05 Mayıs 2016 Perşembe

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

Kalbi memleket aşkı ile atan iyi insanları sevgi ile kucaklıyorum

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda

Sizden gelenler


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






YENİ ANAYASADA LAİKLİK OLMAYACAKMIŞ !..
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Devletin içine düştüğü yok olma tehlikesinin korkunç derinliğini görmekten aciz olan zavallılar, elbette ciddi ve hakiki çareyi görmemek için gözlerini yumarlar. Gazi Mustafa Kemâl Atatürk (1924)

 26 Nisan 2016 Salı 

Türkiye’de yukarıdaki sözü söyleyecek en son kişi TBMM Başkanıdır.
Bu sözün sahibi İsmail Kahraman, Ak Parti İstanbul Milletvekilidir. TBMM’nin 22 Kasım 2015 tarihli 2 nci birleşiminde 26 ncı Dönem TBMM Başkanlığına seçilmiştir.

23 Nisan 1920’de Atatürk’ün kurduğu ve yönettiği TBMM’de Gazi’nin koltuğunun bugünkü sahibi olan İsmail Kahraman’ın “Yeni Anayasada laiklik olmamalıdır. Dine dayalı bir Anayasa olmalıdır. Dindar Anayasa olmalıdır” demeye hakkı ve yetkisi yoktur.

T.C. vatandaşı olarak TBMM Başkanı’nın Anayasaya göre ettiği yemine ters düşen bu talihsiz söylemlerini şiddetle reddediyorum. Ayrıca AKP tarafından hazırlanmakta olduğu duyurulan yeni anayasanın içeriğinin en yetkili ağızdan önceden bu şekilde ortaya konulmasını da bir anayasa suçu olarak değerlendiriyorum.

Bu düşüncenin Türkiye’nin bek’ası için büyük tehlike olduğunu görüyorum. Ve kendisini istifaya davet ederken yetkili yargı makamlarını da acilen göreve çağırıyorum.

Bu açıklamalar, birdenbire oluşan ve o an aklına geldiği için söylenen sıradan sözler değildir. 14 yıldır ülkeyi ve TBMM’ni tek başına yöneten AK Partinin Meclis Başkanı; bu sözleri ile geçen iktidar yıllarında adım adım ülkeyi getirdikleri yeri ve yarın nereye götüreceklerini basın huzurunda dünyaya ilan etmiştir.

Bu sözleri ile tarafsızlığını yitirdiğini ispat eden Sayın Kahraman’ın artık bu makamda oturması Türk milletine yapılmış en büyük hakaret olarak algılanacaktır.

Şurası unutulmamalıdır;

Devletlerin dini olmaz. Din; bir inanç sistemidir: Din duygusu, tüm insanlar için ayrı değer ölçülerinde ve sahip oldukları kültür ögeleri ölçüsünde yaşatılır.

Devletlerin ise bütün yurttaşlarına eşit olarak uyguladıkları kesin kuralları vardır. Kurallara uymayan herkes devlet organlarınca hemen cezalandırılır. Oysa tüm semavi dinlerde insanlar için öngörülen cezaların önemli bir bölümünün öldükten sonra cehennemde çektirileceği kuralı vardır. İnsanların günlük yaşamlarında devletin kurallarına uyma zorunluluğu vardır. Bu sağlanmazsa ülkede kaos ve kargaşa bitmez. Oysa dini kuralların uyma zorunluluğu her insana göre değişir. Bu yüzden inanmayanların dini kurallar ile yönetilmesi imkansızdır.

İşte bunun için her bireyin dini inanışında özgür olduğu laik düzen önemlidir. Bugün tam anlamıyla kaos ve kargaşa ortamı içinde birbirini boğazlayan 56 İslam ülkesi içinde millet kavramını oluşturup birlik ve bütünlüğünü demokrasi kültürü ile birleştirip her alanda kalkınan tek ve örnek ülke Türkiye’dir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş Cumhuriyetini mezhep kavgaları ile asırlardır birbirini yiyen ortaçağ benzeri ülkelere döndürmeye kimsenin hakkı yoktur.

Türkiye Cumhuriyetinin 23 Nisan 1920’de başlayan akıl ve bilime dayalı demokratik yapısını bozabileceğini düşünenler yanılmaktadır.
Türk milleti bir kere daha “Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini dikkatle okumalıdır.

Türkiye’nin aydınlık geleceği; demokrasi, sosyal devlet, hukukun üstünlüğü ve laikliğin cumhuriyet sistemi içinde sahiplenilmesinde, yaşatılmasında yatmaktadır. Nitekim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır’da yaptığı konuşmada tarif ettiği Laiklik sistemi de işte tam bu hususu vurgulamaktadır.

Sonuç olarak; TBMM Başkanı’nın parlamento aritmetiğine dayanarak yaptığı değerlendirilen bu konuşma, Atatürk’ü sahiplenmiş milletimizin büyük çoğunluğu tarafından yok hükmünde olarak olarak kabul edilecektir.

Türk milleti, Atasının izinde laik devlet düzenini devam ettirecek, tüm fertleri ile etnik ve dini hiç bir ayrım gözetmeden eşitlik ve kardeşlik içinde bir arada yaşayacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Bilinsin ki; laikliğe meydan okuyanlar laikliğin, hoşgörü gücü altında kalarak ezileceklerdir.



Dr. Tahir Tamer Kumkale
26 Nisan 2016 Salı

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale