20 ŞUBAT 2017 PAZARTESİ

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net



Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Psikolojik Harekat hakkında neler biliyoruz? 21. asrın en yaygın savaş metodu (46)
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlıktan uzak ve son derece üzülenecek bir sistemdir. İnsanları mesut edecek yegâne vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir. (Gazi Mustafa Kemal Atatürk-1931)

 25 Mart 2006 Cumartesi 

Nazizm işgal ettiği ülkelerdeki halkın güce tapmasının sağladığı kolaylıklardan yararlandı. Birçok ülkede Nazi taklitçileri türedi, Almanya'dan ithal edilmiş görüşler ve sözler dünyada moda oldu. Her yerde fikirlerden çok mitler, sloganlar, aldatıcı şemalar ile geçit törenleri yaygınlaştı.
Bütün ülkelerde şiddete, bağnazlığa, otoriteye olan ilgi arttı. Bireyler arasında hürriyet ve özgürlük fikirleri ile demokratik düşünceler değil, körü körüne itaat, mutlak disiplin, kişileri putlaştırma fikri ortalığı kapladı. Devletlerin kutsal ve soylu davalarına kendisini adama en yüce erdem ilan edildi.
Siyasi hareketlerde hiyerarşiler, cilalı lâflar, kof sloganlar, süslü üniformalar bir örnek renkli giysilerle yapılan törenler hep Nazi taklidi oldular. Savaşın ceryan ettiği bölgelerde anti-semitizm hortladı. Yahudileri aşağılayan ırkçı yazılar, fıkralar, karikatürler yaygınlaştı. Kısacası Avrupa kıtası Almanya'dan ithal edilen propaganda oyununun her yanda sergilendiği iptidai, gerici ve tiksindirici bir bölge haline geldi.
Nazi Propaganda Bakanı Göbbels'e göre;
Yahudiler milliyetsizdiler, dünyanın her yanında fesat yayıyorlardı ve halkları kamplara bölüyorlardı. Komünist SSCB ile kapitalist Anglo-Sakson devletleri Almanya'ya karşı ittifak kurunca, fatura yine Yahudilere çıkmıştı. Çünkü hem liberalleri, hem de komünistleri Yahudiler yönetiyordu, zaten ülkelerin sermayesi de Yahudi veya Mason sermayesiydi. Karşı kamptakilerin teorisyeni Karl Marx da Yahudiydi. Dünyanın en üstün ulusu olan Almanlar "Semitik-Marksist-Mason" komplosuyla karşı karşıyaydı.
Hitler ve Göbbels birbirlerine karşıt olan hasımlarını bile aynı gösterme, onlara karşı kendilerini yüceltecek kadar demagoglardı.. Hitler'e göre; " Bir yalan ne kadar büyük olursa, inanılırlığı o kadar artardı."
Alman halkı ve Alman Ordusu Yahudilere karşı uygulanan şiddeti ve soykırımı çok kolay benimsedi ve destekledi. Çünkü yapılan Propagandanın ana teması "Yahudi Düşmanlığı" üzerine kurgulanmıştı.
Alman yönetiminin Yahudilere karşı yapacağı vahşi uygulamadan önce kendi halkını hazırlayabilmek ve kendisini mazur göstermek için başvurduğu yöntem en az toplama kamplarında yapılanlar kadar kötü ve acımasızdı. Bu propagandanın gayesi yapılanlara Alman halkını hazırlamak, ülkede istikrarı ve kanun hakimiyetini sağlamak gibi basit bir amaca yönelikti. Onlara göre; Alman Askeri ve polis güçleri tamamen kanunların kendisine verdiği görevleri icra ediyorlardı. Yani kanunsuz bir durum asla mümkün değildi.
Şimdi 1939-1945 yılları arasında çıkartılan Alman Kanunlarında yer alan "YAHUDİ YASAKLARI" konusuna göz atalım.
Konuyu İkinci Dünya Harbini anlatan "Büyük Dünya Olayı" isimli Altı Ciltlik belgesel eserden çıkardığım maddelerle ortaya koymaya çalışacağım. "Büyük Dünya Olayı" Herbert Von Moos, tarafından kaleme alınmıştır. Harp zamanı günü gününe tutulan notları içeren bir dev eserdir. 1952 yılında Genelkurmay Başkanlığı Yayını olarak yayınlanmıştır.
Şimdi Almanların Alman şehirlerinde iç içe yaşadıkları komşuları Yahudi Cemaati için kanunla getirdiği yasaklardan bazılarını sıralayalım. Kendimizi o günlerin Almanya' sına götürelim ve bu yasaklarla karşı karşıya olan Yahudilerin ruh halini yaşamaya çalışalım.
Maddeler üzerinde biraz akıl yoranlar toplama kamplarında yakılmadan dahi, Yahudi halkının kendi evlerinde imha tehlikesi ile karşı karşıya kaldıklarını göstermektedir. Alman halkı da bugün inkar etseler de kanunları uygulayan Askerlerine yardımcı olmakta bir sakınca görmemişlerdir.

İşte 1939-1945 arasında Kanun ile getirilen Yahudi Yasakları;

** Altı yaşın üzerindeki Yahudi çocukları dükkânlardan bal, kakao ve marmelât alamazlar,

** Yahudiler, yerel polisin yazılı izni olmadan yaşadıkları muhtarlık bölgesini terk edemezler,

** Yahudiler Madalya ve nişan taşıyamazlar,

** Yahudiler mülkiyetinde radyo bulunduramazlar,

** Yahudilerin Alman kültüründen yararlanmaları yasaktır.

** Yahudilere kitap satmak veya kiralamak yasaktır,

** Yahudiler sol yakalarında devamlı olarak Yahudi yıldızı taşıyacaklardır.

** Yahudi evlerine Yahudi yıldızı her yerden görülecek şekilde asılacaktır.

** Yahudi mülkiyetinde bulunan tüm kürk ve yün eşyası teslim edilecektir. Sadece mutlak lüzumlu giyecek maddeleri taşımalarına izin verilecektir.

** Yahudiler evlerinde kedi, köpek ve kuş besleyemezler,

** Yahudiler berberlik yapamazlar,

** Yahudiler sigara içemezler, sigara için kartı taşıyamazlar,

** Yahudiler gözlükleri dahil ellerindeki bütün optik aletleri Alman makamlarına teslim edeceklerdir.

** Yahudiler soba, ısıtma yastığı, tava, süpürge, ütü gibi elektrikli ev aletleri ile plakçalar, plak, yazı makinesi, teksir makinesi, bisiklet, fotoğraf makinesi ve malzemesi, film, dürbün gibi malzemelerini derhal yerel makamlara teslim edeceklerdir.

** 19 Ekim 1942 'den itibaren Yahudiler et, et ürünleri, yumurta, buğday ürünleri ve süt mamullerini bulunduramazlar,

** Yahudiler miras bırakamazlar. Ölen Yahudilerin malları Alman devletine intikal edecek,

** Erkek Yahudi isimleri sonuna İSRAEL, kadın Yahudi isimlerinin sonuna SARA ismi getirilecektir.

** Bütün Yahudilerin şoför ehliyetleri iptal edilmiştir. Bundan sonra Yahudiler şoförlük yapamazlar,

** İlk-Orta-Lise ve Üniversite dahil Alman okullarından okuyan Yahudilerin okulları ile ilişkileri kesilecektir.

** Yahudiler elbise hammaddesi ve iplik mamulâtı bulunduramazlar,

** Yahudiler akşam 20::00 'den itibaren gün ışıyıncaya kadar hiçbir şekilde ikametgahlarını ter etmeyeceklerdir.

** Yahudiler araç sahibi olamazlar. Bütün Yahudilerin araç ruhsatları iptal edilmiştir.

** Yüzük dahil her türlü ziynet eşyası bulundurmaları ve takmaları yasaktır. İlgili makamlara derhal teslim edilecektir.

** Yahudiler otelde yatamazlar,

** Yahudiler Almanların devam ettiği genel banyo ve hamamlara gidemezler,

** Yahudilerin kullanabilecekleri cadde ve sokaklar belirlenmiştir. Bunun dışına çıkmaları yasaktır.

** Yahudiler Tiyatro, sinema, konser salonu, konferans salonu, müzeler, lunaparklar, spor salonları gibi kamuya açık alanlara giremezler,

** Yahudiler demiryollarını kullanamazlar,

** Yahudilerin sahip oldukları Alman pasaportları iptal edilmiştir,

** Alman öğretmenler Yahudiler hiçbir şekilde ders veremezler, Yahudi çocuklar Alman çocukları ile bir arada oturamazlar,

** Yahudiler Gazete, Dergi, Kanun, Kararname ve Bültenleri temin edemezler, satın alamazlar ve okuyamazlar,

Bu maddeleri bugün Türkiye'ye İnsan hakları dersi vermeye çalışan ve tarihi çarptırarak olmayan bir olayı "Ermeni Soykırımı" olarak nitelendirerek Türkiye üzerinde baskı uygulamaya çalışan Almanya'nın gerçek yüzünü göstermesi açısından önem arz etmektedir.
Dünyada demokratik düşüncelerin geçen 60 yılda aldığı mesafe oldukça iyimserdir.. Daha da iyi olması için insanlığın çok çalışması gerekmektedir..



Dr. Tahir Tamer Kumkale
25 Mart 2006 Cumartesi

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale