27 TEMMUZ 2017 PERŞEMBE

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İYİ İNSANLARI SAYGI İLE SELAMLIYOR... SEVGİ İLE KUCAKLIYORUM...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Psikolojik Harekat hakkında neler biliyoruz? 21. asrın en yaygın savaş metodu (49)
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Yeni Türkiye'nin takip edeceği siyaset, belirsiz ve keyfi olamaz. Bizim siyasetimiz, mutlaka milletin kabiliyet ve ihtiyacıyla mütenasip olacaktır. Artık yeni Türkiye'nin devlet siyaseti, milli sınırları dahilinde egemenliğine dayanarak bağımsız yaşamaktır. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk (1923)

 31 Mart 2006 Cuma 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün esir edilmiş Türk Milleti'nin başına geçerek dünya emperyalizmine ve sömürgeleşmeye karşı yürüttüğü mücadelede sonuna kadar yanında olan bir avuç kahramandan biri olan İsmail Hakkı Bey'in Balıkesir Doğrusöz Gazetesi'ndeki Milli Mücadeleye destek veren söylemleri karşıt söylemler arasında kaybolup gidiyordu. Çünkü karşıt gruptaki gazetelerin sayısı mevcudun % 95 ine ulaşmıştı.
Şimdi bu karşıt söylemlerden bir tanesini görelim. Üslup ve anlam bakımından birbirinin aynı olan söylemleri ile bu örnek diğer karşıtlarının durumunu göstermesi açısından önem kazanmaktadır.

İşte İstanbul'da yayınlanan ALEMDAR Gazetesinin 1 Nisan 1920 tarihli nüshasında Ref'i Cevat imzası ile yayınlanan yazıdan birkaç cümle ( ALEYHTE);

" ... Milli teşkilat kumandanlarına hitap etmek tenezzülünde bulunmayı fazla görürüz. Çünkü eşkıya ile anlaşabilmek bizim işimiz değildir. Yalnız bu haydutları İstanbul'da savunan yazarlardan ve kendilerini temsil eden milletvekillerinden soracağımız bir şey vardır. Bu teşkilatın memlekete faydalı, milletin menfaatlerine elverişli olduğunu savunmakta ısrarda devam edecekler mi?...
Yunan Hükümetinin Müslüman halka karşı iyi niyet beslemekte olduğunu, Avrupa huzurunda ispat etmeğe çalıştığı bir zamanda bizim kendi milliyetçilerimiz Anadolu Müslümanlarının mal ve canlarına her gün el uzatmaktadırlar.. Bu işlerin hakkımızda verilecek konferans kararlarında ne gibi tesirler yapacağını tarife bile hacet yoktur."

Benzeri ifadelerle devam eden bu makalede görüldüğü gibi Gazi ve arkadaşları eşkıya ve haydut olarak nitelendirilmekle birlikte Anadolu Müslümanlarının mal ve canlarına el uzatan kişiler olarak takdim edilmektedir..
Bu ağız bugün bir yerlerden aldığı maddi destek ve talimat ile AB yanlısı yayın yapan Müzakere Basınına çok benzemektedir.
Burada gördüğümüz lehte ve aleyhte yazıları yazanlar, kendi açılarından doğruları söylediklerini iddia etmekte ve ülkenin huzur ve refahı için söylediklerine inanmaktadırlar. Peki, sokaktaki insan hangisine inanacaktır. Her ikisi de kendi görüşlerinin vatanın ve milletin menfaati için doğru olduğu kanaatindedir. Kendi şartları içinde haklı olabilirler. Fakat bu fikirlerin hedef kitle üzerindeki etkileri çok önemlidir.
Zamanının tek kitle iletişim aracı olan gazetelerin durumu budur.
Bu durumda kim, neye, nasıl inanacak ve sonunda nasıl davranacaktır. İşte bu konu ortadadır ve cevap beklemektedir.
Oysa halka doğrular anlatılmalıdır.
Anlatılmalıdır ki Milli Mücadelenin tek dayanağı olan halk desteği sağlanabilsin..
İşte bu noktadan hareketle Milli Mücadele ile ilgili bilgileri ve duyuruları doğrudan ve ilk elden halka yaymak amacıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifleriyle Selahaddin Ulusalerk Bey'in sorumluluğu altında ve İsmail Hami Danişmend Bey'in Başyazısı ile 14 Eylül 1999'da Sivas'ta İRADE-İ MİLLİYE Gazetesi yayımlanmaya başlamıştır.
Kendi alanında büyük bir boşluğu dolduran bu gazete, adeta Milli Mücadelenin bayraktarlığını yapmıştır. Bu gazetede çıkan yazıların pek çoğunun altında Gazi'nin imzası bulunmaktadır. İrade-i Milliye Gazetesi Heyeti Temsiliye Sivas'ta bulunduğu süre zarfında toplam 19 yayın yapmıştır. Daha sonra yayınına başka isimler altında devam etmiş ve nihayet 11 Mart 1922'de yayın hayatına son vermiştir...
Heyeti Temsiliye'nin Ankara'ya gelmesini müteakip Heyeti Temsiliye'nin fikir ve düşüncelerini ve aldığı kararları yaymak üzere Gazi'nin direktifleri ile 10 Ocak 1920'de HÂKİMİYET-İ MİLLİYE Gazetesi kurulmuştur. Önceleri haftada iki kez yayınlanan gazete kısa bir müddet sonra haftada üç kez yayınlanmaya başlamıştır..
Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi, Milli Mücadele'nin Resmi Gazetesi gibi görev yapmıştır. TBMM bütün karar ve direktifleri birinci elden bu gazete ile iç ve dış kamuoyuna iletilmiştir. Gazetenin ismi 1934 yılında ULUS olarak değiştirilmiştir. Ulus Gazetesi, şimdi Ankara'da yerel gazete olarak yayın hayatına devam etmektedir.
Mustafa Kemal Paşa önderliğinde Anadolu'da başlatılan ve yürütülen Milli Mücadele Hareketi aslında emperyalizme karşı bir başkaldırı olduğu kadar, anlaşma devletlerinin emperyalist emellerine hizmete yönelik icraatlar sergileyen Osmanlı yönetimine karşı da bir ihtilal karakteri taşıyordu.
Bütün ihtilal hareketlerinde olduğu gibi, bir avuç vatansever tarafından Türk milletini yeniden bağımsızlığına kavuşturmak maksadıyla başlatılan Milli mücadele hareketine engel olmayı amaçlayan iç isyanlar meydana getirilmiştir.
Bu isyanlar dış mihrakların ve özellikle İngilizlerin tahrik ve desteği ile başlatılmış ve kandırılmış pek çok insanımızı bünyesine toplamayı başarmıştır.
TBMM'nin açılmasını takiben kapsamı genişlemiş olan ayaklanmaların çoğunun İstanbul hükümetince yönlendirilmiş olduğu bilinmektedir. Bu isyanlar Anadolu halkını ve Milli mücadeleyi her yönü ile olumsuz olarak etkilemiştir. Türk'ü Türk'e kırdırmıştır.. Milli mücadelenin gücünü zayıflatmış ve cephelerde kuvvet toplanması faaliyetlerini büyük ölçüde sekteye uğratmıştır.
Oysa zaten çok kıt olan milli gücümüzün bir elden müşterek dış düşmana, yani işgal güçlerine karşı kullanılması gerekiyordu. Yani, İzmir'e çıkarak Anadolu'yu işgale başlayan Yunan'a karşı bütün milletin topyekûn savunma azmi oluşturularak düşmana bir bütün olarak karşı konulması gerekiyordu.
Bu isyanlarla Türk insanının bir büyük mücadeleden alıkonulması ile milletin kutsal şahlanışına engel olunurken Anadolu'da bir dizi kardeş kavgası yaratılmasına da katkıda bulunulmuştur..
Anlaşma devletlerinin ve özellikle İngilizlerin Mondros Mütarekesi'nden sonra Türkiye'nin biran önce parçalanmasını ve paylaşılmasını kolaylaştırmak için büyük paralar harcayarak yurt düzeyinde halifeyi desteklemeye yönelik halkı körükleyici menfi propagandasının çok etkili olduğunu söyleyebiliriz.
İngiliz propagandasının ve İngiliz sterlininin kullanılması ile pek çoğu işsiz asker kaçağının kandırılması ile isyancılar düzenli ordular haline getirilerek Gazi Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının üzerine sürülmüştür. Milli mücadelenin ilk askeri kuvvetini teşkil eden milis güçlerimiz, milli mücadeleye Yunanlılara karşı değil isyancılara karşı savaşarak başlamıştır..



Dr. Tahir Tamer Kumkale
31 Mart 2006 Cuma

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale