25 EYLÜL 2017 PAZARTESİ

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Soykırım yalanları ve Diaspora Ermenileri Dosyası (2)
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir hâl alır. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk (1931)

 28 Nisan 2006 Cuma 

Alışılageldiği üzere her yıl 24 Nisan 'a yaklaşırken "ERMENİ SOYKIRIMI MESELESİ" içinde Ermenistan Ermenilerinin de bulunduğu bir takım karanlık merkezler tarafından dünyanın gündemine getirilir. Birleşmiş Milletler, ABD ve AB ülkelerinin parlamentolarında bu konu görüşme gündemine alınarak " Soykırım'ın kınandığı, Türkiye'nin de bunu kabul etmesi gerektiği" bir kez daha vurgulanır.
NATO Müttefikimiz Fransa başta olmak üzere pek çok ülkenin parlamentolarından konuya ilişkin olarak " Fransa; 1915'te Ermenilerin Osmanlı İmparatorluğu tarafından soykırıma uğradığını kabul eder " mealinde yasalar çıkartılmıştır.
Ermeni Soykırımı Meselesi'ni en fazla işleyen ve Ermenilere en fazla destek veren ülke ne yazık ki NATO Müttefikimiz Fransa'dır. Bu ülkeyi Stratejik Ortağı olduğumuzu iddia ettiğimiz ABD takip etmektedir.
Konuya ilişkin olarak "Biz neler yapabiliriz sorusunun cevabını ararken faaliyetlerin yoğun olarak sürdürüldüğü Fransa'yı örnek olarak alacağım. Konu sadece bizleri değil, gelecek nesillerimizi de ilgilendirip onları da etkileyeceğinden ben bu konuda sürekli yazacağım ve güncelliğini muhafaza ederek ilgililerimizi uyarma görevimi yerine getireceğim.
NATO Müttefikimiz Fransa ile her alandaki ilişkilerimiz son yıllarda son derece iyi ve uygar ölçülerde gelişiyordu.
Carrefour, Renault, Elf gibi dev Fransız firmaları yanında, Fransız silah sanayi firmaları Türkiye ile yaptıkları ticaretten çok memnundu. Ayrıca birbiri peşi sıra gelen uzatmalı bayram tatillerinde Paris başta olmak üzere tatillerini Fransa sahillerinde geçiren High-Society( Yüksek sosyete) mensubu Türkler Fransız hazinesine çok yüklü paralar aktarıyordu. Büyük sanatçılarımız 15 günde bir sahne kostümlerini yenilemek üzere Paris sokaklarını arşınlarken, enflasyon destekli yeni zenginlerimiz Güney Fransa sahillerinde hafta sonunu geçirmek için ultra modern villalar inşa ettirmek amacıyla birbirleri ile yarışıyorlardı. Diğer bir deyişle 1900'lü yılların Fransız hayranlığı ve Frenk Modası kayıt dışı ekonominin yarattığı küresel zenginlerimiz vasıtasıyla yeniden canlandı..
1973 yılında Los Angeles Başkonsolosumuzun makamında şehit edilmesi ile başlayan ASALA terörüne Fransa yardım ve destek vermiştir. Fransa'da Türk diplomatları ve masum vatandaşlarımız hunharca katledildiği dönemlerde bozulan ikili ilişkilerimiz, yeniden iki büyük ülkeye yaraşır bir seviyeye yükselmiştir. AB üyeliğimiz yolunda Fransız yöneticilerin tek tek menfi görüşleri olmasına rağmen Fransa politikası Türkiye'den yana tavır koymuştur. Buna rağmen Türkiye aleyhtarı bir tutum içine girerek " Ermeni Soykırımı" konusunu sürekli olarak dile getirmenin anlamını kavrayabilmek ve bunun sokaktaki Fransız'a ne sağlayacağını anlamak sade vatandaşımız için pek kolay olmasa gerek.
Şunu öncelikle söyleyelim ki, Ermenilerle ilgili olarak alınan hiç bir karar; Türkiye'ye ve Türk vatandaşlarına hiç bir zarar vermez. Aksine Türk iç kamuoyunu bir araya getiren ve bütünleştiren bir fayda sağlayacağından olumlu katkıları da var olarak kabul edilebilir.
Oysa Türkiye aleyhine ve Ermenistan lehine alınan kararlar Fransa'ya ve örnek olduklarını sandıkları dostları Avrupa Birliğinin diğer ülkelerine, halkı şu anda açlık ve sefalet içinde bunalan ERMENİSTAN'a çok şey kaybettirecektir.
"Sözde Ermeni Soykırımı" gibi temelsiz ve mantıksız bir yalana sahip çıkarak bunu devamlı gündemde tutmaya çalışan ülke yönetimlerince bu husus iyi bilinmeli ve atılacak bütün adımlar buna göre planlanmalıdır.
Konunun detayına inmeden önce dikkat edilmesi gereken önemli bir hususu vurgulamak istiyorum. 250 milyonluk bir Türk Dünyası ve 1.5 milyarlık Müslüman dünyasına karşı, bir avuç fanatik Ermeni militanın Hıristiyan toplumunu bize karşı harekete geçirebiliyor olması Diaspora Ermenileri için büyük bir başarı olarak görülmelidir..
Osmanlının en fazla itimat ettiği ve kolladığı tebaası olan Ermenilerin geçen yüzyılın başında başlattıkları isyan ateşi ile ülkemiz ve insanlarımızı kan, gözyaşı ve acılara boğan kötü günler; tarihin derinliklerinde ders alınması gereken bir devir olarak kalması gerekirken, belli mihraklarca küllenen ateşin üzerine benzin dökülerek günümüze kadar taşınabiliyor.
Bunun için masum insanlarımız ABD ve AB ülkelerinde ASALA örgütünün tuttuğu profesyonel katillerce vahşice katlediliyor. Bu durumda bizim bunların hesabını sormamız gerekirken, inanılmaz bir pişkinlikle ve cüretle bizden hesap sorulmaya çalışılıyor.. Yani mağdur olan taraftan hesap sorulmaya çalışılıyor. Sonradan bunun adı İNSAN HAKLARI haklarını korumak oluyor ve kendilerini medeni dünya olarak nitelendiren devletlerce desteklenip utanmazca gündeme taşınabiliyor..
Türkler tarihin hiçbir devrinde hiçbir millete soykırım uygulamamıştır. Bu gerçeği gerçek tarihçiler çok yi bilmesine rağmen burada konuşanlar tarihçi değil tarihçi kılığına girmiş siyasi taşeronlardır.
Ermeni Soykırımı yapmışız..
Hadi canım sende..
Sömürgeci Fransız Efendiler. Sizde söylediklerinize inanmıyorsunuz.
Çünkü siz soykırımı dünyada çok iyi bilen birkaç ülkeden birsiniz..
Çünkü bunu tarihte en fazla ve en iyi şekilde icra eden birkaç ülkeden birisiniz. Ama ne yazık ki hep yanlış hedefe atış yapıyorsunuz. Siz Türk milletini de kendiniz gibi değerlendirdiğiniz için bize böyle davranıyorsunuz. Oysa Türklerin kurduğu devletlerde tarihin hiç bir döneminde soykırıma rastlanmamıştır. Açın, siyaset düzenbazlarının değil de gerçek tarihçilerin yazdığı kitapları.
Okuyun ve doğruları öğrenin. Türkler soykırım yapmaz... Yapamaz... Çünkü Türkün karakteri ve dini inanışları buna müsait değildir. Türk Allah'ın yarattığı kulu, Yaradan'ından ötürü kutsal bilir. Ne din, ne ırk ve ne de başka bir sebep Türkün katliam yapmasının sebebi olamaz. Olmamıştır da..
Oysa İnsanlık Tarihi Fransızların; "Saint Bartelmi" gibi vahşi katliamlarını, Vietnam halkına yaptıklarınızı ve nihayet uzun süre hükmettikleri Cezayir halkına uyguladıkları gerçek katliamları unutmamıştır.
Siz Fransızlar bunu tarih kitaplarınızdan çıkardığınız için unutmuş olabilirsiniz..
Ama biz bunları okuyor ve biliyoruz. Ve hele biz Türkler; Gaziantep, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş 'ta yaptıklarınızı hiç unutmadık. Bunu unutmamak için de; sizi bu kutsal vatan topraklarından taş ve sopalarla kovalayan halkımızın sizin vahşetinizi her zaman hatırlamaları için şehirlerimizin isimlerinin baş tarafına GAZİ, KAHRAMAN ve ŞANLI sıfatlarını ekledik. Hatay'ı da unutmadık.
Dost ellerinize emanet edilen, korumaktan aciz kaldığınız büyükelçilerimizin gözlerinizin önünde katledilişinin, Paris'in göbeğinde oluşmasına göz yumduğunuz ORLY katliamının üzerinden daha 20 yıl bile geçmedi. Şehir merkezlerinize diktiğiniz Sözde Ermeni Soykırımı Anıtlarını da hiç unutmadık. Bunları hep hatırladık, hatırlayacağız ve halkımıza da daima hatırlatacağız


Dr. Tahir Tamer Kumkale
28 Nisan 2006 Cuma

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale