25 EKİM 2014 CUMARTESİ

 
Dr. Tahir Tamer Kumkale

tamer@kumkale.net

İyi insanları saygı ile selamlıyor, sevgi ile kucaklıyorum..

Ana Sayfa
Başlarken
Yazı Arşivi
Yazı Arama
Kitaplarım
Hakkımda

Sizden gelenler


    Kitaplarımdan seçmeler...

Amazon'da kitaplarım






FAZIL SAY'IN MEKTUBUNA KULAK VERELİM
Bu yazımı Facebook'ta beğenmek veya bir arkadaşınıza göndermek (tavsiye etmek) için:

Dünyanın bize hürmet göstermesini istiyorsak evvela bizim kendi benliğimize ve milliyetimize bu hürmeti hissen, fikren, fiilen, bütün iş ve hareketlerimizle gösterelim; bilelim ki milli benliğini bulmayan milletler başka milletlerin avıdır. (Gazi Mustafa Kemâl Atatürk - 1923)

 23 Ekim 2014 Perşembe 

Fazıl Say, son asırda Türkiye Cumhuriyetinin yetiştirdiği, ünü dünyayı kaplamış ender sanatçılarımızdan biridir. Sanatçı kişiliğini tüm dünya kabul etmiştir. Eserlerinin tamamı yerlidir. Türk kültürü ve Türkiye motiflidir. Fazıl Say'ın eserleri dinleyen her Türk vatandaşını iliklerine kadar titretir, ürpertir, Türklüğünü hissettirir ve gururlandırır.

Yurt dışında verdiği konserler o ülkede ve o şehirde yılın sanat olayı niteliğini taşır. Bu sanatçımız; Türkü, Türklüğü ve Türkiyeyi yurt dışında en üst düzeyde temsil eden bir kültür elçimizdir.

Devlet ve milletçe başımızın üstünde tutmamız gereken Fazıl Say'dan ne yazık ki kendi vatanında halk ettiği, ilgi ve sevgi esirgenmektedir.

Sanatçılar ülkelerin nadide çiçekleridir. Çok zor ve ender yetişirler.Onlara sahip çıkmak bir vatan borcudur..

Gelin şimdi uluslararası gurur kaynağımız Fazıl Say'ın sözlerine kulak verelim. Ve yaratılan bu anlamsız çekişme ortamının biran önce kalkmasını dileyelim.

----------------------
Sayın Başbakan, Sayın Kültürü bakanı ve tüm yetkililer,

Size bu mektubu Pekin'den yazıyorum , bu akşam Çin'de konserim var. Programda kendi eserlerim var.

Ben Japonya'da turnedeyken 3 eserimin Ankara'da programdan çıkarılmış, olay Türkiye'de ve dünyada tepki ile karşılanmış.

Hoş bir durum değil.

Size söylemek istediklerim var. Umarım okursunuz ve bir insanı anlamaya çalışırsınız...

Ne zaman gerçekten "güçlü" olunur biliyor musunuz? Hem doğuyu, hem batıyı , hem de ikisinin sentezini en iyi şekilde var ettiğinizde.

Ankara'da çalınması yasaklanan "İstanbul Senfonisi" eseri işte bu yüzden dünyanın her yerinde çalındı. Daha geçen hafta Tokyo Senfoni Orkestrası çaldı.

İstanbul Senfonisi, 80 kişilik batı orkestrasının en önünde Ney, Kanun, Bendır ve Kudüm ile çalınan bir eserdir. İstanbul'u müzik ile anlatır. Eserin sözleri yoktur. 2010'daki ilk seslendirilişinden sonra dünya üzeri 50'den fazla Orkestra bu eseri repertuarına aldı.

Hemen hemen tüm Türk orkestraları da çalmıştır.

Bu eser ile ben 2013 ECHO ödülünü kazandım, klasik müzikteki en mühim ödüllerden biridir.

Daha da önümüzdeki tarihte nice çalınışları olacak.

Bununla gurur duyabil. Korkma bundan, bu eser sadece bir müzik eseri.

Gel bu bütün dünyada şaşkınlık ve öfke yaratan "yasakçı" tutumunu değiştirebil. Yıkıcı olma. Gel bu eseri Ankaralılar da dinleyebilsin . Bırak kim neyi seviyorsa sevsin. Destek ol buna.

Fazıl Say'ın 56 eseri var. 3 tanesi Ankara'da çalınamadı diye hiç bir şey değişmiyor Fazıl Say için. Dünya bu "yasakçı" tutumu ayıplıyor sadece. Türkiye'de de kimse daha iyi hissetmiyor bir müzisyene boykot uygulaması getirildiğinde. Sen de iyi hissetmiyorsun. Gel bunu değiştirebil. Kaybeden sadece bu kararı veren oluyor.

Korkma el uzatabilmekten.

Hatta "bu eseri Orkestramız olmayan şehirlerimize de götürelim" diyebil. Uzat elini. Merak etme değeri bilinir.

Katar'da bile dünyanın en pahalı Opera prodüksiyonları yapılıyor...

Farklı yaşam tarzları korku ve tehdit altında kalırsa, bu çok sağlıksız bir toplum dokusu yaratır. Ne ezen mutlu olur ne de ezilen.

Bırak Türkiye sanatta da dünya ile yarışsın.

Gel Operaları, Tiyatroları, Orkestraları kapatma, bırak izleyen izlesin, seven sevsin, halk karar versin neyin iyi olduğuna.

Hatta, daha iyi olması için bütçelerini bile arttır, dünya yarışında var olsunlar, bırak ne yapıyorlarsa yapsınlar. 21. Yüzyıldayız, özgür bir dünyadayız, pozitif kılabil dünyayı,"Türkiye'de iyi sanat yapılıyor" dedirt tüm dünyaya.

Korkma sanattan sanatçılardan. Karşındaki "askeri güç" filan değil, karşındaki müzisyen, tiyatrocu, dansçı... İnsan... Sade vatandaş...

BİR TÜRLÜ ANLAŞAMADIK

Yıllardır karşı karşıya geldik. Bu hükümet ile bir türlü anlaşamadık Başka sansürler, konser iptalleri, hep bizi karşı karşıya getirdi. Hep tuhaf karşılandı. Kimse mutlu olmadı.

Gel Antalya'da dünya çapında bir müzik festivali yaratmış bu ekibi işine geri koy, o festivali biz yarattık, emeğimizle, düşüncemizle, yaratıcılığımızla, hakkımızdır.

Hatta bu başarılı ekibe başka imkanlar bile tanı, "gelin diğer başka şehirlerimizde de yeni festivaller yaratalım" diyebil. "Gelin beraber büyüyelim" diyebil. Korkma bundan

Fazıl Say'ın dünya üzeri her yıl 100-130 konseri var. İstersen incele.

"Kimdir bu?" diye bir kere olsun bak anlamaya çalış. Bir Türk vatandaşı. Tüm eserlerinin konusu Türkiye olan bir sanatçı.

Her yıl 30'dan fazla ülkede 100-130 konseri var.

Bak, 3-4 konserimi iptal edince ne benim için bir şey değişiyor ne de başkası için.

Sadece şaşkınlık ve küçümseme ile karşılanıyor bu tutum.

İstediğin bu mu? bu ülke on yıllarca bu yanlışlar yüzünden kaybetmedi mi?

Türkiye'nin dünya üzeri tanınan bir kaç sanatçısı var. Ve bu noktaya şans eseri gelinmiyor, yarışmalar kazanılıyor, ödüller kazanılıyor, dünya üzeri yüzlerce şehirde binlerce konser vererek on yıllar süren bir emeğin karşılığında bir yere varılıyor ve hiç kolay değil o noktaya varmak.

Lütfen bir kere olsun anlamaya çalışın.

Saygılar

Fazıl Say


Dr. Tahir Tamer Kumkale
23 Ekim 2014 Perşembe

 
BİLDİRİ-YORUM
2000-2012 | Dr. Tahir Tamer Kumkale