26 Şubat 2017 Pazar

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi İnsanları saygı ile selamlıyor...Sevgi ile kucaklıyorum...

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






Türklerin nevruz bayramı kutlu olsun...
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Her milletin kendine mahsus gelenekleri, kendine mahsus adetleri, kendine göre milli hususiyetleri vardır. Hiçbir millet aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır. Çünkü böyle bir millet ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne de kendi milliyeti içinde kalabilir. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk (1923)

 21 Mart 2006 Salı 

21 Mart Nevruz Bayramımız yaklaştıkça ülkemizin Güneydoğu ve Doğusunda bağımsız bir Kürdistan kurma heveslilerinin sesleri yükselmeğe başladı. Emniyet güçleri bütün Türkiye çapında halkımızı dikkatli olmaya vuku muhtemel anarşi ve terör olaylarına karşı tedbir almaları için uyardılar.
Peki, bu doğru mu?
On iki bin yıldır Türk Milletinin Ergenekon Bayramı olan bu mutlu günde anarşi ve terör yaratmak isteyenlerin ne gibi mantıki gerekçeleri olabilir?
Ve bu gerekçelerine inanacak gafiller gerçekten var mıdır?
Bu yapılanlar yanlıştır. Hiçbir mantıki gerekçeleri olmadığı gibi bunlara gerçekten inananların sayısı yok denecek kadar azdır.
Toplumlar; aralarında bulunan duygu, düşünce ve davranış biçimi, ırk, din, dil ve menfaat gibi hususlarda benzerlik ve beraberlik bulunan insanların bir araya gelmeleri ile oluşurlar ve sosyal bir varlık gösterirler..
Bir toplum binlerce yıldan günümüze taşıdığı gelenek ve göreneklerinden Anayasa düzeyine kadar uzanan hukuk kurallarına birlikte uyar ve onlara göre organize olursa millet olma aşamasına erişir. Ancak bu aşamadan sonra devletin varlığından söz edilebilir.
Milletlerin milli karakterleri, yani onların ayrı bir millet olduğunu belirleyen değişmez vasıfları en az bin yılda oluşur ve millileşir. Her millet ayrı birikimlere sahip olduğundan milletlerin oluşturduğu devletlerde milletleriyle ayni bilgi birikimine sahip olurlar.
Diğer toplumlarla ve değişik kültürlerle bir arada yaşamak zorunda kalındığında bazı milli değerler kayıplara uğrayabilir.
Burada maddi değerlerin yitirilmesi veya değişik şekiller alması pek önemli değildir. Fakat önemli olan milletlerin sahip oldukları manevi değerleri yitirmemeleridir. Çünkü manevi değerler korunabildiği takdirde kaybedilen maddi değerlerin zaman içinde geri kazanılması mümkün olmaktadır.
Türkiye'nin dünyadaki yerini ve değerini; dünya üzerindeki coğrafi konumu, bu konumundan kaynaklanan jeopolitik önemi, giderek artan genç ve dinamik nüfusu, zengin yer altı ve yerüstü doğal kaynakları, tarihi ve kültürel mirası, başarılı devlet deneyimleri ile Türk toplumunun bir tehlike karşısında oluşturduğu birlik ve beraberlik duygusu belirler.
Yine Türkiye'nin kendi istek ve milli hedefleri doğrultusunda dünyadaki yerini ise; milli güç unsurlarını koruma, geliştirme ve devam ettirmedeki azim ve kararlılığı sağlar..
Kültür unsurları arasında en az değişeni ve değişmenin en uzun süreli olanı örf ve adetlerdir. Türk milli kültürünü yozlaştırmak ve yok etmek, binlerce yıldır değişmeden günümüze taşıdığımız milli kültür değerlerimiz üzerinde şüphe yaratmak, milli tarih konularında uydurma yayınlar ile halkın kafasını karıştırmak Türklük düşmanlarının bugün çok yaygın olarak kullandığı yöntemlerdir.
Kaleleri içeriden ele geçirmek stratejisi içindeki milli kültür düşmanlığı yapmak ve milli kültürü yozlaştırmak metodu sıkça uygulanmaktadır.
Günümüzde özellikle yurtdışında, özellikle AB ülkelerinde faaliyet gösteren bölücü unsur yanlıları batı kamuoyunun Türk kültür konuları üzerindeki bilgi noksanlığından yararlanarak Türk Ergenekon Bayramı olarak tanımlayabileceğimiz NEVRUZ BAYRAMI' nı her zaman istismar etmeye çalışmaktadır. Bayramların insanlar arasında saygı-sevgi ve dayanışmayı sağlayan özelliğine rağmen beyinleri satın alınmış bölücü çevrelerce NEVRUZ BAYRAMI kanlı gösterilerle kutlanmaya çalışılmaktadır.
Emperyalist güçlerce ülkemizde yaratılmak istenen suni bir topluma mal edilmeye çalışılan Nevruz Bayramı; binlerce yıldır Türk dünyasında bütün Türk Toplulukları tarafından uygulanan bir büyük kültür gösterisidir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarında resmi bayram niteliğinde olup, çok görkemli törenlerle kutlanan, miladi takvimin kabulünü müteakip resmi bayram olmaktan çıkartılan, fakat sadece Türkiye'de değil bütün Türk dünyasında coşku ile kutlanan NEVRUZ hakkında halkımızın bilgilendirilmesi gerekmektedir. Çünkü bilgi, muhtemel tehlikelere karşı en iyi panzehirdir.
NEVRUZ; 21 Martta kutlanır. Kelime manası olarak; YILBAŞI=YENİGÜN= GÜNDÖNÜMÜ anlamındadır. Nevruz; gece ile gündüzün eşit olduğu gündür. Nevruz; ayni zamanda baharın başladığı gündür.
Nevruz; Orta Asya Türk Devletlerinde, İran'da, Rusya'da, Bosna'da, Sancak'ta, Kosova'da Anadolu'da Kıbrıs'ta ve Türklerin küçük gruplar halinde yaşadığı bütün ülkelerde; "Ergenekon Bayramı", " Bozkurt Bayramı", "Tabiat Bayramı", "İlkbahar ve Köylü Bayramı" olarak kutlanılmaktadır.
Her yerde büyük bir hazırlık ve neşe içinde, fakat değişik gelenekler halinde kutlanan NEVRUZ, soğuk ve karamsar günlerden ılık, güneşli ve bereketli günlere , yani bahara geçişi müjdeleyen, demirden dağı eriterek Ergenekon'dan hürriyete ve güzel günlere çıkışın simgelendiği Türk milli bayramıdır.
Çeşitli Türk boylarında Nevruz değişlik isimlerle anılmaktadır. Bunlardan birkaçı şu şekildedir; NEVRUZ, NEVROZ, NAYRUZ, NEYRÜZ, NAYRIZ, SULTAN NEVROZ, NAVROZ, NEVRÛZ-İ SULTANÎ, SULTAN NAVRUZ, NAVRUZ, NAURUS, NOVRÜZ, NOURUZ, MART BOZUMU, MART DOKUZU...
Eğer biz devlet olarak milli kültür değerlerimize sahip çıkmadığımız ve bu değerlerin bütün milletçe kullanılmasına imkan vermediğimiz sürece çeşitli çıkar çevreleri ve bu çevrelere kendini yakın gören siyasi gruplar bu değerlere sahip çıkarlar.
ERGENEKON BAYRAMI NEVRUZ için de ayni şeyleri söylemek mümkün olabilir. Biz bu oyunlara alet olmamalıyız. Nevruz'a devletçe ve milletçe topyekun sahip çıkmalı, bu milli günü bölücü terör örgütü mensuplarının tekeline bırakmamalıyız.
Nitekim son yıllarda Kültür Bakanlığı konuya el attı ve bugünü artık devletçe kutlanan bir bayram günü haline getirdi. Ben bunu önemsiyorum ve çok önemli bir adım olarak değerlendiriyorum.
Türk'ü Türk yapan unsur milli kültür değerleridir. Bu değerler milletimizin kimlik kartıdır. Bu kart sadece bu millete mensup olunduğunu, yani kişinin aidiyetini gösteren kesin ve değişmez belgelerdir. Küreselleşen dünyada ise milli değerlere yer yoktur.
Küresel mimarlar kitle iletişim araçlarındaki hâkimiyetlerinden yararlanarak milli kültür değerlerini önce yozlaştırmak, sonra bozmak ve bu şekilde milleti bu bozuk değerlerden soğutarak kimliklerinden uzaklaştırmak yolunda ciddi çalışmalar yapmaktadırlar.
Bu oyunları iyi bilmeli ve değerlerimize dört elle sarılmalıyız. NEVRUZ işte bu değerlerden en eskilerinden biridir. Bütün yok etme çabalarına rağmen binlerce yıl öteden günümüze taşınmış ve yaşatılmaktadır. Nerede bir Türk varsa her 21 Mart geldiğinde orada NEVRUZ vardır. Bugün vardır. Yarın da olacaktır.
lletimin Ergenekon Bayramı'nı - Gündönümü'nü - Yenigün'lerini candan kutluyorum.
Bir dahaki YENİGÜN' lerde daha çok kenetlenmiş ve birlik içinde kutlamalarını diliyorum.


Dr. Tahir Tamer Kumkale
21 Mart 2006 Salı

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale