19 EKİM 2017 ÇARŞAMBA

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İ,LE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Atatürkçü Düşünce Sistemi'ni Türk milletinin ve tüm insanlığın hizmetine nasıl sunabiliriz? (1)
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Büyük davamız, en medeni ve müreffeh millet olarak varlığımızı yükseltmektir. Bu yalnız kurumlarında değil düşüncelerinde temelli bir inkılâp yapmış olan büyük Türk Milletinin dinamik idealidir. Bu ideali en kısa zamanda kavramak için, fikir ve hareketi beraber yürütmek mecburiyetindeyiz. Bu teşebbüste başarı ancak, süreli bir plânla ve rasyonel çalışmakla mümkün olabilir. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk (1922)

 26 Mayıs 2006 Cuma 

Bilindiği gibi günümüzde Atatürk ve Atatürkçü Düşünce sistemi bir moda haline dönüşmüştür. Taraf tutar gibi, yani taraftarı olan herhangi bir spor kulübü gibi Atatürkçü olunacak bir seviyeye gelinmiştir. Partiler, vakıflar, dernekler ve sivil toplum kuruluşları Atatürk rozetleri ve posterleri dağıtarak üyelerini ve taraftarlarını Atatürkçü ilan etmektedir.
Bu durumu önlemek kolay değildir. Çünkü Gazi ve fikirleri insanlığın önemli bir ihtiyacını karşılamaktadır. Hâlbuki Atatürkçülük kolayca elde edilecek, rozet takılarak ve "Ben Atatürkçüyüm" demekle alınabilecek bir rütbe ve kolay kazanım değildir.
Atatürkçü olabilmek son derece zor, uzun vadeli ve sabır gerektiren sistemli bir çalışmayı öngörmektedir. Dolayısıyla çaba göstermeden kendilerini Atatürkçü olarak ilan edenleri iyi tanımalıyız. Sahte Atatürkçülerin ortaya çıkışının ve giderek çoğalmasının ülkemizin geleceği açısından hayırlı olmadığını anlamalı ve buna karşı tedbir almamızın kaçınılmaz olduğu bilinci içinde olmalıyız.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tarih boyunca bağımsız yaşamış Türk Milletine güvenerek, Türk Milletini severek ve inanarak, aklın ve bilimin gösterdiği yolda yürüyerek, gerçekçilikten asla sapmayarak, azim ve sebatla en güç engellerin dahi aşılabileceğini önce milletine sonra da dünya milletlerine ispat etmiştir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Osmanlı Devleti'nin külleri arasından var ettiği yeni Türk Devletini ortaçağ görünümünden çıkartarak çağımızın modern ülkeleri seviyesine ulaştırmayı başarmıştır.
Bugün bilim ve teknolojide, eğitimde, ekonomik ve sosyal alanda, çağımızın gerektirdiği yeni atılımları Gazinin gösterdiği yolda, aklın ve bilimin yol göstericiliğinde gerçekleştirmek bizlerin temel görevidir. Bu görev başlamıştır ve devam etmektedir.
Biz biliyoruz ki, batı toplumunun ürünü olan Kapitalist, Sosyalist, Nasyonal Sosyalist gibi uluslararası yönetim sistemleri batı insanının normlarına ve gerçeklerine göre, bir bakıma onların ihtiyaçlarının karşılanmasında onların kabiliyetleri göz önünde tutularak dizayn edilmiştir.
İşte biz de bunu göz önünde bulundurarak, nasıl ki montaj sanayi bir ülkenin ekonomik kalkınmasını tam olarak mümkün kılamıyorsa ve mutlak pek çok eksik kalıyorsa, montaj doktrin ve sistemlerde ülkemizin kalkınma ve güçlenmesinde bir yönetim metodu olarak kullanılmamalıdır diyebiliriz.
Buna rağmen, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten sonra gelen bütün yönetim kadroları her konuda Atatürkçülükten uzaklaşmışlar, gözlerini daima dışarıya çevirmişler ve çareyi yabancı sistemlerde, yani ithal fikir ve düşüncelerde aramışlardır.
Yöneticilerimiz körü körüne batıyı taklit ederken, Yirminci Asrın ikinci yarısında istiklalini ilan ederek bağımsızlığına kavuşan ülkelerin tamamına Atatürk'ün fikir ve düşüncelerinin ışık tutuğu gerçeğini görememişlerdir.
Bugün pek çok ülkenin yöneticilerinin ellerinin altında her zaman alıp rehber kitap olarak kullanabilecekleri "NUTUK" ile "Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri"nin bulunması dikkati çekmektedir. Bu ülkeler yöneticilerinin bu davranmışlarını saklamadıkları ve bununla gururlandıklarını açıkça dile getirmeleri Türk Milleti için ayrı bir kıvanç nedeni olmaktadır.

** Gazi Mustafa Kemal Atatürk bizimdir.

** Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türk milletinin atasıdır. Türklerin milli gururudur.

** Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün fikir ve düşünceleri Türk milletinin yapısına göre şekillenmiştir. Türk milletinin ihtiyaçlarının giderilmesi için tamamen milli karakterde olan unsurları içermektedir.

** Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün fikir ve düşünceleri ile yönetilen 1923-1938 yılları arasında; yetişmiş insan gücü emeği, birikmiş sermayesi, kurulu fabrikası, okulu, tecrübesi ve iş görecek elemanı yok denecek kadar az olan Genç Türkiye Cumhuriyeti o günkü dünya teknolojisi standartlarında kendi uçak ve tankını yapacak derecede bir kalkınma hamlesi gösterebilmiştir.

** Türk Milleti; bütün olumsuzluklara rağmen bir taraftan Osmanlı'nın borçlarını öderken ve kapitülasyonları birer birer kaldırırken, sıfır enflasyon ile parasının değerini korumasını bilmiştir.

** Türk Milleti çok kısa bir sürede dünyanın en saygın ve kudretli ülkeleri safında yer alarak dostlarına güven düşmanlarına korku salmıştır.

Atatürkçü Düşünce Sistemi önce yüce Türk Milletinin ve sonra da bütün insanlığın ortak malı haline gelmiştir. Atatürkçü Düşüncenin Türk toplumuna ve dünya insanlığına mal edilebilmesi, O'nu anlayıp, O'nu gerçekten yaşayacak nesiller yetiştirilebilmesi için yapılması gereken daha pek çok iş vardır. Bu süreç hiç bitmeyecektir. Atatürkçü Düşünce bir yandan kendi kendini geliştirirken dünya insanlığının gelişmesine de katkıda bulunacaktır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü uzun bir süre" O sadece üst yapı devrimcisidir. Alt yapı devrimlerini yapmaya fırsat bulamamıştır. O bir aksiyon adamıydı ve fikir adamı değildi. Şartların gerektirdiğini mantığını kullanarak uyguladı" şeklinde eleştirenler her zaman olmuştur ve olacaktır.
İşte bu şekilde Gaziyi ve Düşünce Sistemini küçümseyen zihniyete karşı koyabilmek için, Onun hiç de hak etmediği tarzda istismarını engelleyebilmek için, bunların karşısına bilimselliği kanıtlanmış ve uygulanabilirliği olan bir düşünce sistemi ile çıkmak zorunda olduğumuzu bilmeliyiz. Bu bilinci bizden sonraki nesillere de aktarmalıyız..



Dr. Tahir Tamer Kumkale
26 Mayıs 2006 Cuma

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale