25 Kasım 2017 Cumartesi

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR, SEVGİ İ,LE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Psikolojik Harekat hakkında neler biliyoruz? 21. asrın en yaygın savaş metodu (50)
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Felaket başa gelmeden evvel, onu önleyecek ve ona karşı savunulacak gerekleri düşünmek lazımdır. Geldikten sonra dövünmenin faydası yoktur. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk (Nutuk-1927)

 4 Nisan 2006 Salı 

Milli Mücadeleye karar veren Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının önündeki öncelikli ve önemli engel aydınından en cahiline kadar Türk milletinin büyük bir manevi çöküntü içinde bulunması ve kendine olan güvenini tamamen yitirmesi idi. Bu noktada Gazi kesin kararını vermişti..
Türk toplumu psikolojik açıdan güçlendirilmedikçe, manen kuvvetlendirilmedikçe, kazanma azim ve iradesine sahip olmadıkça, düşmanlara karşı zafer kazanmak asla mümkün olamazdı. İşte bu yüzden milli mücadeleye buradan, yani Türk toplumunun manevi açıdan güçlendirilmesinden başlanacaktı. Bütün çalışmalar öncelikle bu hedefe yönlendirilecekti..
İtilaf donanmalarının İstanbul'a gelmelerini müteakip İngilizlerin Türk Toplumu üzerindeki Psikolojik Savaş uygulamaları ve halkı tam teslimiyete götürecek menfi propaganda çalışmaları aralıksız sürdürülüyor ve bu konuda İstanbul Hükümeti ile birlikte çalışılıyordu.
Türk halkının üzerinde kurdukları baskıyı göstermesi ve milli mücadele kadrolarına karşı halkı nasıl kışkırttıklarını ispat etmesi bakımından İşgal Kuvvetleri Komutanlığı'nın Nutuk'un 116-117'nci sayfalarında yer alan 15 Mart 1920 tarihli "Türk Halkına Resmi Tebligatı"nda yer alan hususları bilmemizin yeterli olacağını düşünüyorum.. Bu tebliğde özetle verilen mesaj şu şekildedir;

" - İngilizler padişahı, saltanatı ve İstanbul'u savunmak, halka huzur, refah, sosyal ve iktisadi gelişme vaat eden bir barışı getirmek istemektedirler.

- Oysa Milli Teşkilat adı altında komite kuran bazı kimselerin padişahın emrini hiçe sayarak asker toplamakta, halk arasında nifak çıkartmakta, halkı soymakta ve beklenen barışı baltalamak için her şeyi yapmakta olduğu esefle görülmektedir.

- Bu nazik zamanda, Müslüman olsun olmasın, herkesin vazifesi kendi işine gücüne bakmak, asayişin korunmasına yardım etmek, Osmanlı Devletinin yıkıntısından yeni bir Türk Devletinin kurulması için son bir ümidi çılgınlıklarıyla mahvetmek isteyenlerin aldatıcı vaatlerine kapılmamak ve hâlâ saltanat merkezi olan İstanbul'dan verilecek emirler uymaktır.

İMZA: İşgal Kuvvetleri Kumandanlığı"

Yukarıda sadece bir tanesinin özetini verdiğim tebliğlerden pek çoğu ev ev dolaşılarak hane reisine elden teslim edilmekte ve gözdağı verilmektedir.
Yapılan bu propagandalara karşı tedbir olarak; Miili Mücadelenin Türk Milleti adına yapıldığı gerçeğini halka duyurmak, millete doğruları birinci elden söylemek, milletin aldatılmasına mani olarak neticede onun desteği olmadan mücadelenin mümkün olamayacağını anlatmak amacıyla Ankara'da 8 Nisan 1920'de "ANADOLU AJANSI" kurulmuştur. Bugün bu kuruluş hâlâ Haber Ajansı olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.
Anadolu Ajansı, tarafsız bir haber üretim merkezi olması ve devletin resmi sesi olarak görülmemesi için Anonim Şirket olarak kurulmuştur. Şirketin hisselerinin pek çoğu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile birlikte Erzurum ve Sivas Kongrelerini yapan Heyeti Temsiliye mensupları tarafından satın alınmıştır.
Bu Ajansın kuruluşu Heyet-i Temsiliye adına Mustafa Kemal imzasıyla ayni tarihte çok acele telgraf ile bir genelge şeklinde kolordulara, vilayetlere, kaymakamlıklara ve Müdafa-i Hukuk Merkezlerine duyurulmuştur. Propagandanın ilk örneklerini teşkil ettiği için bu metnin özetini vermek istiyorum.

" İLGİLİ MAKAMLARA; 12 Nisan 1920

Devlet merkezimizin düşman işgali altına geçmesi üzerine Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk azim ve kararlılığı içinde harekete geçtiğimiz şu sıralarda din ve vatan kardeşlerimizin en doğru haber ve bilgiler alabilmelerini sağlamak için kurulan Anadolu Ajansı bugünden itibaren göreve başlıyor.
Bugün alınan haber ve bilgilerin oralarda da mümkün olduğu kadar fazla kimse tarafından okunup bilinmesi gereğini arz ve açıklamaya yer yoktur. Bu amaçla oralarda dahi özel teşkilatlar meydana getirerek her gün vereceğimiz bilgilerin telgrafhane kapılarında siyah levhalar üzerine yazılması ve yeterli araç olan yerlerde basılması, yayınlanması ve dağıtılması, nahiyelere ve hatta köylere kadar gönderilmesi hususlarının yerine getirilmesini hepinizin vatan ve millet sevgisinden ve yardımlarından rica ederiz.
Bu başlangıçtan sonra bugünkü son bilgiler aşağıdadır.
** Amerika Birleşik Devletlerinde Wilson Prensiplerinin uygulanması için büyük bir arzu ve çeşitli çevrelerde lehimize şiddetli cereyanlar olduğu gibi Amerikan gazeteleri de Türklerin bağımsız kalabilmeleri için uzun makaleler yayınlamaktadırlar..
** İzmir'de Yunan zulümlerinden hükümete ve İtilaf Devletleri temsilcilerine şikâyet etmek için gelen bir heyetin muhtıraları Türkçe olarak İtalyan, Amerikan ve Fransız temsilcilerince kabul edildiği halde, İngiliz temsilcisi yalnız İngilizce ve Fransızca olarak kabul edeceğini söyleyerek şikâyetleri dinlememiştir. Bu muhtırada açıklanan zulüm ve şikâyetler arasında, köy imamı Haydar Efendi'nin bir çam ağacına bağlanarak boğazından testere ile kafasının kesilmesi gibi vahşetler vardır.
** Yunanlıların Makedonya'ya kırk bin kişilik bir kuvvet göndermek zorunda oldukları haber alınmıştır. Telgrafçı ve telefoncu takımları ile nisanda ilk kafile olarak Selanik'e iki tabur gönderilmiştir.
** Bulgarların Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyetleri milli teşkilatlarıyla birlikte hareket etmeyi kendi çıkarlarına uygun bulduklarını Bulgar gazetecileri yazıyorlar. Trakya'nın Yunanlılar tarafından işgali durumunda Müslümanlarla birlikte Yunan ordusuna karşı savaşmaya karar verdikleri de yine adı geçen gazete yazılarından anlaşılmaktadır..."

Bu ilk haberi ile göreve başlayan Anadolu Ajansı, Kurtuluş Savaşımız süresince Türk Milletini dış tahriklere karşı uyanık tutmak ve milli kurtuluşu sağlayacak karar ve hareketleri halka vaktinde bildirmek gibi görevleri başarı ile yerine getirmiştir.
Dikkatle incelenecek NUTUK adlı eserde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Heyeti Temsiliye adına yaptığı yerinde ve zamanında açıklamalarla, Psikolojik Harekâtın gereği olan yıkıcı propagandalara karşı koyarken, halkın aydınlatılması, halkın milli hedefler doğrultusunda yönlendirilmesi ve işgal güçlerinin olağanüstü gayret ve müdahalesine rağmen halkın desteğinin sağlanması görevini tek başına başarı ile yerine getirdiği görülmektedir.



Dr. Tahir Tamer Kumkale
4 Nisan 2006 Salı

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale