29 Nisan 2017 Cumartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Üniversite sorunu
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

 22 Mart 2001 Perşembe 

FATİH ÜNİVERSİTESİ...

16 Mart 2001 tarihinde itibaren YÖK Genel Kurulu tarafından basın yayın organlarına yapılan açıklama Türkiye'nin gündemine oturdu. YÖK; 2001-2002 Öğretim Yılı için Fatih Üniversitesine öğrenci alınmayacağını ve eğer gerekli düzelme görülmez ise bir yıl sonra üniversitenin kapatılacağını bildirdi.

21 nci Asırda, bilim ve teknoloji yolunda milletlerin amansız bir yarışa girdiği bir çağda bir bilim yuvasının kapatılma kararı çok ciddi , çok önemli ve üzerinde düşünülmesi gereken bir karar. Bu kararın verilebilmesi için bu üniversitenin çok ciddi suçlar işlemesi gerekiyor. Takriben 3500 civarında öğrencisi olan ve kuruluşunun beşinci yılında 72 üniversite arasında bilimsel çalışmalar açısından beşinci sıraya yerleştiği kamuoyunca yakından bilinen bir üniversitenin her ne sebep ile olursa olsun kapanması ülkenin çağdaşlaması yolunda önemli bir engel olarak görülmektedir.Avrupa Birliğine giriş için "ULUSAL PROĞRAM"ın sunulduğu günlerde açıklanan bu karar hukuk tarihimize kara bir leke gibi gececek tam bir hukuksuzluk örneği. "Anayasayı bir kere delmekten ne çıkar" diyebilen bir Cumhurbaşkanı döneminden, hukukçu Cumhurbaşkanımız vasıtasıyla hukukun üstünlüğünün hakim olduğu günlere ulaşmak için büyük çabalar harcadığımız bugünlerde bu kararı iç ve dış kamuoyunda izah edebilmenin çok zor olduğunu düşünüyorum.Türkiye'nin en seçkin Profesörlerinin yer aldığı YÖK'gibi yüce bir anayasa Kurumunun bu davranışını anlayabilmek ve mantıki bir yaklaşımla açıklamanın mümkün olmadığını düşünüyorum. Yine Türk Hukuk sistemine indirilen bu darbenin kolay kolay hafızalardan silinemeyeceğini değerlendiriyorum.

Konunun detayını Üniversite Yönetimi yaptığı Basın Açıklaması ile Türk ve Dünya Kamuoyuna duyurdu. Bu Duyuruyu aynen İyi İnsanlara BildiriYORUM. (T.T.K.)
 -----------------------------------------------------------
Basın Açıklaması - 3

Yükseköğretim Genel Kurulu’nun 16.03.2001 tarihinde toplanarak Üniversitemiz hakkında vermiş olduğu ve basın kuruluşları aracılığıyla kamuoyuna duyurulan kararda yeralan iddialara karşı sırası ile aşağıdaki açıklamaların yapılması zorunluluğu doğmuştur:

İddia: Tahsisi taahhüt edilen mal varlığı sürekli ikazlara rağmen üniversite tüzelkişiliğine devredilmedi.

Açıklama: Vakıf üniversitelerinin kuruluş aşamasında ilgili mevzuat hükümlerine göre gayrimenkul tahsis ve taahhütleri yeterli olup, mülkiyet sahibi olma şartı aranmamaktadır. Kuruluş aşamasındaki Vakıf üniversiteleri, eğitim-öğretim altyapısını hazırlamak için üçüncü kişilerce yapılan arsa ve bina tahsisi ve taahhütlerini Yükseköğretim Kurulu’na sunarlar. Buradaki amaç, eğitim-öğretimin fiziki altyapısını hazırlamaktır. Kurucu vakfımız gerekli taahhütleri sağlamış olup, bunların hangi mevzuat hükümlerine göre tescil edileceğini 01.11.1999 tarih, 139 sayı numarası ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden sormuş ve 06.01.2000 tarih ve 323 sayılı yazı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü yapılan tahsisin mevzuat hükümlerine uygun olduğu, üniversitemiz tarafından yapılması gereken başka bir işleme gerek olmadığı tarafımıza bildirmiştir. Ayrıca üniversitemiz, altyapı ihtiyaçlarını karşılamak için İstanbul Büyükçekmece kampüsünü 20 yıllığına yap-işlet-devret modeli ile kiralamış ve bu husus tapu kütüğüne şerh verilmiştir. Daha sonra ilgili şirketle noter huzurunda imzalanan bir ek protokolle şirket 20 yıllık sözleşme süresi sonunda da söz konusu araziyi üniversitemize tahsis edeceğini taahhüt etmiştir. Üniversitemiz ve bağlı birimleri, çağdaş eğitim-öğretim yuvaları olup, fiziki ve bilimsel yönden ülke standartlarının üzerinde faaliyet göstermektedir. Kaldı ki bazı Vakıf ve Devlet Üniversiteleri de eğitim-öğretim tesislerini kiralamak suretiyle temin etmiş durumdadır. Dolayısıyla bu konuda alınan karar hukuki dayanağı olmayan sübjektif bir karardır.

İddia: Yükseköğretim Genel Kurulu’nun onayı olmadan uygulama ve araştırma merkezi ile Konya Meramda Tıp Fakültesi Hastanesi açıldı.

Açıklama: Üniversitemiz, Yükseköğretim Kurumları mevzuatı gereğince Yükseköğretim Kurulu’nun onay ve iznine tabi olan hususlarda, bu izin ve onay neticesinde faaliyetlerini gerçekleştirmiştir. Yükseköğretim Kurulu’nun onayı olmadan açıldığı iddia edilen uygulama ve araştırma merkezi iddiası asılsız olup halihazırda Üniversite kampüslerinde açılmış ve faaliyet gösteren bir uygulama ve araştırma merkezine sahip bulunmamaktayız. Yükseköğretim Genel Kurulu bu hususta yanlış bilgilendirilmiştir. Üniversitemiz tarafından sadece müsaadesi alınacak uygulama ve araştırma merkezlerinin bir çerçeve yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlanmış, daha sonra Yükseköğretim Kurulu’nun 13.04.1998 tarih, 6699 sayılı uyarı yazısı gereğince sözkonusu yönetmeliği iptal eden yönetmeliğimiz 25.09.1998 tarih ve 23474 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak bu yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır. Yine Yükseköğretim Kurulu’nun onay vermemesi nedeniyle Konya Meram’da açıldığı belirtilen Tıp Merkezi tarafımızdan faaliyete geçirilmemiştir. Bütün bu hususlar Yükseköğretim Kurulu’na bildirilmiştir.

İddia: Öğretim üyelerinin istihdam, görevlendirme, atama ve yükseltilmelerinde usulsüz davranıldı.

Açıklama: Yükseköğretim Denetleme Kurulu, her yıl periyodik olarak tüm Devlet ve Vakıf Üniversitelerini denetlemektedir. Bu denetlemeler neticesinde tespit edilen eksiklikler üniversitelere bildirilmekte ve üniversiteler tarafından eksikliklerin giderilip giderilmediği Denetleme Kurulu tarafından kontrol edilmektedir. Denetleme ve teftiş fonksiyonunun gereği de budur. Daha önce Üniversitemize bildirilen ve teknik bir husus olan öğretim üyelerinin sayısal yetersizliği ve yükseltilmesi ile alakalı bazı uyarılar tarafımızdan süratle yerine getirilmiş ve daha sonraki denetimde bu hususların düzeltilmiş olduğu denetleme kurulu üyeleri tarafından görülmüş ve ifade edilmiş olduğu halde bu hususların adı geçen karara dayanak yapılması da üzüntü vericidir.

İddia: Yükseköğretim Kurulu’nun olumsuz görüşüne rağmen 2547 sayılı kanununun 4. ve 5. maddelerinde yeralan amaç ve ilkeleri benimsediği yolunda tereddütler bulunan bir kişi rektör vekili olarak tayin edildi. Uyarılara rağmen bu kişinin görevini uzun süre sürdürmesinde ısrar edildi.

Açıklama: Üniversitemiz Rektör Vekilinin adı geçen kararda ifade edildiği gibi 2547 sayılı yasanın 4. ve 5. maddelerindeki amaç ve ilkeleri benimsemeyen bir kişiliğe sahip olduğu iddiası gerçek dışıdır. 2547 Sayılı yasaya göre Vakıf Üniversitelerine Rektör Vekili atamasında Yükseköğretim Kurulu’ndan olumlu görüş alınması şartı aranmamaktadır. Sadece bilgilendirme öngörülmüştür. Kaldı ki mevzuata uygun olarak atanmış Rektör Vekilinin, belge ve delillere dayanmaksızın 2547 Sayılı yasanın 4. ve 5. maddelerinde belirtilen şartları taşımadığı iddiasının hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır. Kişi ve kurumlara yapılacak isnatların, hukuki bir temeli bulunmalı ve bu isnatlar maddi delillere dayandırılmalıdır. Bu kararın hukuki dayanağının ne olduğu hususunda Yükseköğretim Kurulu’na gönderdiğimiz yazıya cevap verilmemesi de bu kararın hukuki dayanaktan yoksun keyfi bir karar olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

İddia: Akademik ve idari personel ile öğrencilerin büyük bir bölümü siyasi ve ideolojik nedenlerle kılık-kıyafet kurallarına aykırı davrandı. İdare buna müsaade gösterdi hatta teşvik etti. Uyarılara rağmen bu durum devam ettirildi. Ayrıca idare irticai eğilimli kişileri akademik ve idari görevlere getirdi.

Açıklama: Üniversitemiz öğrenci ve personelinin kılık-kıyafet kurallarına ideolojik nedenlerle uymadığı ve yöneticiler tarafından bu konuda teşvik edildiği gerçeği yansıtmamaktadır. Kılık-kıyafet kurallarına uymayan öğrenci ve personel, kampüsten içeriye alınmamakta ve herhengi bir şekilde bu kuralları ihlal ettiği tespit edilenler hakkında yapılan soruşturmalar sonucunda gerekli disiplin cezaları verilerek durum Yükseköğretim Kurulu’na her ay bildirilmektedir. Ayrıca hukuka aykırı hiçbir davranışı olmamış,soruşturma geçirmemiş ve ceza almamış şahısları irticai eğilimli addederek bu kişilerin Üniversite yönetiminde görevlendirildiği iddiası alınan kararların hukukiliğini zedelemektedir.

Sonuç olarak; Sözkonusu haberlerde yer aldığı şekliyle; üniversitemizin kanun, yönetmelik ve belirlenen esaslara aykırı faaliyetlerde bulunduğu iddiası asılsız olup tamamen gerçek dışıdır. Fatih Üniversitesi kurulduğundan beri hukuka uygun olarak, Türkiye standartları üzerinde gerekli altyapı ve imkanlarla eğitim-öğretim faaliyetlerine halen devam etmekte olup, Yükseköğretim Kurulu tarafından 2001-2002 eğitim-öğretim yılı itibariyle kontenjan verilmemesi kararı, Üniversite öğretim faaliyetlerinin durdurulması ve üniversitenin kapatılması anlamına gelmemektedir.

Basında yeralan bu kararların Üniversitemize tebliğ edilmesini müteakip gerekli yasal yollara başvurulacaktır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Tanıtım Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü


Dr. Tahir Tamer Kumkale
22 Mart 2001 Perşembe

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale