için öncelikle kimliğimizin alfabesi olan Türk Dili bozulmuştur. Bundan sonra kendi dilimizle ayakta tuttuğumuz sosyal yaşantımız, edebiyatımız, şiirimiz, romanımız ve diğer sanat eserlerimiz ile birlikte milli değerlerimizle bütünleşen milli şuurumuz ortadan kaldırılmaya çalışılmıştır. Ülkemizin sokaklarında anlamını ve manasını bilmediğimiz tabelalar teker teker bildiklerimizin yerlerini almaya başlamıştır. Bin yıl önceki Karacaoğlan ile Köroğlu destanının her kelimesini anlayan nesiller bugün babanın oğlu ile anlaşamadığı bir seviyeye getirilmiştir.
Bilim yapacağız diye dünyanın en zengin dili olan Türkçeyi bırakarak milletine, devletine ve tarihine en büyük hıyaneti yapan basiretsiz yöneticiler sayesinde Eğitim ve Öğretim dilimiz olarak İNGİLİZCE esas olarak alınmıştır.
Çünkü İngilizce dünyanın en küçük ve zayıf dilidir ve bu dille değil bilim yapmak en basit meramınızı bile anlatmanız mümkün değildir. Bunu kendileri de söylüyor. Nerde mi?
Açın dünyanın en meşhur REDHOUSE Sözlüğünü. Her İngilizce kelimenin 8-10 tane Türkçe karşılığını bulursunuz. Sadece WASTE kelimesinin karşılığında tam 41 tane TÜRKÇE sözcük olduğuna şahit olursunuz..
Bu şu demektir. Bizim günlük yaşantınızda tam 41 kelime ile anlattığımızı onlar sadece bir kelime ile ifade etmektedir. Yani ifade edememektedir. İşte bugün zayıf olduğu için değiştirilmeye çalışılan Türkçemiz İngilizceden 41 kat daha zengindir. İşte bilim dili budur. İşte eğer gerçekten dünyayı yöneteceksen kullanılacak dünya dili Türkçedir.
Bu gerçeği bilen ve aklıselim sahibi insanlarımız bugünlerde çok sevinçliler. Çünkü güzel Türkçemizin gerçek bir dünya dili olduğunu ispat eden bir seri aktivitelere şahit olunmaktadır.
Türkiye tam anlamı ile muhteşem bir dil şölenine hazırlanmaktadır.
Renkleri, ırkları, dinleri ayrı ama konuştukları dil ayni olan 355 öğrenci “4 üncü Uluslararası Türkçe Olimpiyatları” için İstanbul’a geliyorlar. Bu öğrenciler, 9-16 Haziran tarihlerinde madalya alabilmek için ter dökecekler.
TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın olimpiyat meşalesini yakmasıyla başlayacak final gecesinde, yarışmaya katılan 83 ülkenin büyükelçileri ve seçkin davetliler huzurunda tam 83 ülkeden 355 yabancı öğrenci, Türkiye’de “En iyi Türkçe” için yarışacak.
Yarışma bölümü Kızılcahamam’da, finali İstanbul’da yapılacak olan 4. Uluslararası Türkçe Olimpiyatı’na katılmaya hak kazanan ülkeler sırasıyla; ABD, Afganistan, Almanya, Arjantin, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Bangladeş, Belarus, Belçika, Bosna Hersek, Bulgaristan, Burkina Faso, Burma, Brezilya, Cezayir, Cad, Çek Cumhuriyeti, Cin, Danimarka, Endonezya, Etiyopya, Fas, Filipinler, Finlandiya, Fransa, Gana, Gine, Güney Afrika, Güney Kore, Gürcistan, Hindistan, Hollanda, Irak, İngiltere, İtalya, Japonya, Kamboçya, Kamerun, Kazakistan, Kenya, Kırgızistan, Kırım, Kolombiya, Kosova, Laos, Letonya , Lituanya, Macaristan, Madagaskar, Makedonya, Malavi, Malezya, Mali, Meksika, Mısır, Moğolistan, Moldova, Moritanya, Mozambik, Nahçıvan, Nepal, Nijer, Nijerya, Norveç, Orta Afrika Cumhuriyeti, Pakistan, Polonya, R.F. Tataristan, Romanya, Rusya Federasyonu, Senegal, Sri Lanka, Sudan, Sili, Tacikistan, Tanzanya, Tayland, Türkiye, Türkmenistan, Uganda, Ukrayna, Vietnam ve Yemen’dir.
355 yarışmacı öğrenci, kendi ülkelerinde de bir dizi sınav ve yarışma sonrasında seçilmişler. 13-21 yaş arası öğrencilere açık olan yarışma, ülkesinde yabancı dil olarak Türkçeyi seçmiş olanlar arasında yapılıyor. Ülkesini temsil edecek öğrencilerin önce sınıf, ardından okul, son olarak da okullar arası düzenlenen Türkçe yarışmasında ülkesinde birinciliği kazanmış olması gerekiyor.
Ülkeler, tek öğrenciyle katılabildiği gibi takim halinde de yarışmaya katılabiliyorlar. Öğrenim yılıyla birlikte başlayan yarışma, yılsonunda sonuçlanıyor ve Türkiye’de yapılan olimpiyatla son buluyor.
Final gecesi İstanbul’da yapılacak olan 4 üncü Uluslararası Türkçe Olimpiyatı; Türkçe, Şiir, Şarkı, Sahne Oyunları, Kompozisyon, Sunum, Resim, Hikaye, Ülke Tanıtım Stantları olmak üzere tam dokuz kategoride gerçekleştirilecek
Yarışma kategorilerinden biri olan Türkçe Temel Beceriler Yarışması da kendi içinde alt bölümlerde birincilerini arayacak. Alt kategorilerde; Temel Seviye Türkiye Türkçesi Kategorisi, Temel Seviye Yabancı Dil Türkçe Kategorisi, Orta Seviye Türkçe Kategorisi, İleri Seviye Türkçe Kategorisi, Ana Dil Türkçe Kategorisi bulunuyor. Yarışmayı kazananlara madalya ve para ödülü verilecek.
Yarışmada dereceye giren öğrencilerin öğretmenleri de unutulmuyor. Öğrencilere Türkçeyi öğreten öğretmenler de bir anlamda kendi aralarında yarışıyor ve öğrencisinin ödül almasıyla birlikte öğretmen de bir madalya kazanıyor.
Türkçeyi dünyada hak ettiği konuma getirmek, dilimizin daha yaygın bir şekilde kullanılmasını sağlamak ve dilimizi en iyi öğrenenleri ödüllendirmek amacıyla 2003 yılından beri düzenlenen Uluslararası Türkçe Olimpiyatı, Kültür Bakanlığı ve Türkiye’yi Tanıtma Fonu tarafından da destekleniyor.
2003 yılında 17 ülkeyle başlayan ve buğun 83 ülkeye ulasan yarışmacı ülke sayısı gelecek yıl 120’ olacak. Dilini öğrendikleri Türkiyeyi gören ve Türk insanıyla kaynaşan yüzlerce öğrenci ve öğretmen, ülkelerine dönerken beraberinde anılarını da götürerek bizleri ülkelerinde tanıtıyorlar.
Pek çok kötü olaylar karşısında bunalan halkımızın yüzünü güldüren bu muhteşem tabloyu yaratanları kutluyor ve başarılar diliyorum.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
4 Haziran 2006 Pazar

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale